Gönderen Konu: Alman yöntemi  (Okunma sayısı 24291 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Stuttgartta Aricilik

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #30 : 14 Şub 2017 04:09:13 »
Şubat ayında havalar biraz ısındı..

Arılar salkımı bozular.  Geceleri eksiye düşsede ,  gündüzleri 7,8 derece civarında...
Bu ay sonu ilk iş , koloni stokları kontrol edilir.
Fazla stoğu olanlardan , eksik olanlara ballı çıta değiştirilir.

Arılıkta zayıf koloniler var ise ,  güçlü koloni üzerine parkedilir.

Mart ayı işler başlar..

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #31 : 14 Şub 2017 09:30:54 »
Taban temizligi, ölü arilar cikisi kapatmis olabilir GELBERI ile rahatsiz etmeden temizlik yapilmali..Kirec hastaligina bakilmali..Neme bakilmalidir..
Küflü cerceve varsa kovandan uzaklastirilir..
Ölüler koktugundan kovani rahatsiz eder, üsütmeden yalandan genel duruma bakilir..Yem ve asker yogunlugu gözetlenir..Yem yoksa ilave verilir bu kek olur veya balli bir cerceve cizilir (kendi baliniz olmali) veya el ayasi kadar balli petek..
Disari cikan yogun ari ucusu gördügünüz bir gün genel bakimlara baslayabilirsiniz..
Sakin telassiz körükle, maske ile kovani da üsütmeden cabukca..

Şubat ayının ortalarından itibaren ana an kovanda yumurtlamaya başlayarak ilkbahara daha çok sayıda genç anlarla çıkış hazırlığına başlayacaktır.

Gölgede ısı derecesi 7-10 dereceği bulduğunda, arılar dışarı çıkarak bağırsaklarında kış boyunca biriken dışkılarını boşaltmak olanağını bulacaklardır.
Ananın yumurtlamaya başlaması ile; kovan içi ısının düşmesi çok daha büyük önem taşıyacağından, ince cidarlı kovanları biraz daha sarmak ve bilhassa kapak altı örtülerinin üzerine biraz daha kalınlaştır­mak önem taşıyacaktır.
 Çerçeveleri çıkarmak suretiyle yapılacak bu aydaki bir temizlik faydadan daha çok zarar verebilir.
Temizlik kovanı açmadan yapıldığında dışarıda ısı gölgede en az 7-10 derece, kovanı açarak yapıldığında ısı en az yine gölgede 16-18 derecede olmalıdır.
Dip tahtaları arıların ilk uçuşlarını yapıp bağırsaklarını boşalttıklarından 1-2 gün sonra ve sabahın erken saatlerinde yapılmalıdır ki, çı­kan arılar ancıyı rahatsız etmesin, arılıkta bir kargaşa ve yağmacılığa sebep olunmasın.

1- Dip tahtası üzerindeki arı ölüleri 1 avuçtan fazla ise ailenin kışı iyi geçirmediği anlaşılır.İlk fırsatta ve sıcakta kovan açılarak ölüm nedeni araştırılmalıdır.
2- Ölü arılar içinde ana arının da olup olmadığına dikkat edilmeli­dir Varsa not edilerek ilk fırsatta zayıf arı aileleri ile birleştirilmelidir.
3- ince bulgur, tarhana tozu gibi petek kırıntılar görülürse kovan elle tartaklanarak ihtiyacını karşılayacak bal olup olmadığına bilhassa dikkat edilmelidir.
4- Dipte küflenme görülürse alt kısımdan bakarak kovan yan çerçevelerinde de küfleneme olup olmadığına bakmalı yeşilimtırak küfler çerçeve ve petek altlarında görüldüğünde ilk fırsatta bunlar çıkarılmalıdır.
5- Fazla küflenmeyenler kurutulup fırçalandıktan sonra yine kullanılabilir.

Hastalıklı çerçeveleri % l'lik formalinli su veya eczaneden alinabilecek iyi bir dezenfakten ile  içerisinde yarım saat kadar bırakarak dezenfekte etmek ve bal süzme makinesine koyup çevrilerek sularının akıtıp güneste kurutmak suretiyle de temizlenebilir ve bu suretli kabartılmış petekli çerçeveler heder edilmeyerek daha çok seneler kullanma imkanı sağlanmış olabilir. Çerçeveleri formalin koku­sundan arındırmak için 1-2 saat güneşe bırakmak yeterlidir.
Güneş hem çerçevelerdeki formolin kokusunu giderir hem de daha iyi dezenfeksiyona yardımcı olur.
Formalin kokusundan iyice arındırılmamış çerçeveler kovana ko­nulursa arıların kaçmasına neden olabileceği göz önüne alınmalıdır.
Hastalıklı kovan ve çerçeveler % 2-4 lük formalınm buharı ile de dezenfekte edilirse de bu kolay ve pratik değildir.
 Kovan için­de gazete yakmakla da dezenfekte olabilir.

