Arıcılık => Kolay Arıcılık Yöntemleri => Konuyu başlatan: Zulfu - 10 Ara 2016 12:29:14

Başlık: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 10 Ara 2016 12:29:14
Almayada koloni yonetimi..

Dogal olarak ari islahi konusunda cok ciddi calismalar yapan bir ulkeden bahsediyoruz.
Neden ? diye sorulari cogaltabiliriz. Fakat verilecek en iyi cevap , bilincli  calismalar olmali..

Birden cok kovan olcusu olan bu ulkede , Dr.Leibig olculerini kullaniyorum.
Kovan sistemi , kendi aricilik ekolu gibi kolay..

Gunumuzun aricilik dunyasinda birakin artik kovanlarin alttan telli ve varroa cekmecesi olmasini. Ana ari uretim kovanlari ve rusetler bile artik alttan telli ve varroa cekmeceli..

Ozellikle varroa cekmesi olmazsa , olmazlardan..

Cunku bizde Varroa mucadelesinin ilk basamagi , kolonide ki dogal varroa olulerinin sayisidir..

Kolonide ki dokulen dogal varroa oluleri , bize kolonide ki varoa hasarini soyler.

Ornegin : Hasattan bir ay once cekmeceleri takarlar ve uc gun sonunda yapilan kontrolde , olmasi gereken minimum dogal dokulme oranindan fazla olan kolonilerin balliklari baska bir koloniye verilerek , hemen mucadele yapilir..

Yani cekmeceye dokulen dogal olen varrolar , bazen gozden kacirdigimiz veya cok fazla varroa baskisi olmus bir kolonin sonmesini engellemektedir.

Nitekim artik cok gec olmadan , kolonide ki varroa durumunu bilmek sarttir.

Gunumuzde bunu uygulama , bize cok saglikli koloniler olarak geri donmektedir.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 10 Ara 2016 12:30:53
On cita ve tek katli , yaklasik on kg kislik stogu olan ve kisi cikarmis bir kolonimiz var..

Subat sonunda havalar iliklasinca , kovan acilmadan stok kontrolu yapilir..
Kovan arka tarafindan sol elle kaldirilarak agirliginca , stok tahmininde bulunulur.
Eksikse baska bir koloniden balli bir cita verilir.

Mart ayi geldiginde ilk kontroller yapilabilir.

On cerceveli ikinci kat verilir.

Normalde verilen stoklar ilk nektar akimina yetecegi icin , Tesvik beslemesi yapilmaz.


Onbes nisanda Nektar akimi baslayinca , duvar stoklu cerveler birakilir ve kovanda ki diger fazla stoklu cerceveler alinir. Bunu almadan ballik veren aricilar da vardir.

Ucuncu kat olan balliklar , izgara ustune verilir. Koloni balligi kabul etsin diye , ballik : dort temel petek , iki kabarmis petek , dort temel petek olarak dizilir.

Nitekim cok yagmurlu gececek Nisan ; Mayis aylarinda stok riski olabilmektedir..

Hizli gelisen dogayla birlikte hizli gelisen arilar icin , bir mayistan itibaren haftada bir ogul kontrolu yapilir.

Genelde haftadan bir gun eksiltilerek yapmaktayim.

Pazar , haftaya cumartesi , diger hafta cuma gibi..

Sistem basittir..
Kat kaldirilir , katin altina bakilir. Acik veya kapali ana ari memesi varsa , koloninin butun citalari tek tek silkelenerek memeler bozulur.

Kati kaldirdik , meme yoksa.. Koloni kapatilir ve digerine gecilir.

Mayis ayinin basinda veya ortalarinda kolonilerden birer ikisier kapali yavrulu citalar alinarak yeni bolmeleri olusturacak guclu ana ari uretim kolonileri hazirlanir.

Bolmeler yapilir.  Yapilan bolmeler , yavrusuz donemde mutlaka laktik veya oksalik asit puskurtme yontemi ile varrodan temizlenir. Bu bolmelere  On bes eylulde bir kez daha varroa mucadelesi yapilir.

 Temmuzdan itibaren ogul egilimi biter , kontroller sonlandirilir.

Varroa cekmeceleri takilir , uc gun sonra butun cekmeceler kontrol edilerek acil mudahale gerekenler belirlenir.

 On bes Temmuz  hasat yapilir , ardindan hemen varroa mucadelesi ve kis stoklari icin besleme baslar.

Beslemeler koloni basina  bes litrelik porsiyonlar olarak verilir.

Aralik ayinda yavrusuz donemde yeniden oksalik asit ile varroa mucadelesi yapilir.

Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 12 Ara 2016 02:04:40
Kolonilerin ogul egilimi Baslamadan tedbirler alinir.
Mayis basinda baslayacak ogul egilimlerine ilk tedbir olarak , ikinci kuluckalik ve ucuncu kat olan ballik onar citali cereveler olarak verilir. Bunlarin cogunlugu temel petektir.

1 Mayista kolonilerden birer , ikiser kapali yavrulu (ana arisiz) cita alarak en az on citali yeni bir koloni olustururum.
Bunu 15-20 citada yapabilirim..

Bu koloninin 9 gunluk surecinde , memeler bozarak yeni ana yapmasina izin vermem.

Kolonide kapali yavrularin hepsi veya cogunlugu cikana kadar beklerim. 

Laktik asit veya oksalik asit  puskurtme sistemi ile varroa mucadelesini yaparim.

Bir iki gun sonra bu koloniye ilk transferi yaparim.

Memeler kapaninca kafesler , kafeste dogan ana arilari , kendi arisi ile birer ikiser cita olarak bolerim.



15 Mayista ve Haziran ortasinda kolonilerden tekrar  birer kapali cita alarak ayni islemi yeniden uygularim.

Hem bolmelerimi yapmis olurum..
Hemde kolonilerin ogul egilimini dusurmus olurum..

Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 12 Ara 2016 02:28:52
Almanlar biraz kuralci insanlardir..

Arilari Nisan ayindan once pek acmazlar.

Almanyada TESVIK Beslemesi yapiladigi icin , ilk baharda kovanlar arka taraflarindan sol elle kaldirilarak tartilir.

Agirligi az olanlara , fazla olanlardan stoklu cita direk verilir.


Ari kendi gelisimini dogada ki gibi stoklari olcusunde devam ettirecektir.

Az is , ama iyi verim.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Ramazan DOĞAN - 13 Ara 2016 20:37:45
Mart ayi geldiginde ilk kontroller yapilabilir.

On cerceveli ikinci kat verilir.

Almanya'da ani olusabilecek don olaylarinda arılar etkilenmiyor  mu? Herhangi bir soğuk hava dalgasinda yavru curuklugu riski artmaz mi bu yontemde?
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Cem Taskent - 13 Ara 2016 23:11:31
Almayada koloni yonetimi..

Tam da istediğim buydu... oradaki ekolün  bu şekilde madde madde açıklanması...

Artık istediğin anda elinin altında bir bilgi kaynağı olarak bu forum bulunacak....

Başta siz olmak üzere, emeği geçen  herkese teşekkür ederim.

Kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 16 Ara 2016 00:03:17
Mart ayi geldiginde ilk kontroller yapilabilir.

On cerceveli ikinci kat verilir.

Almanya'da ani olusabilecek don olaylarinda arılar etkilenmiyor  mu? Herhangi bir soğuk hava dalgasinda yavru curuklugu riski artmaz mi bu yontemde?


Hic bir sorun olmuyor:)
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 16 Ara 2016 00:04:23
Almayada koloni yonetimi..

Tam da istediğim buydu... oradaki ekolün  bu şekilde madde madde açıklanması...

Artık istediğin anda elinin altında bir bilgi kaynağı olarak bu forum bulunacak....

Başta siz olmak üzere, emeği geçen  herkese teşekkür ederim.


Cem bey zaman buldukca genisletmeye calisacagim..

Kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Mustafa Turgut - 16 Ara 2016 21:28:10
Bu Alman yöntemini Türkiye'de uygulamak ne kadar doğru olur bilemiyorum. Bu konuda bizleri bilgilendirirseniz  sevinirim. Biz burda kat verdiğimizde 10 çerçeve ham peteği birden kata veremiyoruz.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 16 Ara 2016 22:06:31
  Ben  3 yıldır Bulgaristanda uyguluyorum,sonuç çok olumlu. Türkiyede uygulanıp uygulanamayacağı konusunda neden kaygılanıyorsunuz. Eski sistemlerle devam etmekle yüklendiğiniz risk,önerilen sistemle alacağınız riskten çok daha fazla. Deneme yanılma yöntemi ile kaygılarınızdan kurtulabilirsiniz.Selamlar.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Mustafa Turgut - 16 Ara 2016 22:42:13
Benim anlamadığım ballığa verdiğimiz 10 çerçeveli ham peteği arılar güçlü  nektar akımı olmadan nasıl kabartıyor. Bizim arılardan bir sorun var yoksa nektar akımı mı yetersizdir. Bu önümüzdeki sezon bu uygulamayı denemek istiyorum. Gerekirse bol şuruplama yaparak ta kabarttırabiliriz herhalde. Bu konularda üstatlardan yardım bekliyorum. Saygılar sunuyorum...
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 16 Ara 2016 22:51:26
Arılar güçlü olursa petek kabartma ve bal alma sorunu olmuyor bizde.
Nektar akımı başlaması ile birlikte çok iyi gelişiyor ve çalışıyorlar.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: İzzet Akçay - 17 Ara 2016 01:48:39
Benim anlamadığım ballığa verdiğimiz 10 çerçeveli ham peteği arılar güçlü  nektar akımı olmadan nasıl kabartıyor.

Bu videolarda sadece yapılan işlemlere değil, arının durumuna da dikkat edin lütfen. Bu arıların 10 çerçevede bırakılmasının amacı kışı geçirebilecekleri ve baharda atak için kullanabilecekleri yeterli stoğu verebilmek.

Hiç bir besleme yapılmadığına da ayrıca dikkatinizi çekerim. Besleme, tek tek çerçeve girme devri eskilerde kaldı artık.
Adı üzerinde "kolay arıcılık".
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 17 Ara 2016 02:03:53
Almanyada Kasim ayi ortalarinda havalar - derecelere düsmeye baslar.
24-25 Aralik Almanlarda Noel bayramidir ve tatildir. Normalde son yillarda pek kar olmasada hava sicakligi - derecelerde arilar siki salkimda olurlar. Bu ay icinde siki salkimda olan arilara Oksalik asit damlatma yapilir.
Oksalik asit buharlastirma acik olarak yapilan bir uygulama degil , yapanlar var  fakat gizli yapilmaktadir.

Normalde yasalar geregi Veterinerlik kurumu iyi isler. Evcil hayvanlarda veteriner kontrolleri ve sartlari zorunluluktur.

Kucuk bir ornek vermem gerekir ise : Amcamin tavsanlari vardi. Sanirim yan komsusu sikayet etmis Tavsanlara iyi bakmiyorlar diye. Veteriner odasindan gelip bakmislar , yerleri iyi mi , sagliklari iyi mi diye..


Siki salkimda ki kolonilere oksalik asit damlatmasinda sonra , kis tatili devam eder..

Yilbasindan hemen sonra ilk kar geliyor son yillarda...

Bu surecte kolonilerin stoklarinda pek acil eksilme olmaz.

Ilk aclik alarmlari Mart basinda verilir bizde.

Nadir olarak acil beslenmesi gereken koloniler olursa ..   

Tabandan ayrilabilen katlar kullanildigi icin , kat kaldirilir ve salkimin tam altina yatay bir kapta invert surup verilir.

icine biraz ot vs konulur ve arilar sakimin altinan acil beslemeyi yavas yavas alirlar.


Karli soguk bir Ocak ayi bizleri bekler..


Not : Bu konuyu aylara göre yapilan uygulamalar , mevsimsel uygulamalar dile devam ettirmeyi dusunuyorum.


Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 17 Ara 2016 02:25:39
Almanyada Buckfast arisi kullanan kisi coktur.

Karniyol islahi basli basina bir yapidir.

Kendi arisini islah etmis , arisi karisik olan kisiler de vardir.

Mayen aricilik enstitüsü

Kirchhain aricilik enstitüsü

Hohen Neuendorf e.V.   

Hohenheim universitesi  gibi kurumlar  islah , bioloji ve ari sagligi  konularinda aktif calisan kurumlardir.

Agt  :  Varroaya karsi direncli bir hat olusturmak isteyen , basini kirhhain enstitüsünün cektigi bir üreticler toplulugudur.

Ana ari ureticisi olmak baska ,  Saf ana ari ureticisi olmak farkli bir asamadir.

Saf ana ureticileri , islah yontemlerinde basarilarini ispatlamis diplomasi olan kisilerdir..

Islah konusunda suanda 50 yildir calismalar yapmis kisiler hala yasamaktadir.



Yukari Almayada ciftlestirme adalari bulunmaktadir.
Adalarin kiyiya uzakligi 2,5 km dir.

Almanyanin daha assagi bolgelerinde cogunlukla izole bolgeler bulunmaktadir.
Izole bolgelerin korunma caplari  5  km civarindadir.  10 km , 15 km olanlarida vardir.
Izole ada ve  bolgeler 2017  icin daha fazla bilgi :
http://media.repro-mayr.de/52/652752.pdf
 http://media.repro-mayr.de/94/654294.pdf
http://bienenbelegstelle-norderney.de/
http://bienenzucht.de/
http://www.imker-unterfranken.de/1776145.html
http://www.aca.at/index.php?seitenId=38


Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 20 Ara 2016 03:35:28
1. 20  lt 28 kg invert  şuruplar 25 Euro civarı olduğu için  büyük çoğunluk hazır invert almaktadır. Kokmaması , Bozulmaması çok avantajlıdır.


2.  Arısı olanlar birliğe üye olmak zorundadır. Bu üyelik karşılığında 10 kolonisi olan biri 55 Euro cıvarı bir para öder. Arıların birini sokması durumunda sağlık sigortası , çalınma vb durumlar içinde sigortası buna dahildir. Artı aylık derginiz evinize gelmektedir.

3. Kış aylarında ağaç kakan kuşları kovanları delip arıları yiyebilmektedir.


4. Ana arı üretim zamanı geldiğinde herkes kapılarını belirli gün ve saatlerde transfer yapmak isteyenlere açar. Buna birlik dahildir.  Bütün bu randevu saatleri önceden açıklanır.

5. İnternet malzeme satışı çok gelişikindir.  Ne isterseniz kapınıza kadar gelir.

6. Üreticilerin çoğunluğu ana Ari siparişlerinin ödeme bilgilerini beraber yollarlar. İstisnalar olmakla beraber genel anlamda bir güven duygusu hakimdir.



Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Hayati Meral - 23 Ara 2016 19:42:06
Böylece güvende olmak ve  hissetmek ne güzel...
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Hayati Meral - 26 Ara 2016 00:23:44
  Ben  3 yıldır Bulgaristanda uyguluyorum,sonuç çok olumlu. Türkiyede uygulanıp uygulanamayacağı konusunda neden kaygılanıyorsunuz. Eski sistemlerle devam etmekle yüklendiğiniz risk,önerilen sistemle alacağınız riskten çok daha fazla. Deneme yanılma yöntemi ile kaygılarınızdan kurtulabilirsiniz.Selamlar.
Abiler gardaşlar, merhabalar kolay gelsin.. M.Peker bey, üç yıl öncesindeki uygulamanız nasıldı? Mesela biz şöyle yapıyoruz, aman arı üşümesin hemen temel petekleri girmeyelim ve fazla şuruplama yaparsak ana arıya yavrulayacak yer kalmaz, ana arıyı keserler gibi..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 28 Ara 2016 21:05:19
Hep söyleniyor , hep söylenir duyarız...

Sistemli çalışmak..

Yıl sonuna geldik..
 
Bizim birlikten bir mail gelmiş. 2017 yılı planı..

Aylık toplantılar , hangi tarihte hangi faaliyet var. Hangi gün hangi kurum kapılarını arıcılara açıyor.  Lavra transfer tarihleri 11 Mayıs ve 20 Mayıs olarak şimdiden bildirilmiş..