İster içerde kışlatılsın ister dışarıda, an ailelerinde ölüm oranının en
yüksek olduğu ay Şubat'tır.
Ananın yumurtlamaya başlaması ile kovan ısısını yükseltmek için arilar daha çok besin alarak daha çok soluyacaklardır.
Husule olan buhar ve karbon gazı kovan içi havasını bozacağından, Arılar eğer kovan uçma deliği çok dar ise veya girişte arı ölü pislikleri ile kapatılmış ise boğulacaklardır.

Bu nedenle kovan uçma deli­ği arkasını temizlemek ve uçma deliğini daha bu ayda azar azar geniş­letmek gerekir. Kovanda bal olduğu halde anlarım söndü diyenler bu durumu göz önüne getirmelidirler.

Sıcakların yükselmesi, ana arının daha çok yumurtlamasına, daha çok yumurtlama ise yavruların beslenmesi için aşırı derecede bal sarf etmelerine sebep olacaktır. Dışardan nektar getirilemediği için de kovandaki hazır balın tükenmesine ve bu nedenle de açlıktan ailenin sön­mesi görülecektir ki kovanda ana an yumurtlamış, kurtçuk ve kapalı gözlü yavrular olduğu halde aile açlıktan sönecektir.

Bazen kovan yan çerçevelerinde bal olduğu halde de anlar sönmüş olabilir. Bu takdirde havanın çok soğuk olmasından arılar 1 çerçeveden diğer yan çerçevelere geçemeyeceklerinden de açlıktan ölebilirler.

Bunu bertaraf etmek için kovan örtüsü bez ise ailenin kümelendiği kı­sımda bulunan çerçevelerin üst çıtasına 1-2 çubuk uzatılarak anların bu boşluktan yan çerçeveye geçmesine imkan bırakılmalı veya kuluç­kalıkta yine arıların kümelenmiş olduğu çerçevelerdeki peteklerin, üst çerçeveye yakın kısmından parmak sokularak ballı petek delinmiş ol­malıdır ki yan çerçevelere geçebilsinler.

Kovanda arıların bulunduğu kısımdaki sıcaklık her ne kadar 16- 32 derece olsa bile kovanın ön, arka, alt ve yan kısımlarındaki ısı dışarıdaki ısıdan pek fazla değildir. Bu nedenle arılar soğukta 1 çerçeveden diğerine geçemezler.

Kovanlara Kulak Verilip Dinlenmesi
Ocak ayında 15 günde bir, Şubat ayında ise haftada bir defa anların dinlenmesinde fayda vardır. Dinlenme ile kovan içerisindeki arı­ların sağlığı, kuvveti, açlığı, susuzluğu, sönüp sönmediği gibi hususlar tespit edilerek vaktinde gerekli önlemler alınabilir.

Hassas kulaklı olanlar arıları dışardan da el vurmadan kulak vererek dinleyebilirler. Fakat daha iyi bir dinleme 70-80 cm. uzunluktaki bir lastik boru ile daha emniyetli olur. Kovan uçma deliği veya üst yemleme deliğinden içeriye uzatılan 1 hortum ile dinlendiğinde:
Kovandan bu anda eğer hafif bir uğultu geliyorsa arılar sağlık ve afiyette sayılırlar. Hiçbir uğultu yok ise kovana kapı tıkırdatır gibi 1 defa parmak arkası ile vurulup tekrar dinlenir. Topluca bir ses, kanat vızıltısı gibi gelirse aile yine iyidir. Bu ses çok kısa süre gelip hemen susacağı gibi bu ilk sesten sonra çok daha hafif bir şekilde devam ede­bilir ki bu durumda da aile sağlıklıdır.

Kovana vurulduğunda kuru yaprak hışırtısına benzer şekilde bir uğultu gelirse bu taktirde arılar açtır. Balları tükenmiştir. Bu hışırtılı ses kesik kesik bir kaç defada, 1 kerede gelip hemen kesilse de, aile sağdır. Fakat açtır. Sönebilir.
Bu ses bazen acı acı bir uluma ve arada ses kışkırtıcı bir tonda da olabilir. Bu takdirde de kovanda ya ana an yoktur. Ya da susuzluk çekmektedir.

Arıların Şubat Ayındaki Açlığı Nasıl Giderilir?
Şubat'ta kovanlara yapılacak ihtimam hemen hemen ocak ayınınkinin aynıdır. Şayet, havalar çok soğuk ise arılar kovana gerekli sıcaklı­ğı temin etmek için daha fazla miktarda bal emeceklerdir. Eğer kış bi­raz yumuşak geçmişse, arılar erkenden yavru yetiştirmeye başlamışlar­dır. Yavruları beslemek için arılar yine fazla bal tüketmek zorunda ka­lacaklardır. Her iki halde de kovanın tükettiği bu bal miktarını göz önüne almak gereklidir. Arılan nisan ayının bol çiçekli günlerine ka­dar aç bırakmamaya çalışmalıdır.

1 - Elde mevcut yedek çerçeveli bir gömeçli bal varsa, bir tarafının sırları bıçak veya tırnakla açılarak, örtü tahtası veya bezin kaldırılarak arıların yoğun olduğu çerçevelerin üzerine, sırı açılmış taraf kapatılır. Üzerine tabii kalınca bir örtü bezi kapatılarak ve gerekiyorsa boş bir balık konularak kapatılır.
2- Gümeçli balımız yoksa, bilinen şekilde koyu katı bir şeker şurubu yapılarak, yassı bir sünger parçası veya bir paçavraya bu şurup em­dirilerek çerçevelerin üzerine konabilir.
4- Ilık suda ıslatılmış sert akide şekeri ve hatta lokum çerçeve üzerine konularak, sıcak suya batırılmış bir bez parçası şeker veya loku­mu nemli tutsun diye üstüne serilip konulabilir. Kuruduğunda bez bir­kaç defa daha ıslatılarak konulabilir.
5- Şeker hamuru da aynı şekilde verilebilir.
Bu açıklamalar kovan içinin (bu mevsimde) hiç açılmadan, üst ta­raftan en pratik şekilde ve en kısa zamanda yapılacak açlık giderme yöntemleridir.

Zayıf ve balsız kovanları bahara çıkarabilmek için bu ayda anlara şurup vermek sakıncalıdır. En iyisi süzme balla, pudra şekerini hamur gibi yoğurarak, yufka şeklinde açmalı ve arıların işgal ettiği çerçeveler üzerine sererek hemen örtü tahtasının kapamalıdır.

Parmak gibi biraz daha uzunca olarak hazırlanan hamuru çerçeve aralarına sarkıtmak da mümkündür. Fakat bu ayda kovanları açmak çok sakıncalı olduğundan, bal hamurunu yumurta büyüklüğünde yaparak örtü tahtası ortasındaki yemleme deliğinden çerçeve üzerine koymalıdır. Bunun üzerine de bir sele tas ya da su bardağa kapatılabilir. Eğer yemleme deliği, arıların toplu olduğu çerçevelerin üzerinde değil de, yan taraflarında ise arılar bundan faydalanamazlar. Deneyimsiz yeni arıcıların "Arılarım katı yem veya şurubu almıyor" sorularının ilk cevabı ve nedeni budur.

Kovan uçma deliğinden veya dip tahtasından verilecek yemlerden arilar kışın faydalanamazlar. Bu yemlemeleri yaparken ihtiyatlı davranmalıdır.
Şeker Hamuru Nasıl Yapılır?
En kolay ve ucuzu bal ve pudra şekerden yapılır. Piyasadan pudra şekeri bulunmazsa bilinen toz şeker iyice öğütülüp (dövmek veya makineden geçirmek suretiyle) çok sık delikli bir elekten geçirilir. Bu elenmiş 6-8 kilo şekere 1 kilo ıstılmış bal dökülerek hamur gibi iyece yoğrularak hazırlanır.
Kovan örtü tahtası açılır. Çerçevelerin üzerine 1 tülbent veya daha iyisi sık dokunmuş naylon sinek teli serilir. Topak topak alman bu hamur tülbent üzerine serilir.
Örtü bezi kapamadan evvel, bu hamurun üzerine 1 yağlı kağıt veya kalın ambalaj kağıdının parlak kısmı kapatılırsa şeker örtü bezine bulaşmaz.
Şeker hamurunu yalnız şekerle yapmak düşünülürse, 1 litre su içi­ne 4-5 kilo şeker konularak hafif bir ateşte yarım saat kadar karıştırıla­rak iyice eritilir. Ateşten indirilerek yassı bir tabak veya yağlı kağıt üzerine dökülerek soğuyup sertleşmesi beklenir. Sonra çerçeveler üzerine konulup kapatılır.

Kandi Şekeri Nasıl Yapılır?
Toz şekeri bir kaba koyunuz ve üzerine biraz su ilave ediniz. Sonra ateşin üzerine yerleştirilerek şeker tamamen eriyinceye kadar karıştırınız, bir miktar da bal katınız. Bundan sonra şurubu karıştırmadan kay­natınız, ta ki soğuk suya batırdığınız parmağınızı şuruba daldırıp tekrar suya batırdığınız zaman üzerinde kolayca çatlayan ince bir şeker taba­kası teşekkül etsin. Bu vaziyette şurubu ateşten alıp kağıt kalıplara dök­mek lazımdır. Soğuyan kandi şekeri katı ve yan şeffaf hale gelir.
6 kg. şeker bir çay kaşığı sofra tuzu ve şekerlenmeye mani olmak için dört kaşık sirke ilave olunur.
Arıların Kışın Beslenmesi
Arılarımızın kış yiyeceklerini tamamlamak için, Eylül-Ekim-Kasım ayında bütün tertip ve tedbirlerimizi alıp, kışın besleme yapmamalıyız.