Almanlarda Yöntemler sistemli olmak üzerine kurulmuştur.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Kempo - 07 Oca 2017 10:30:18
17 koloni, total ve ortalama bal verimi. Yıl 2013...

(http://i.hizliresim.com/BvGALG.png) (http://hizliresim.com/BvGALG)
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 07 Oca 2017 11:30:51
Almanların yönteminde ocak ayında arılar rahatsız edilmez.

Yılın son varroa mücadelesi için son tarih 31 Aralık günüdür...

1 Ocaktan sonra yaz balı hasatına kadar , yani 15 Temmuz tarihine kadar ilaçla mücadele yapılmaz. Sadece erkek çerçeveleri kesilerek mücadele edilir.

Son yıllarda genelde yılbaşından sonra kar yağıyor ve ciddi soğuklar geliyor.

Bu süreçte yavru faliyeti kesildiği için pek stok sorunu yaşanmaz.

İlk etapta Şubat sonu stok kontrolleri önemlidir..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: ÖZCAN KÜÇÜK - 08 Oca 2017 19:16:20
Almanların yönteminde ocak ayında arılar rahatsız edilmez.

Yılın son varroa mücadelesi için son tarih 31 Aralık günüdür...

1 Ocaktan sonra yaz balı hasatına kadar , yani 15 Temmuz tarihine kadar ilaçla mücadele yapılmaz. Sadece erkek çerçeveleri kesilerek mücadele edilir.

Son yıllarda genelde yılbaşından sonra kar yağıyor ve ciddi soğuklar geliyor.

Bu süreçte yavru faliyeti kesildiği için pek stok sorunu yaşanmaz.

İlk etapta Şubat sonu stok kontrolleri önemlidir..
Zülfü bey öncelikle emekleriniz için çok teşekkürler.
Kovanlarda biz sonbaharda sizinki kadar stoklama yapmıyor yapamıyoruz.Baharda stoklar için belli bi eşik değer var mıdır?
Yani en az kaç kg stok kiraz çiçeklerine kadar olmalıdır?
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 11 Oca 2017 23:31:37
Şubat sonu kovanları arkadan elle kaldırıp tartıyoruz.
En hafifleri açıp kontrol edip stoklar hakkında fikir sahibi oluyoruz.
Bizde az olmasın fazla olsun sistemi uygulanıyor.
Arı aç kalmasın , riske girmesin..
Çünkü nektar akımı başlayınca fazla kalanları zaten alıyoruz , alabiliyoruz.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: DOĞUŞ - 14 Oca 2017 02:18:02
1. Forum için 2. Bizler arasına yeni bir bağ eklediğiniz için 3. Anlaşılabilir bir formatta bilgilendirdiğiniz için çok teşekkürler

KILINÇ
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 14 Oca 2017 03:10:27
Eyvallah. Ben teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Oca 2017 12:20:17
  Ben  3 yıldır Bulgaristanda uyguluyorum,sonuç çok olumlu. Türkiyede uygulanıp uygulanamayacağı konusunda neden kaygılanıyorsunuz. Eski sistemlerle devam etmekle yüklendiğiniz risk,önerilen sistemle alacağınız riskten çok daha fazla. Deneme yanılma yöntemi ile kaygılarınızdan kurtulabilirsiniz.Selamlar.
Abiler gardaşlar, merhabalar kolay gelsin.. M.Peker bey, üç yıl öncesindeki uygulamanız nasıldı? Mesela biz şöyle yapıyoruz, aman arı üşümesin hemen temel petekleri girmeyelim ve fazla şuruplama yaparsak ana arıya yavrulayacak yer kalmaz, ana arıyı keserler gibi..
  Hayati Bey merhaba, bana yönelttiğiniz soruyu bu kadar geç yanıtladığım için öncelikle özür dilerim,gözden kaçırmışım.
    Arıcılığı ilk yaptığım yıllarda( 1981-82-83-84)o günün koşulları gereği Toroslarda bir Köyde yaşıyorduk. Ve arıcılık genel olarak,ekecek,biçecek toprağı az olan veya hiç olmayan Orman ve Yayla Köylülerinin yaptığı bir işti,bu Abilerimiz 50,,60 yaşlarında İnsanlardı,bir çoğuda okuma ve yazmayı askerde ali mekteplerinde öğrendikleri için,okuma alışkanlığı olmayan,Arıcılığı geleneksel yöntemlerle yapan İnsanlardı( gerçi o zamanlar arıcılıkla ilgili kaynak kitaplarda yok denecek durumdaydı) Benim en büyük şansım,arılarını Evlatları kadar seven,yeniliğe açık,mesleki hafızası kuvvetli,kıyas mantığı gelişmiş bir Abimiz ile birlikte başlamış olmam. Onun bu yapısı ile benim araştırmacı yapım, o dönemde başarılı şeyler yapmamıza imkan sağlamıştı. Arılarımıza gerekli stokları,kuluçkalıktaki( arıların Eylül ayında basabildiği tüm çerçevelere kuluçkalık diyorum ben) ballı çerçeveleri kışın kovanlarda bırakarak ölü sezona girerdik.Erken İlkbaharda yeni petekleri tam kasa olarak verirdik( arılar üşümez).Uyanın kış bitti şuruplamasında 10 çuval cıvarı şeker kullanırdık( 350 kovan için) şurubu 1 şeker/3 su olarak kullanırdık,ben hala da öyle yapıyorum. Bu şekli ile az şekerli şurup vermeniz durumunda arılar bunu arttırmayıp,petek işleme ve yavru faaliyetinde kullanıyorlar,kesinlikle ana kesme gibi bir olay yaşanmıyor ve yaşanmaz.
   Cevap geç ve olması gerekenden daha uzun oldu,tekrar özür dilerim. Selamlar.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 26 Oca 2017 17:00:01
Bu yıl Almanya'da sert bir kış var. Ocak ayında -15 dereceleri gördü bizim bölge..

Genelde Ocak ayı çok soğuk ama Şubat ayı biraz daha ılık oluyor.

Şubat ayında hava biraz ısınırsa , kovanları arkadan tek elle kaldırarak stok durumları tartılır.  En hafif olanlar ,  ilk uçuş olduğu günlerde açılıp kontrol edilir. Stoklarda  eksiklik varsa ,  stokları fazla olan kolonilerden ballı çıta alınarak verilir.

Mart ayı gelince işler başlar...

Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: ÖZCAN KÜÇÜK - 26 Oca 2017 23:37:26
Hep söyleniyor , hep söylenir duyarız...

Sistemli çalışmak..

Yıl sonuna geldik..
 
Bizim birlikten bir mail gelmiş. 2017 yılı planı..

Aylık toplantılar , hangi tarihte hangi faaliyet var. Hangi gün hangi kurum kapılarını arıcılara açıyor.  Lavra transfer tarihleri 11 Mayıs ve 20 Mayıs olarak şimdiden bildirilmiş..

Almanlarda Yöntemler sistemli olmak üzerine kurulmuştur.
Zülfü bey larva transfer tarihlerini sizin birlikler neye göre belirliyor
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Zulfu - 27 Oca 2017 04:22:11
Mayıs ortasında genelde bu tür randevular. Nisan ortasında üretim kolonileri yapanlarda var ama havalar Nisan sonunda tekrar soğuyabiliyor. En erken mayis başı üretim kolonisi hazirlamak daha sağlıklı oluyor.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Ahmet Bakan - 12 Şub 2017 23:08:59
Çok teşekkür ediyorum..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 14 Şub 2017 04:09:13
Şubat ayında havalar biraz ısındı..

Arılar salkımı bozular.  Geceleri eksiye düşsede ,  gündüzleri 7,8 derece civarında...
Bu ay sonu ilk iş , koloni stokları kontrol edilir.
Fazla stoğu olanlardan , eksik olanlara ballı çıta değiştirilir.

Arılıkta zayıf koloniler var ise ,  güçlü koloni üzerine parkedilir.