Buna rağmen, bu hususu ihmal eden arıcılarımıza maalesef rastla­nıyor.
Bu durumda yiyeceği tamamlamak için yapılacak iş şudur:
Anlara petek halinde bal ihtiva eden çerçeveler, bu yoksa çerçeve üst çıtaları üzerine yerleştirilmiş kandi şekeri (ağda) vereceğiz. Kovanın ısısı ve rutubeti ağdayı hafifçe eritir ve arılarda onu emerler.
Süzme bal ile pudra şekeri karışımından yapılmış hamur şeklindeki yiyecekle beslemek de mümkün ise de, bu arıcıya pek pahalıya mal olur. % 8 kısmı bal, 8 kısım su ve 84 kısım pudra şekeri. Daha iyi ve proteinli olarak 3 kg. bal 1 kg. yağsız süttozu ve 6 kg. pudra şekeri ha­mur haline getirilerek verilir.
Kışın yapılan sıvı besleme, anlarda dizanteri hastalığının meydana gelmesine sebep olur.

Susuzluk Çeken Aileler
Bilhassa kapalı yerdeki arıların susuzluk çektiklerinde acı acı uğuldamaları ve kışkırtıcı bir ses çıkardıklarını yukarıda belirtmiştik. Susuzluk çeken ailelerdeki ses yani uğuldama çok barizdir. Bazen kovana kulak vermeden de duyulur. Uçma delikleri telli ise çıkmaya zorlanırlar.

Açık ise hava ısısının düşüklüğüne de bakmaksızın kovan dışında uçuşurlar. Soğukta suya giden arı ekseriya dönemez. İçi sıcak ve kuvvetli kovanlarda bu uçuş ve uğuldama gibi rahatsızlık çok daha belirgindir. Bu gibi durumlarda arıya su verildiğinde hemen sakin­leşirler.
Bu amaçla arıya su, ılık suda ıslatılmış bir sünger veya paçavra çerçevelerin üzerine konularak verilebileceği gibi, uçma deliğinden de mümkünse sokulabilir. Uç kısmından toplu iğne ile delinen plastik bir şişeye konulan ılık su uçma deliğinden şişeyi sıkarak da püskürtülebilir. ya da kovanın yemleme deliğinden ıslak paçavranın ucu arıla­rın toplu bulunduğu çerçevelerin üst çıtasına fitil gibi yapılarak uzatı­labilir. Lamba fitillerinin bir ucunu bir bardağa, şişeye sokup, diğer ucunu yemleme deliğine sarkıtarak da verilebilir.

Plastikten yapılmış uçma deliğinden verilen yemlikler veya yalak şeklinde içeriye uzatılan suluklarla da verilebileceği gibi, yemleme deliğine, kapağı 2-3 yerinden delinmiş kavanozu ters çevirecekte verilebilir.
Şubat sonu ve mart başlarında verilen su, şurup kadar değerlidir. Zira arılar yavruları için hazırlayacakları besini ve kovanda şekerlenmiş balları bu sayede değerlendirebilirler.

Unutulmamalıdır ki arılar 1 gram balı tüketmek için 6 gram suya ihtiyaç gösterirler. Arılar kovan içindeki arıların teneffüsü ve buharlaşmadan meydana gelen su damlacıklarından da kışın faydalanabilir­ler ise de yavrulama başladıktan sonra bu yeterli değildir.
Arılar çevrede bol çiçek buldukları zaman çiçeklerin nektarını emerek kovanlarına getirdiklerinde pek suya ihtiyaçları olmaz. Çünkü getirdikleri nektar, bal özündeki su oranı çok yüksektir. % 30-70 gibi.

Arılar dışarı çıkamadığı veya dışarı çıktığında bal özü bulamadığı günlerde su aramaya başlarlar.
Bu ayda anların sürfe yetiştirmeye başladığını, dolayısıyla da suya ihtiyaçlarının çok arttığını nazara alarak arılık yakınında su yoksa, bir yalak koymayı unutulmamalıdır. Yalaklarda arıların boğulmasına mani olmak için, tahta, saman ve kav parçacıklarının yerleştirilmiş ol­duğu su kapları bu maksadı sağlamaya yeterlidir.

Şayet kış çok soğuk ve rutubetli geçmiş ise, arılar dizanteri hastalığına yakalanmışlardır. Bu hastalığa yakalanmış olan kovanları des­tekler vasıtasıyla yükseltiniz. Bu sayede hava yenilenecek ve ekseri­ya hasta arılar iyileşecektir. Güzel günlerde arılar dışarıya çıkarak ba­ğırsaklarını boşaltmak imkanını da bulacaklardır.

Çerçeve üzerleri, naylon ve tahta parçalari ile değil, çuval bezi, izoleks hasır gibi mesamatlı maddelerle örtülmelidir. Bu örtü ile kapak arasında kalan boşluğa kuru ot, saman, tahta talaşı, mantar veya gazete kağıdı doldurulmalıdır.

Yazana derleyene tesekkurler..
« Son Düzenleme: 14 Şub 2017 16:06:14 Gönderen: 17erhan »

Stuttgartta Aricilik

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #32 : 14 Şub 2017 14:16:08 »
İstisna  hava durumları hariç ,  1 Marttan önce pek  arı açmıyorum Erhan abi.
Tatili bölmek işime gelmiyor:))
 

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #33 : 14 Şub 2017 15:36:24 »
Zaten bu sartlarin olusmasi kesin tarihlere de pek baglanmaz gibi, herkes bilir bunu..Bu arada devamli tatil diye bastiriyorsun da anlamazdan geliyorum merak etme.. Benim tatil agustos 15..

Kovan var bende hepsinden önde gider hic kimse sokaga cikmaz soguktan bunlar deli divane ucup durur..

Kovan var en gec.. Kapinin önünde bir nöbetci havayi koklar..

Bu gun yukarda yazdiklarimi sabitleseniz de aylik böyle bülten gibi yazi yollasam..Bunlar kaybolacak bilgiler degil.. Güzel bilgiler.. Ilave yapmak isteyen yazsin ekleyip sitede saklayalim veya yanlis gördügü var ise cikartalim, ki aylik bülten olarak kalsin.. Fena mi olur..
« Son Düzenleme: 14 Şub 2017 16:07:36 Gönderen: 17erhan »

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #34 : 14 Şub 2017 15:39:00 »
  Evet,güzel bilgiler,teşekkürler. Kışın yapılan sıvı besleme dizanteriye yol açar,bilgisi var. Kışın yapılan Sıvı beslemenin dizanteriye sebep olmasının nedeni nedir.
« Son Düzenleme: 14 Şub 2017 16:06:40 Gönderen: M.Peker İskar »
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #35 : 14 Şub 2017 16:12:48 »
Organizmanin daha tam faliyete gecmedigi bir dönemde tam tesekkullu sivi gida aldiginda sogugun da etkisi ile dizanteri basliyor. Ne kadar soguk hava o kadar koyu surup gerekli..Su miktari fazla surup ic nemi yükseltir
O sebeple kekle baslayan besleme arilarin sikistirilmasi (isitilmasi)ile sivi beslemeye geciyor..
Bu bilgiler Aricilik el kitabi sayfa 42 den derlenilmistir : Kitap EU ve Türk profesörler esliginde yazilmistir
« Son Düzenleme: 14 Şub 2017 16:23:30 Gönderen: 17erhan »

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #36 : 14 Şub 2017 16:25:28 »
Organizmanin daha tam faliyete gecmedigi bir dönemde tam tesekkullu sivi gida aldiginda sogugun da etkisi ile dizanteri basliyor.
O sebeple kekle baslayan besleme arilarin sikistirilmasi (isitilmasi)ile sivi beslemeye geciyor..
  Soğuğunda etkisi ile derken,şurubun soğuk olmasının etkisi ile mi. Tam teşekküllü sıvı gıda tanımlamasından  ne anlamamız gerekiyor. Benim çok soru sormak gibi iyi bir yapım vardır. Her ne kadar cevap vermek durumunda olanlar bu yapımdan zaman zaman rahatsız olsalarda ben  sormanın,sorgulamanın doğrulara ulaşmanın ana şartlarından biri olduğuna inanıyorum.Şunu söylerseniz alınganlık yapmam,,- arayın  bulun,zamanımı Sizinle harcayamam.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #37 : 14 Şub 2017 16:31:13 »
Soguk etkisi kovanda zaten vardir. arilarin ic isisi kovani isitmaz, surup ile ic isi daha da düser.. (Kisin kovanda bal birakilmasinin istenmeme sebeplerinden biri bal veya sivilar daha yogun isi emer..) Tam tesekkullu gida kalori acisindan yüksek ve sivi acisindan asagi, nektardan daha yogun gida demek burada..

Soru sormanin hic bir sakincasi yoktur.. Yazim hatalari, noktalama isaretleri, mimikler filan da olmayinca, yazi bazen istenilen cevaplardan uzaklasiyor..

Farkindayim, o sebeple aklimdan düsünüp de yazmadigim seyleri atlayabilirim, hatirlatin lütfen ki, yazayim en sonunda derler toplar siteye koyariz..

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #38 : 14 Şub 2017 16:56:29 »
Soguk etkisi kovanda zaten vardir. arilarin ic isisi kovani isitmaz, surup ile ic isi daha da düser.. (Kisin kovanda bal birakilmasinin istenmeme sebeplerinden biri bal veya sivilar daha yogun isi emer..) Tam tesekkullu gida kalori acisindan yüksek ve sivi acisindan asagi, nektardan daha yogun gida demek burada..

Soru sormanin hic bir sakincasi yoktur.. Yazim hatalari, noktalama isaretleri, mimikler filan da olmayinca, yazi bazen istenilen cevaplardan uzaklasiyor..