Mart ayı işler başlar..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 09:30:54
Taban temizligi, ölü arilar cikisi kapatmis olabilir GELBERI ile rahatsiz etmeden temizlik yapilmali..Kirec hastaligina bakilmali..Neme bakilmalidir..
Küflü cerceve varsa kovandan uzaklastirilir..
Ölüler koktugundan kovani rahatsiz eder, üsütmeden yalandan genel duruma bakilir..Yem ve asker yogunlugu gözetlenir..Yem yoksa ilave verilir bu kek olur veya balli bir cerceve cizilir (kendi baliniz olmali) veya el ayasi kadar balli petek..
Disari cikan yogun ari ucusu gördügünüz bir gün genel bakimlara baslayabilirsiniz..
Sakin telassiz körükle, maske ile kovani da üsütmeden cabukca..

Şubat ayının ortalarından itibaren ana an kovanda yumurtlamaya başlayarak ilkbahara daha çok sayıda genç anlarla çıkış hazırlığına başlayacaktır.

Gölgede ısı derecesi 7-10 dereceği bulduğunda, arılar dışarı çıkarak bağırsaklarında kış boyunca biriken dışkılarını boşaltmak olanağını bulacaklardır.
Ananın yumurtlamaya başlaması ile; kovan içi ısının düşmesi çok daha büyük önem taşıyacağından, ince cidarlı kovanları biraz daha sarmak ve bilhassa kapak altı örtülerinin üzerine biraz daha kalınlaştır­mak önem taşıyacaktır.
 Çerçeveleri çıkarmak suretiyle yapılacak bu aydaki bir temizlik faydadan daha çok zarar verebilir.
Temizlik kovanı açmadan yapıldığında dışarıda ısı gölgede en az 7-10 derece, kovanı açarak yapıldığında ısı en az yine gölgede 16-18 derecede olmalıdır.
Dip tahtaları arıların ilk uçuşlarını yapıp bağırsaklarını boşalttıklarından 1-2 gün sonra ve sabahın erken saatlerinde yapılmalıdır ki, çı­kan arılar ancıyı rahatsız etmesin, arılıkta bir kargaşa ve yağmacılığa sebep olunmasın.

1- Dip tahtası üzerindeki arı ölüleri 1 avuçtan fazla ise ailenin kışı iyi geçirmediği anlaşılır.İlk fırsatta ve sıcakta kovan açılarak ölüm nedeni araştırılmalıdır.
2- Ölü arılar içinde ana arının da olup olmadığına dikkat edilmeli­dir Varsa not edilerek ilk fırsatta zayıf arı aileleri ile birleştirilmelidir.
3- ince bulgur, tarhana tozu gibi petek kırıntılar görülürse kovan elle tartaklanarak ihtiyacını karşılayacak bal olup olmadığına bilhassa dikkat edilmelidir.
4- Dipte küflenme görülürse alt kısımdan bakarak kovan yan çerçevelerinde de küfleneme olup olmadığına bakmalı yeşilimtırak küfler çerçeve ve petek altlarında görüldüğünde ilk fırsatta bunlar çıkarılmalıdır.
5- Fazla küflenmeyenler kurutulup fırçalandıktan sonra yine kullanılabilir.

Hastalıklı çerçeveleri % l'lik formalinli su veya eczaneden alinabilecek iyi bir dezenfakten ile  içerisinde yarım saat kadar bırakarak dezenfekte etmek ve bal süzme makinesine koyup çevrilerek sularının akıtıp güneste kurutmak suretiyle de temizlenebilir ve bu suretli kabartılmış petekli çerçeveler heder edilmeyerek daha çok seneler kullanma imkanı sağlanmış olabilir. Çerçeveleri formalin koku­sundan arındırmak için 1-2 saat güneşe bırakmak yeterlidir.
Güneş hem çerçevelerdeki formolin kokusunu giderir hem de daha iyi dezenfeksiyona yardımcı olur.
Formalin kokusundan iyice arındırılmamış çerçeveler kovana ko­nulursa arıların kaçmasına neden olabileceği göz önüne alınmalıdır.
Hastalıklı kovan ve çerçeveler % 2-4 lük formalınm buharı ile de dezenfekte edilirse de bu kolay ve pratik değildir.
 Kovan için­de gazete yakmakla da dezenfekte olabilir.

İster içerde kışlatılsın ister dışarıda, an ailelerinde ölüm oranının en
yüksek olduğu ay Şubat'tır.
Ananın yumurtlamaya başlaması ile kovan ısısını yükseltmek için arilar daha çok besin alarak daha çok soluyacaklardır.
Husule olan buhar ve karbon gazı kovan içi havasını bozacağından, Arılar eğer kovan uçma deliği çok dar ise veya girişte arı ölü pislikleri ile kapatılmış ise boğulacaklardır.

Bu nedenle kovan uçma deli­ği arkasını temizlemek ve uçma deliğini daha bu ayda azar azar geniş­letmek gerekir. Kovanda bal olduğu halde anlarım söndü diyenler bu durumu göz önüne getirmelidirler.

Sıcakların yükselmesi, ana arının daha çok yumurtlamasına, daha çok yumurtlama ise yavruların beslenmesi için aşırı derecede bal sarf etmelerine sebep olacaktır. Dışardan nektar getirilemediği için de kovandaki hazır balın tükenmesine ve bu nedenle de açlıktan ailenin sön­mesi görülecektir ki kovanda ana an yumurtlamış, kurtçuk ve kapalı gözlü yavrular olduğu halde aile açlıktan sönecektir.

Bazen kovan yan çerçevelerinde bal olduğu halde de anlar sönmüş olabilir. Bu takdirde havanın çok soğuk olmasından arılar 1 çerçeveden diğer yan çerçevelere geçemeyeceklerinden de açlıktan ölebilirler.

Bunu bertaraf etmek için kovan örtüsü bez ise ailenin kümelendiği kı­sımda bulunan çerçevelerin üst çıtasına 1-2 çubuk uzatılarak anların bu boşluktan yan çerçeveye geçmesine imkan bırakılmalı veya kuluç­kalıkta yine arıların kümelenmiş olduğu çerçevelerdeki peteklerin, üst çerçeveye yakın kısmından parmak sokularak ballı petek delinmiş ol­malıdır ki yan çerçevelere geçebilsinler.

Kovanda arıların bulunduğu kısımdaki sıcaklık her ne kadar 16- 32 derece olsa bile kovanın ön, arka, alt ve yan kısımlarındaki ısı dışarıdaki ısıdan pek fazla değildir. Bu nedenle arılar soğukta 1 çerçeveden diğerine geçemezler.

Kovanlara Kulak Verilip Dinlenmesi
Ocak ayında 15 günde bir, Şubat ayında ise haftada bir defa anların dinlenmesinde fayda vardır. Dinlenme ile kovan içerisindeki arı­ların sağlığı, kuvveti, açlığı, susuzluğu, sönüp sönmediği gibi hususlar tespit edilerek vaktinde gerekli önlemler alınabilir.

Hassas kulaklı olanlar arıları dışardan da el vurmadan kulak vererek dinleyebilirler. Fakat daha iyi bir dinleme 70-80 cm. uzunluktaki bir lastik boru ile daha emniyetli olur. Kovan uçma deliği veya üst yemleme deliğinden içeriye uzatılan 1 hortum ile dinlendiğinde:
Kovandan bu anda eğer hafif bir uğultu geliyorsa arılar sağlık ve afiyette sayılırlar. Hiçbir uğultu yok ise kovana kapı tıkırdatır gibi 1 defa parmak arkası ile vurulup tekrar dinlenir. Topluca bir ses, kanat vızıltısı gibi gelirse aile yine iyidir. Bu ses çok kısa süre gelip hemen susacağı gibi bu ilk sesten sonra çok daha hafif bir şekilde devam ede­bilir ki bu durumda da aile sağlıklıdır.

Kovana vurulduğunda kuru yaprak hışırtısına benzer şekilde bir uğultu gelirse bu taktirde arılar açtır. Balları tükenmiştir. Bu hışırtılı ses kesik kesik bir kaç defada, 1 kerede gelip hemen kesilse de, aile sağdır. Fakat açtır. Sönebilir.
Bu ses bazen acı acı bir uluma ve arada ses kışkırtıcı bir tonda da olabilir. Bu takdirde de kovanda ya ana an yoktur. Ya da susuzluk çekmektedir.