Farkindayim, o sebeple aklimdan düsünüp de yazmadigim seyleri atlayabilirim, hatirlatin lütfen ki, yazayim en sonunda derler toplar siteye koyariz..
  Prof..ların dedikleri tabiki önemlidir,ama,ben Sizin düşüncenizi,daha doğusu tecrübeler sonucu edindiğiniz bilgileri ve yargılarınızı öğrenmek istiyorum. Elimizde arılarımıza verebileceğimiz kristalize olmamış ballı peteğimiz yoksa( soruyu böyle soruyorum zira şu anda bizdeki ballı çerçeveler Ayçiçek balı ve beton gibi,el demiri dahi zor çiziyor) Özgül ağırlığı baldan daha az olan 2/1 invert şurubu pet şişeye doldurup iğne ile delik açarak arıların olduğu çerçeveler üzerine(ılık şurup bu şekilde yerleştirilince soğumuyor.)koymamız halindede dizanteriye yol açarmı. Soruyorum,zira ben böyle yapıyorum. Sezon sonu haricinde kek kullanmıyorum,bundan sonra sezon sonuda kullanmak istemiyorum. Katı yem olarak bal+polen+kuru bira mayası kullanmak düşüncesindeyim. Bu konunun yeri bu başlık altında olmamalı derseniz,seçeceğiniz bir başlık altında bu konudaki yönlendirmenizi öğrenmek isterim.Selamlar.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #39 : 14 Şub 2017 19:13:54 »
Bal+ polen + bira mayasi. yerine bal polen yeterli bence..
Dediginiz gibi bu tartismanin yeri burasi degil bunu yemlerle ilgili bir bölüme almakta fayda var.
Dünya üzerinde yapilan yem tartismalarinin bir cogu bu konudur yemleme bicim ve zamanlamasi.. Ve inanin tanimlanmis hic bir kural yoktur.
Sadece mantiksal acidan ishal bir insana sivi gida mi kuru gida mi prensibi sart kosulsa da ishal ile cok su kaybetmis birine de sivi agirlikli gida verilir..
Dizanteri bakteriyel veya virus hastaligi degildir bakin sizin icin asagidaki bilgileri derledim.
 Bilgiler Vet. fak. ve Ist Üni. dökümanlarindan kopyadir.
« Son Düzenleme: 14 Şub 2017 19:47:20 Gönderen: 17erhan »

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #40 : 14 Şub 2017 19:27:59 »
Arıların adi ishali olarak bilinen dizanteri hastalığı, ilkbaharda
ilk arı faaliyetleri başladığında, arıların koyu sarı, yapışkan, fena
kokulu ishal ile kendini belli eder. Adi ishal mikrobik ve bulaşıcı
olmayıp, yanlış beslenmeden kaynaklanmaktadır. Ekşimiş şurupla
beslenen arılarda görülmektedir. Soğuk, rutubet ve kovanda balın
yetmemesi durumunda arıların polenle beslenmeleri hastalık çıkışına
sebep olmaktadır.
Adi ishal zamanla kendiliğinden iyileşmektedir. Çevredeki
nektar ve polenin artmasıyla kaybolmaktadır. Hastalığın önlenmesi
için arılara iyi bakım ve besleme yapmak önemlidir. Kışlatılan arıların
yeterli balları yoksa yeterli sonbahar şuruplaması yapılarak arıların
kışlık ballarını depolamaları sağlanmalıdır. Adi ishalde şurup içine bir
damla formik asit ve çok az alkol konularak ishalli arılara verilebilir.

İlkbaharda petekli balla besleme, balı kalmamış ve heran açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan arı ailelerine yapılır. Petekli bal kovana verilirken peteğin hastalıksız ve içerisindeki balın bozulmamış olmasına dikkat edilir. Ekşimiş ballarla beslenmiş arılarda ishal görüleceğinden bu balların arı beslenmesinde kullanılmaması lazımdır.

Arı ailesine ilkbaharda verilen şurup onların beslenmelerine, kendileri ve yavrular için su ihtiyacının karşılanmasına, ana arının erken yumurtlamasına ve şuruba ilave edilecek antibiyotik veya diğer ilaçlarla hastalıkların tedavisine yarar.

Keklerin içerisine konulan soya fasulyesi proteini, yağsız süt tozu veya buna benzer maddelerle arının tabii besini olan polene yakın bir madde elde edilmektedir.
Bütün bunların, bu bilgilerin sonucu olarak doğrudan bakım ve beslemeye dayanan ve infeksiyöz olmayan arı hastalığı Dizanteri’dir.

Arıların üşümesi, rutubetli yerlerde kışlatma, ekşi ve bozuk şuruplarla besleme ve kovanlarda yeter yiyecek bulunmaması hastalığa neden olmaktadır. Mümkünse kış beslemeleri vaktinde yapılmalıdır. Böylece arılar şeker şurubunu olgunlaştırmak için zaman kazanmaktadırlar. Yoksa Dizanteri ile sonuçlanan mayalanmalar olabilir. Ekşimiş ballarla beslenmiş arılarda ishal görüleceğinden bu ballar arı beslenmesinde kullanılımamalıdır.
Dizanteri, İlkbahar başlangıcı ve kış sonunda görülür. İnverte şuruplar, kışlatma için uygun değildir. Çünkü bazı yan reaksiyon ürünleri (hala bilinmeyen) kolonilerde dizanteri’nin gelişmesine ve önemli miktarda granulasyon oluşmasına neden olabilmektedir. Dizanteri, hazım bozukluklarından dolayı arıların ishale yakalanmalarıdır. Bulaşıcı bir bağırsak hastalığı değildir.
Dizanterinin sebeplerini şöyle sıralamak mümkündür:
1-    Doğada nektar (bal özünün ) kıt olduğu dönemlerde bölgede varsa arıların balçiğini toplayıp kovanlarına depolamaları ve bu tip ballarla kışlatılmaları,
2-    Pancar veya kamış şekeri dışındaki şekerlerin kış yiyeceği olarak kullanılmaları,
3-    Yanmış şekerlerin yem olarak verilmesi,
4-    Nemli ve serin havalarda kolonilerin uzun süre kovanlarında kapalı kalarak temizlik uçuşu yapamamaları,
5-    Kışlayan arıların rahatsız edilerek düzenlerinin bozulması,
6-    Zayıf kolonilerin geniş bir kovan alanında sıkıştırılmadan kışlatılmalarıdır.
Genelde Dizanteriye sebep olan fazla suyun sebepleri:
1-    Olgunlaşmamış bal,
2-    Geç yemleme,
3-    Granüle olmuş yiyecekler,
4-    Fermente olmuş besin maddeleri,
5-    Ham şeker şurubu ve şekerleme.
Dizanteri için tek başına etkili bir koruma yöntemi yoktur. Bütün önlemlerin birlikte alınması gerekir. İyi havalarda arılara 15C’de koyu ılık şeker şurubu verilmesi arıların bağırsaklarına kan akımını kolaylaştırır. Temiz bal vermek, ifrazat ballarıyla beslememek koruyucu tedbirlerdir. Arıların çoğu dizanteriye yakalanmışlarsa, temizlik uçuşu yapmaları zorunludur.
Mikrobik olmamakla birlikte doğrudan doğruya veya kovanda her zaman bulunması mümkün Nosema gibi bir bağırsak enfeksiyonu ile birlikte seyrettiği zaman kolonilerin ölümüne sebep olabilir.

Bütün bunların, bu bilgilerin sonucu olarak doğrudan bakım ve beslemeye dayanan ve infeksiyöz olmayan arı hastalığı Dizanteri’dir.
Arıların üşümesi, rutubetli yerlerde kışlatma, ekşi ve bozuk şuruplarla besleme ve kovanlarda yeter yiyecek bulunmaması hastalığa neden olmaktadır.

Dizanteri, İlkbahar başlangıcı ve kış sonunda görülür. İnverte şuruplar, kışlatma için uygun değildir. Çünkü bazı yan reaksiyon ürünleri (hala bilinmeyen) kolonilerde dizanteri’nin gelişmesine ve önemli miktarda granulasyon oluşmasına neden olabilmektedir. Dizanteri, hazım bozukluklarından dolayı arıların ishale yakalanmalarıdır. Bulaşıcı bir bağırsak hastalığı değildir.

 Simdi sizin durum..
Elde bal yok var da tas gibi..
Inverte karsi olsam da elinizdeki olanak ve güvendiginiz yem bu ABD de imvert suruptaki HMF yüzünden toplu koloni ölümleri yasanmistir, bu sebeple asitler ve invert ile yapilan surubu riskli bulurum. Kaldi ki ben bio baldan yanayimdir. Yani kovanima sifir ilac invert enzim, en cok toz pancar sekeri , o da 2-5 kilo..
Enzimle yapilan daha pahali ve daha akla yakin ve zehirleme riski yoktur.
 Siz simdi bu olanaklar ile ilik 15 derece gibi surubu ariya verdiginizde ne olacak .. bagirsaklar dolu.. surup ilik ve yenilesi var.. yedi..
Disari cikmak zorunda.. Cünkü tuvaletini disari bosaltacak.. Hava soguk..
Durum bu.. Kuru mama bir kisim tuvaleti toparlar vucuttan suyu ceker, tuvalet tarihini ileri atar .. atmasa da ishalden kesebilir cünkü seker kalorisi yüksek..
Yani bana göre önce kek.. ortam isininca surup..
Tecrubelerim de benim iklim ve ortamimda bunu hakli kiliyor..Sadece kisisel bir tercihtir bu. Dogru veya yanlis
kisiye kalmis..
« Son Düzenleme: 14 Şub 2017 19:43:47 Gönderen: 17erhan »