Arıların Şubat Ayındaki Açlığı Nasıl Giderilir?
Şubat'ta kovanlara yapılacak ihtimam hemen hemen ocak ayınınkinin aynıdır. Şayet, havalar çok soğuk ise arılar kovana gerekli sıcaklı­ğı temin etmek için daha fazla miktarda bal emeceklerdir. Eğer kış bi­raz yumuşak geçmişse, arılar erkenden yavru yetiştirmeye başlamışlar­dır. Yavruları beslemek için arılar yine fazla bal tüketmek zorunda ka­lacaklardır. Her iki halde de kovanın tükettiği bu bal miktarını göz önüne almak gereklidir. Arılan nisan ayının bol çiçekli günlerine ka­dar aç bırakmamaya çalışmalıdır.

1 - Elde mevcut yedek çerçeveli bir gömeçli bal varsa, bir tarafının sırları bıçak veya tırnakla açılarak, örtü tahtası veya bezin kaldırılarak arıların yoğun olduğu çerçevelerin üzerine, sırı açılmış taraf kapatılır. Üzerine tabii kalınca bir örtü bezi kapatılarak ve gerekiyorsa boş bir balık konularak kapatılır.
2- Gümeçli balımız yoksa, bilinen şekilde koyu katı bir şeker şurubu yapılarak, yassı bir sünger parçası veya bir paçavraya bu şurup em­dirilerek çerçevelerin üzerine konabilir.
4- Ilık suda ıslatılmış sert akide şekeri ve hatta lokum çerçeve üzerine konularak, sıcak suya batırılmış bir bez parçası şeker veya loku­mu nemli tutsun diye üstüne serilip konulabilir. Kuruduğunda bez bir­kaç defa daha ıslatılarak konulabilir.
5- Şeker hamuru da aynı şekilde verilebilir.
Bu açıklamalar kovan içinin (bu mevsimde) hiç açılmadan, üst ta­raftan en pratik şekilde ve en kısa zamanda yapılacak açlık giderme yöntemleridir.

Zayıf ve balsız kovanları bahara çıkarabilmek için bu ayda anlara şurup vermek sakıncalıdır. En iyisi süzme balla, pudra şekerini hamur gibi yoğurarak, yufka şeklinde açmalı ve arıların işgal ettiği çerçeveler üzerine sererek hemen örtü tahtasının kapamalıdır.

Parmak gibi biraz daha uzunca olarak hazırlanan hamuru çerçeve aralarına sarkıtmak da mümkündür. Fakat bu ayda kovanları açmak çok sakıncalı olduğundan, bal hamurunu yumurta büyüklüğünde yaparak örtü tahtası ortasındaki yemleme deliğinden çerçeve üzerine koymalıdır. Bunun üzerine de bir sele tas ya da su bardağa kapatılabilir. Eğer yemleme deliği, arıların toplu olduğu çerçevelerin üzerinde değil de, yan taraflarında ise arılar bundan faydalanamazlar. Deneyimsiz yeni arıcıların "Arılarım katı yem veya şurubu almıyor" sorularının ilk cevabı ve nedeni budur.

Kovan uçma deliğinden veya dip tahtasından verilecek yemlerden arilar kışın faydalanamazlar. Bu yemlemeleri yaparken ihtiyatlı davranmalıdır.
Şeker Hamuru Nasıl Yapılır?
En kolay ve ucuzu bal ve pudra şekerden yapılır. Piyasadan pudra şekeri bulunmazsa bilinen toz şeker iyice öğütülüp (dövmek veya makineden geçirmek suretiyle) çok sık delikli bir elekten geçirilir. Bu elenmiş 6-8 kilo şekere 1 kilo ıstılmış bal dökülerek hamur gibi iyece yoğrularak hazırlanır.
Kovan örtü tahtası açılır. Çerçevelerin üzerine 1 tülbent veya daha iyisi sık dokunmuş naylon sinek teli serilir. Topak topak alman bu hamur tülbent üzerine serilir.
Örtü bezi kapamadan evvel, bu hamurun üzerine 1 yağlı kağıt veya kalın ambalaj kağıdının parlak kısmı kapatılırsa şeker örtü bezine bulaşmaz.
Şeker hamurunu yalnız şekerle yapmak düşünülürse, 1 litre su içi­ne 4-5 kilo şeker konularak hafif bir ateşte yarım saat kadar karıştırıla­rak iyice eritilir. Ateşten indirilerek yassı bir tabak veya yağlı kağıt üzerine dökülerek soğuyup sertleşmesi beklenir. Sonra çerçeveler üzerine konulup kapatılır.

Kandi Şekeri Nasıl Yapılır?
Toz şekeri bir kaba koyunuz ve üzerine biraz su ilave ediniz. Sonra ateşin üzerine yerleştirilerek şeker tamamen eriyinceye kadar karıştırınız, bir miktar da bal katınız. Bundan sonra şurubu karıştırmadan kay­natınız, ta ki soğuk suya batırdığınız parmağınızı şuruba daldırıp tekrar suya batırdığınız zaman üzerinde kolayca çatlayan ince bir şeker taba­kası teşekkül etsin. Bu vaziyette şurubu ateşten alıp kağıt kalıplara dök­mek lazımdır. Soğuyan kandi şekeri katı ve yan şeffaf hale gelir.
6 kg. şeker bir çay kaşığı sofra tuzu ve şekerlenmeye mani olmak için dört kaşık sirke ilave olunur.
Arıların Kışın Beslenmesi
Arılarımızın kış yiyeceklerini tamamlamak için, Eylül-Ekim-Kasım ayında bütün tertip ve tedbirlerimizi alıp, kışın besleme yapmamalıyız.

Buna rağmen, bu hususu ihmal eden arıcılarımıza maalesef rastla­nıyor.
Bu durumda yiyeceği tamamlamak için yapılacak iş şudur:
Anlara petek halinde bal ihtiva eden çerçeveler, bu yoksa çerçeve üst çıtaları üzerine yerleştirilmiş kandi şekeri (ağda) vereceğiz. Kovanın ısısı ve rutubeti ağdayı hafifçe eritir ve arılarda onu emerler.
Süzme bal ile pudra şekeri karışımından yapılmış hamur şeklindeki yiyecekle beslemek de mümkün ise de, bu arıcıya pek pahalıya mal olur. % 8 kısmı bal, 8 kısım su ve 84 kısım pudra şekeri. Daha iyi ve proteinli olarak 3 kg. bal 1 kg. yağsız süttozu ve 6 kg. pudra şekeri ha­mur haline getirilerek verilir.
Kışın yapılan sıvı besleme, anlarda dizanteri hastalığının meydana gelmesine sebep olur.

Susuzluk Çeken Aileler
Bilhassa kapalı yerdeki arıların susuzluk çektiklerinde acı acı uğuldamaları ve kışkırtıcı bir ses çıkardıklarını yukarıda belirtmiştik. Susuzluk çeken ailelerdeki ses yani uğuldama çok barizdir. Bazen kovana kulak vermeden de duyulur. Uçma delikleri telli ise çıkmaya zorlanırlar.

Açık ise hava ısısının düşüklüğüne de bakmaksızın kovan dışında uçuşurlar. Soğukta suya giden arı ekseriya dönemez. İçi sıcak ve kuvvetli kovanlarda bu uçuş ve uğuldama gibi rahatsızlık çok daha belirgindir. Bu gibi durumlarda arıya su verildiğinde hemen sakin­leşirler.
Bu amaçla arıya su, ılık suda ıslatılmış bir sünger veya paçavra çerçevelerin üzerine konularak verilebileceği gibi, uçma deliğinden de mümkünse sokulabilir. Uç kısmından toplu iğne ile delinen plastik bir şişeye konulan ılık su uçma deliğinden şişeyi sıkarak da püskürtülebilir. ya da kovanın yemleme deliğinden ıslak paçavranın ucu arıla­rın toplu bulunduğu çerçevelerin üst çıtasına fitil gibi yapılarak uzatı­labilir. Lamba fitillerinin bir ucunu bir bardağa, şişeye sokup, diğer ucunu yemleme deliğine sarkıtarak da verilebilir.

Plastikten yapılmış uçma deliğinden verilen yemlikler veya yalak şeklinde içeriye uzatılan suluklarla da verilebileceği gibi, yemleme deliğine, kapağı 2-3 yerinden delinmiş kavanozu ters çevirecekte verilebilir.
Şubat sonu ve mart başlarında verilen su, şurup kadar değerlidir. Zira arılar yavruları için hazırlayacakları besini ve kovanda şekerlenmiş balları bu sayede değerlendirebilirler.

Unutulmamalıdır ki arılar 1 gram balı tüketmek için 6 gram suya ihtiyaç gösterirler. Arılar kovan içindeki arıların teneffüsü ve buharlaşmadan meydana gelen su damlacıklarından da kışın faydalanabilir­ler ise de yavrulama başladıktan sonra bu yeterli değildir.
Arılar çevrede bol çiçek buldukları zaman çiçeklerin nektarını emerek kovanlarına getirdiklerinde pek suya ihtiyaçları olmaz. Çünkü getirdikleri nektar, bal özündeki su oranı çok yüksektir. % 30-70 gibi.

Arılar dışarı çıkamadığı veya dışarı çıktığında bal özü bulamadığı günlerde su aramaya başlarlar.
Bu ayda anların sürfe yetiştirmeye başladığını, dolayısıyla da suya ihtiyaçlarının çok arttığını nazara alarak arılık yakınında su yoksa, bir yalak koymayı unutulmamalıdır. Yalaklarda arıların boğulmasına mani olmak için, tahta, saman ve kav parçacıklarının yerleştirilmiş ol­duğu su kapları bu maksadı sağlamaya yeterlidir.

Şayet kış çok soğuk ve rutubetli geçmiş ise, arılar dizanteri hastalığına yakalanmışlardır. Bu hastalığa yakalanmış olan kovanları des­tekler vasıtasıyla yükseltiniz. Bu sayede hava yenilenecek ve ekseri­ya hasta arılar iyileşecektir. Güzel günlerde arılar dışarıya çıkarak ba­ğırsaklarını boşaltmak imkanını da bulacaklardır.

Çerçeve üzerleri, naylon ve tahta parçalari ile değil, çuval bezi, izoleks hasır gibi mesamatlı maddelerle örtülmelidir. Bu örtü ile kapak arasında kalan boşluğa kuru ot, saman, tahta talaşı, mantar veya gazete kağıdı doldurulmalıdır.

Yazana derleyene tesekkurler..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 14 Şub 2017 14:16:08
İstisna  hava durumları hariç ,  1 Marttan önce pek  arı açmıyorum Erhan abi.
Tatili bölmek işime gelmiyor:))
 
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 15:36:24
Zaten bu sartlarin olusmasi kesin tarihlere de pek baglanmaz gibi, herkes bilir bunu..Bu arada devamli tatil diye bastiriyorsun da anlamazdan geliyorum merak etme.. Benim tatil agustos 15..

Kovan var bende hepsinden önde gider hic kimse sokaga cikmaz soguktan bunlar deli divane ucup durur..

Kovan var en gec.. Kapinin önünde bir nöbetci havayi koklar..

Bu gun yukarda yazdiklarimi sabitleseniz de aylik böyle bülten gibi yazi yollasam..Bunlar kaybolacak bilgiler degil.. Güzel bilgiler.. Ilave yapmak isteyen yazsin ekleyip sitede saklayalim veya yanlis gördügü var ise cikartalim, ki aylik bülten olarak kalsin.. Fena mi olur..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Şub 2017 15:39:00
  Evet,güzel bilgiler,teşekkürler. Kışın yapılan sıvı besleme dizanteriye yol açar,bilgisi var. Kışın yapılan Sıvı beslemenin dizanteriye sebep olmasının nedeni nedir.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 16:12:48
Organizmanin daha tam faliyete gecmedigi bir dönemde tam tesekkullu sivi gida aldiginda sogugun da etkisi ile dizanteri basliyor. Ne kadar soguk hava o kadar koyu surup gerekli..Su miktari fazla surup ic nemi yükseltir
O sebeple kekle baslayan besleme arilarin sikistirilmasi (isitilmasi)ile sivi beslemeye geciyor..
Bu bilgiler Aricilik el kitabi sayfa 42 den derlenilmistir : Kitap EU ve Türk profesörler esliginde yazilmistir
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Şub 2017 16:25:28
Organizmanin daha tam faliyete gecmedigi bir dönemde tam tesekkullu sivi gida aldiginda sogugun da etkisi ile dizanteri basliyor.
O sebeple kekle baslayan besleme arilarin sikistirilmasi (isitilmasi)ile sivi beslemeye geciyor..
  Soğuğunda etkisi ile derken,şurubun soğuk olmasının etkisi ile mi. Tam teşekküllü sıvı gıda tanımlamasından  ne anlamamız gerekiyor. Benim çok soru sormak gibi iyi bir yapım vardır. Her ne kadar cevap vermek durumunda olanlar bu yapımdan zaman zaman rahatsız olsalarda ben  sormanın,sorgulamanın doğrulara ulaşmanın ana şartlarından biri olduğuna inanıyorum.Şunu söylerseniz alınganlık yapmam,,- arayın  bulun,zamanımı Sizinle harcayamam.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 16:31:13
Soguk etkisi kovanda zaten vardir. arilarin ic isisi kovani isitmaz, surup ile ic isi daha da düser.. (Kisin kovanda bal birakilmasinin istenmeme sebeplerinden biri bal veya sivilar daha yogun isi emer..) Tam tesekkullu gida kalori acisindan yüksek ve sivi acisindan asagi, nektardan daha yogun gida demek burada..

Soru sormanin hic bir sakincasi yoktur.. Yazim hatalari, noktalama isaretleri, mimikler filan da olmayinca, yazi bazen istenilen cevaplardan uzaklasiyor..

Farkindayim, o sebeple aklimdan düsünüp de yazmadigim seyleri atlayabilirim, hatirlatin lütfen ki, yazayim en sonunda derler toplar siteye koyariz..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Şub 2017 16:56:29
Soguk etkisi kovanda zaten vardir. arilarin ic isisi kovani isitmaz, surup ile ic isi daha da düser.. (Kisin kovanda bal birakilmasinin istenmeme sebeplerinden biri bal veya sivilar daha yogun isi emer..) Tam tesekkullu gida kalori acisindan yüksek ve sivi acisindan asagi, nektardan daha yogun gida demek burada..

Soru sormanin hic bir sakincasi yoktur.. Yazim hatalari, noktalama isaretleri, mimikler filan da olmayinca, yazi bazen istenilen cevaplardan uzaklasiyor..