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #41 : 14 Şub 2017 20:19:29 »
   Yazının,Şimdi Sizin durum,diye başlayan ve devam eden kısım beni ilgilendiren kısım. Bal ile besleme ana besleme şekli olmalı,konu hakkında,Sizin görüşünüzü öğrenmek istemiştim,yukarı kısmında yazılı olanların bir çoğuna katılmıyorum( Enzimle yapılan invert için yazılanlar,kekteki soya fasulyesi ve süt tozu kısmı hepten felaket),kendi içerisinde çelişen bilgiler içeriyor,tecrübeye dayanmayan sağdan soldan toplanmış ve alel acele yapılmış bir araştırma.. Ancak formik asit ve alkol kısmına katılıyorum,ölçeği belirtilmemiş dahi olsa.
 İlginize teşekkür ederim.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #42 : 14 Şub 2017 21:13:46 »
1. Mesaj
Yem yoksa ilave verilir bu kek olur veya balli bir cerceve cizilir (kendi baliniz olmali) veya el ayasi kadar balli petek..
2. Mesaj
Petekli bal kovana verilirken peteğin hastalıksız ve içerisindeki balın bozulmamış olmasına dikkat
Son mesaj kovana ilac invert sokmam bio balciyim en cok pancar sekeri..
Sizin elinizde sadece surup var sartlar nasil olabilir..
Yemleme dedigim gibi en cok tartismaya acik olan konudur

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #43 : 14 Şub 2017 22:01:56 »
1. Mesaj
Yem yoksa ilave verilir bu kek olur veya balli bir cerceve cizilir (kendi baliniz olmali) veya el ayasi kadar balli petek..
2. Mesaj
Petekli bal kovana verilirken peteğin hastalıksız ve içerisindeki balın bozulmamış olmasına dikkat
Son mesaj kovana ilac invert sokmam bio balciyim en cok pancar sekeri..
Sizin elinizde sadece surup var sartlar nasil olabilir..
Yemleme dedigim gibi en cok tartismaya acik olan konudur
  Bir soru daha,neden pancar şekeride,dekstroz-fruktoz-malto dekstrin değil. Umarım pancar GDO suz olduğu için demezsiniz. Tartışmaya en çok açık bir konu olduğu için yazmak zorunda hissediyorum. Beslenme günümüz arıcılığında en önemli konulardan olduğu için konunun üzerine gidiyorum,Zira ,bal arıları artık evcil hayvanlar sınıfına dahil oldu gibi bir şey. Arıların bal ile beslenmeleri konusunda en küçük bir itirazım yok.Yeterli stoklarının olmaması veya tarafımızdan yapılan hatalar sonucu stoklarını kış mevsiminin biryerlerinde bitirmeleri veya kovanlardaki balların donması(kristalize demiyorum,gerçek donmadan söz ediyorum) gibi acil durumlarda yapmamız gereken ne olmalı. Dün Trakya dan bir Arkadaşımız yazdı,90 kovanından 75 i açlıktan ölmüş,donmuş bal ve yer değiştirememe sebebi ile. Neyse,trafik kazası diyelim. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Yıldız Teknik Ünv.kaçlı yıllarda okudunuz.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

17erhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Alman yöntemi
« Yanıtla #44 : 15 Şub 2017 09:11:40 »
Dünya üzerinde yapilan yem tartismalarinin bir cogu bu konudur yemleme bicim ve zamanlamasi.. Ve inanin tanimlanmis hic bir kural yoktur. Diye 2. kere yazayim.

Biliyorsunuz ki 18 cesit seker var ariyi beslemeye uygun olan..
Bunlari da kullanmiyorum. Benim yöntemde klasik su kayniyor 3 seker 2 su oransal karistiriliyor, yarim cay kasigi DENIZ TUZU; 2 yemek kasigi bio elma sirkesi..
(1 kilo sekere asagi yukari denk gelen ölcüm).. 35C derece gibi yemlige konuluyor..

Bunu verdigim tarih de arilar kislik yavruyu kesmisler, tüm gözleri dolduruyorlar.
sonra sikistiriyorum 2 kat ariyi tek kata indiriyorum ve üst katina balliklarini koyup birakiyorum ta ki formik asite kadar..Benim biraktigim yemlikle bal, onlara nisan sonuna kadar yeter, göz kontrolunu yaparim bala parmak atarim özellikle ucus oldugu gün orta yerdeki veya salkimin üstündeki petegi mutlaka keserim. Bizdeki aricilar ariyi siki siki sarip isitiyor.. Ari sicakta yem yer salkimi bozar ugusukluktan cikar.. sonra da yavruya calisir isindikca yem yer ve sonuc yemsiz kalir.. Zaten 2 parmak bal kemeri ile kisa sokulan arilara kekle bakim yapilir..

 Donmus bal olan aycicek balini vaktinde sagip süzüp, size yazacagim oranlarda bunu özelden yazarim isterseniz bir beton mixeri ile karistirip krem haline getirip torbaya koyup ariya verebilirsiniz.. Sitede krem bal yapimi videosu var.

Bunda maksat iri seker kristallerinin kirilmasidir ve asilama ile bu bal artik beton gibi donmaz.


« Son Düzenleme: 15 Şub 2017 14:02:34 Gönderen: 17erhan »