Farkindayim, o sebeple aklimdan düsünüp de yazmadigim seyleri atlayabilirim, hatirlatin lütfen ki, yazayim en sonunda derler toplar siteye koyariz..
  Prof..ların dedikleri tabiki önemlidir,ama,ben Sizin düşüncenizi,daha doğusu tecrübeler sonucu edindiğiniz bilgileri ve yargılarınızı öğrenmek istiyorum. Elimizde arılarımıza verebileceğimiz kristalize olmamış ballı peteğimiz yoksa( soruyu böyle soruyorum zira şu anda bizdeki ballı çerçeveler Ayçiçek balı ve beton gibi,el demiri dahi zor çiziyor) Özgül ağırlığı baldan daha az olan 2/1 invert şurubu pet şişeye doldurup iğne ile delik açarak arıların olduğu çerçeveler üzerine(ılık şurup bu şekilde yerleştirilince soğumuyor.)koymamız halindede dizanteriye yol açarmı. Soruyorum,zira ben böyle yapıyorum. Sezon sonu haricinde kek kullanmıyorum,bundan sonra sezon sonuda kullanmak istemiyorum. Katı yem olarak bal+polen+kuru bira mayası kullanmak düşüncesindeyim. Bu konunun yeri bu başlık altında olmamalı derseniz,seçeceğiniz bir başlık altında bu konudaki yönlendirmenizi öğrenmek isterim.Selamlar.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 19:13:54
Bal+ polen + bira mayasi. yerine bal polen yeterli bence..
Dediginiz gibi bu tartismanin yeri burasi degil bunu yemlerle ilgili bir bölüme almakta fayda var.
Dünya üzerinde yapilan yem tartismalarinin bir cogu bu konudur yemleme bicim ve zamanlamasi.. Ve inanin tanimlanmis hic bir kural yoktur.
Sadece mantiksal acidan ishal bir insana sivi gida mi kuru gida mi prensibi sart kosulsa da ishal ile cok su kaybetmis birine de sivi agirlikli gida verilir..
Dizanteri bakteriyel veya virus hastaligi degildir bakin sizin icin asagidaki bilgileri derledim.
 Bilgiler Vet. fak. ve Ist Üni. dökümanlarindan kopyadir.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 19:27:59
Arıların adi ishali olarak bilinen dizanteri hastalığı, ilkbaharda
ilk arı faaliyetleri başladığında, arıların koyu sarı, yapışkan, fena
kokulu ishal ile kendini belli eder. Adi ishal mikrobik ve bulaşıcı
olmayıp, yanlış beslenmeden kaynaklanmaktadır. Ekşimiş şurupla
beslenen arılarda görülmektedir. Soğuk, rutubet ve kovanda balın
yetmemesi durumunda arıların polenle beslenmeleri hastalık çıkışına
sebep olmaktadır.
Adi ishal zamanla kendiliğinden iyileşmektedir. Çevredeki
nektar ve polenin artmasıyla kaybolmaktadır. Hastalığın önlenmesi
için arılara iyi bakım ve besleme yapmak önemlidir. Kışlatılan arıların
yeterli balları yoksa yeterli sonbahar şuruplaması yapılarak arıların
kışlık ballarını depolamaları sağlanmalıdır. Adi ishalde şurup içine bir
damla formik asit ve çok az alkol konularak ishalli arılara verilebilir.

İlkbaharda petekli balla besleme, balı kalmamış ve heran açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan arı ailelerine yapılır. Petekli bal kovana verilirken peteğin hastalıksız ve içerisindeki balın bozulmamış olmasına dikkat edilir. Ekşimiş ballarla beslenmiş arılarda ishal görüleceğinden bu balların arı beslenmesinde kullanılmaması lazımdır.

Arı ailesine ilkbaharda verilen şurup onların beslenmelerine, kendileri ve yavrular için su ihtiyacının karşılanmasına, ana arının erken yumurtlamasına ve şuruba ilave edilecek antibiyotik veya diğer ilaçlarla hastalıkların tedavisine yarar.

Keklerin içerisine konulan soya fasulyesi proteini, yağsız süt tozu veya buna benzer maddelerle arının tabii besini olan polene yakın bir madde elde edilmektedir.
Bütün bunların, bu bilgilerin sonucu olarak doğrudan bakım ve beslemeye dayanan ve infeksiyöz olmayan arı hastalığı Dizanteri’dir.

Arıların üşümesi, rutubetli yerlerde kışlatma, ekşi ve bozuk şuruplarla besleme ve kovanlarda yeter yiyecek bulunmaması hastalığa neden olmaktadır. Mümkünse kış beslemeleri vaktinde yapılmalıdır. Böylece arılar şeker şurubunu olgunlaştırmak için zaman kazanmaktadırlar. Yoksa Dizanteri ile sonuçlanan mayalanmalar olabilir. Ekşimiş ballarla beslenmiş arılarda ishal görüleceğinden bu ballar arı beslenmesinde kullanılımamalıdır.
Dizanteri, İlkbahar başlangıcı ve kış sonunda görülür. İnverte şuruplar, kışlatma için uygun değildir. Çünkü bazı yan reaksiyon ürünleri (hala bilinmeyen) kolonilerde dizanteri’nin gelişmesine ve önemli miktarda granulasyon oluşmasına neden olabilmektedir. Dizanteri, hazım bozukluklarından dolayı arıların ishale yakalanmalarıdır. Bulaşıcı bir bağırsak hastalığı değildir.
Dizanterinin sebeplerini şöyle sıralamak mümkündür:
1-    Doğada nektar (bal özünün ) kıt olduğu dönemlerde bölgede varsa arıların balçiğini toplayıp kovanlarına depolamaları ve bu tip ballarla kışlatılmaları,
2-    Pancar veya kamış şekeri dışındaki şekerlerin kış yiyeceği olarak kullanılmaları,
3-    Yanmış şekerlerin yem olarak verilmesi,
4-    Nemli ve serin havalarda kolonilerin uzun süre kovanlarında kapalı kalarak temizlik uçuşu yapamamaları,
5-    Kışlayan arıların rahatsız edilerek düzenlerinin bozulması,
6-    Zayıf kolonilerin geniş bir kovan alanında sıkıştırılmadan kışlatılmalarıdır.
Genelde Dizanteriye sebep olan fazla suyun sebepleri:
1-    Olgunlaşmamış bal,
2-    Geç yemleme,
3-    Granüle olmuş yiyecekler,
4-    Fermente olmuş besin maddeleri,
5-    Ham şeker şurubu ve şekerleme.
Dizanteri için tek başına etkili bir koruma yöntemi yoktur. Bütün önlemlerin birlikte alınması gerekir. İyi havalarda arılara 15C’de koyu ılık şeker şurubu verilmesi arıların bağırsaklarına kan akımını kolaylaştırır. Temiz bal vermek, ifrazat ballarıyla beslememek koruyucu tedbirlerdir. Arıların çoğu dizanteriye yakalanmışlarsa, temizlik uçuşu yapmaları zorunludur.
Mikrobik olmamakla birlikte doğrudan doğruya veya kovanda her zaman bulunması mümkün Nosema gibi bir bağırsak enfeksiyonu ile birlikte seyrettiği zaman kolonilerin ölümüne sebep olabilir.

Bütün bunların, bu bilgilerin sonucu olarak doğrudan bakım ve beslemeye dayanan ve infeksiyöz olmayan arı hastalığı Dizanteri’dir.
Arıların üşümesi, rutubetli yerlerde kışlatma, ekşi ve bozuk şuruplarla besleme ve kovanlarda yeter yiyecek bulunmaması hastalığa neden olmaktadır.

Dizanteri, İlkbahar başlangıcı ve kış sonunda görülür. İnverte şuruplar, kışlatma için uygun değildir. Çünkü bazı yan reaksiyon ürünleri (hala bilinmeyen) kolonilerde dizanteri’nin gelişmesine ve önemli miktarda granulasyon oluşmasına neden olabilmektedir. Dizanteri, hazım bozukluklarından dolayı arıların ishale yakalanmalarıdır. Bulaşıcı bir bağırsak hastalığı değildir.

 Simdi sizin durum..
Elde bal yok var da tas gibi..
Inverte karsi olsam da elinizdeki olanak ve güvendiginiz yem bu ABD de imvert suruptaki HMF yüzünden toplu koloni ölümleri yasanmistir, bu sebeple asitler ve invert ile yapilan surubu riskli bulurum. Kaldi ki ben bio baldan yanayimdir. Yani kovanima sifir ilac invert enzim, en cok toz pancar sekeri , o da 2-5 kilo..
Enzimle yapilan daha pahali ve daha akla yakin ve zehirleme riski yoktur.
 Siz simdi bu olanaklar ile ilik 15 derece gibi surubu ariya verdiginizde ne olacak .. bagirsaklar dolu.. surup ilik ve yenilesi var.. yedi..
Disari cikmak zorunda.. Cünkü tuvaletini disari bosaltacak.. Hava soguk..
Durum bu.. Kuru mama bir kisim tuvaleti toparlar vucuttan suyu ceker, tuvalet tarihini ileri atar .. atmasa da ishalden kesebilir cünkü seker kalorisi yüksek..
Yani bana göre önce kek.. ortam isininca surup..
Tecrubelerim de benim iklim ve ortamimda bunu hakli kiliyor..Sadece kisisel bir tercihtir bu. Dogru veya yanlis
kisiye kalmis..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Şub 2017 20:19:29
   Yazının,Şimdi Sizin durum,diye başlayan ve devam eden kısım beni ilgilendiren kısım. Bal ile besleme ana besleme şekli olmalı,konu hakkında,Sizin görüşünüzü öğrenmek istemiştim,yukarı kısmında yazılı olanların bir çoğuna katılmıyorum( Enzimle yapılan invert için yazılanlar,kekteki soya fasulyesi ve süt tozu kısmı hepten felaket),kendi içerisinde çelişen bilgiler içeriyor,tecrübeye dayanmayan sağdan soldan toplanmış ve alel acele yapılmış bir araştırma.. Ancak formik asit ve alkol kısmına katılıyorum,ölçeği belirtilmemiş dahi olsa.
 İlginize teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 14 Şub 2017 21:13:46
1. Mesaj
Yem yoksa ilave verilir bu kek olur veya balli bir cerceve cizilir (kendi baliniz olmali) veya el ayasi kadar balli petek..
2. Mesaj
Petekli bal kovana verilirken peteğin hastalıksız ve içerisindeki balın bozulmamış olmasına dikkat
Son mesaj kovana ilac invert sokmam bio balciyim en cok pancar sekeri..
Sizin elinizde sadece surup var sartlar nasil olabilir..
Yemleme dedigim gibi en cok tartismaya acik olan konudur
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Şub 2017 22:01:56
1. Mesaj
Yem yoksa ilave verilir bu kek olur veya balli bir cerceve cizilir (kendi baliniz olmali) veya el ayasi kadar balli petek..
2. Mesaj
Petekli bal kovana verilirken peteğin hastalıksız ve içerisindeki balın bozulmamış olmasına dikkat
Son mesaj kovana ilac invert sokmam bio balciyim en cok pancar sekeri..
Sizin elinizde sadece surup var sartlar nasil olabilir..
Yemleme dedigim gibi en cok tartismaya acik olan konudur
  Bir soru daha,neden pancar şekeride,dekstroz-fruktoz-malto dekstrin değil. Umarım pancar GDO suz olduğu için demezsiniz. Tartışmaya en çok açık bir konu olduğu için yazmak zorunda hissediyorum. Beslenme günümüz arıcılığında en önemli konulardan olduğu için konunun üzerine gidiyorum,Zira ,bal arıları artık evcil hayvanlar sınıfına dahil oldu gibi bir şey. Arıların bal ile beslenmeleri konusunda en küçük bir itirazım yok.Yeterli stoklarının olmaması veya tarafımızdan yapılan hatalar sonucu stoklarını kış mevsiminin biryerlerinde bitirmeleri veya kovanlardaki balların donması(kristalize demiyorum,gerçek donmadan söz ediyorum) gibi acil durumlarda yapmamız gereken ne olmalı. Dün Trakya dan bir Arkadaşımız yazdı,90 kovanından 75 i açlıktan ölmüş,donmuş bal ve yer değiştirememe sebebi ile. Neyse,trafik kazası diyelim. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Yıldız Teknik Ünv.kaçlı yıllarda okudunuz.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 15 Şub 2017 09:11:40
Dünya üzerinde yapilan yem tartismalarinin bir cogu bu konudur yemleme bicim ve zamanlamasi.. Ve inanin tanimlanmis hic bir kural yoktur. Diye 2. kere yazayim.

Biliyorsunuz ki 18 cesit seker var ariyi beslemeye uygun olan..
Bunlari da kullanmiyorum. Benim yöntemde klasik su kayniyor 3 seker 2 su oransal karistiriliyor, yarim cay kasigi DENIZ TUZU; 2 yemek kasigi bio elma sirkesi..
(1 kilo sekere asagi yukari denk gelen ölcüm).. 35C derece gibi yemlige konuluyor..

Bunu verdigim tarih de arilar kislik yavruyu kesmisler, tüm gözleri dolduruyorlar.
sonra sikistiriyorum 2 kat ariyi tek kata indiriyorum ve üst katina balliklarini koyup birakiyorum ta ki formik asite kadar..Benim biraktigim yemlikle bal, onlara nisan sonuna kadar yeter, göz kontrolunu yaparim bala parmak atarim özellikle ucus oldugu gün orta yerdeki veya salkimin üstündeki petegi mutlaka keserim. Bizdeki aricilar ariyi siki siki sarip isitiyor.. Ari sicakta yem yer salkimi bozar ugusukluktan cikar.. sonra da yavruya calisir isindikca yem yer ve sonuc yemsiz kalir.. Zaten 2 parmak bal kemeri ile kisa sokulan arilara kekle bakim yapilir..

 Donmus bal olan aycicek balini vaktinde sagip süzüp, size yazacagim oranlarda bunu özelden yazarim isterseniz bir beton mixeri ile karistirip krem haline getirip torbaya koyup ariya verebilirsiniz.. Sitede krem bal yapimi videosu var.

Bunda maksat iri seker kristallerinin kirilmasidir ve asilama ile bu bal artik beton gibi donmaz.


Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 15 Şub 2017 09:38:20
  1977-80 arası dgsa mimarlıkta okudum,aşağıda iskelenin yanında. Sanırım aynı yıllarda aynı kaldırımlarda yürüyüp,aynı otobüs duraklarında beklemişizdir,belkide otobüse binebilmek için birbirimizi itip kakmışızdır,o arka kapılara az sıkışmadık. Ve şimdi aynı gökyüzünün altında ama nerelerderdeyiz. Krem balı denedim ama benim 500 Watlık matkap yanma sinyalleri verdiği için vazgeçtim,çift karıştırıcılı güçlü bir makine gerek bence. Teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 15 Şub 2017 10:34:59
Kesin ayni ortamlarda bulunduk o zamanlar..Besiktas
Hey gidi günler.. Motor iskelesi vardi deniz kenarinda barbaros iskelesi.
Bir de Cafe vardi sizin okul giderdi. 3 . katta denize nazir..Motor iskelesinin orada
Sizin okul kösede sokak basinda simdi karman corman olmus oralar..
Beslemeye yazi attim Devrim oskay.. Tavsiye ederim.
   Forumu Köy Kahvesine çevirdik,Arkadaşlar kusura bakmasınlar. Beslemedeki yazıları okudum,özellikle bu besleme konusunda bayağı bir yazışma olacak.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: kazım kayhan - 15 Şub 2017 15:08:28
17 Erhan bey M.Peker İskar bey biz forum üyelerine ayırdıgınız zaman ve emekleriniz için forum üyesi

arkadaşlar ve şahsım adına çok teşekkürler ediyorum.

tercübe ve bilgi paylaşımlarınızın devamını diliyorum. sevgi ve selamlar.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 15 Şub 2017 16:58:16
  Estağfurullah Abim.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: 17erhan - 15 Şub 2017 18:57:56
Emegi gecen herkes adina ben de tesekür ederim..

Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 16 Şub 2017 04:07:32
 ;)
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: İzzet Akçay - 16 Şub 2017 05:00:16
Bu konuyu parçalara ayırıp yeni konular şeklinde ilgili bölümlere taşımak gerekecek.

Mesajlarınızı sildik sanmayin. Bu forumda ilgili şahsa bilgi verilmeden hiç bir mesaj silinmez.

Ama forumu tehlikeye sokacak kısımları haber vermeksizin sansurleyebiliriz.  ::)
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 24 Mar 2017 00:01:49
Bölgemizde Mart ayı güzel geçiyor. Bugün Mart ayında ikinci kontrolü yaptım.
Normalde 15 Nisanda Kiraz çiçeği açınca ballıklar verilir.

Kontrollerde analar yaşıyor mu ? Stokları yetecek kadar varmı diye baktım.
Bazı koloniler stokları tüketmiş , kıştan kalan ballı çıtalardan stok takviyesi verdim.

Gözlemime göre iki tanesi hariç , hepsi kata çıkacak duruma gelmiş. Yavru alanları geçen yıla göre daha genişlemiş. Anasız bir koloniyi başka bir koloni ile gazete kullarak birleştirdim.

Geçen bu süreçte her hangi bir katı ve sıvı besleme yapmadım.

Bu sene katları biraz daha geç vermeyi düşünüyorum.

Bu arada yılbaşından beri alt çekmeceleri açık..

Arıları yeni yerlerine taşıdım ama  çekmeceler eski yerde kaldı:)

Önceli senelerde tek katlılara Mart'ta kat verip ,  kata çıkmak için erken dediklerime 15 Nisanda ballıkları 3. Kat olarak verip , en alta bir kat daha giriyordum.
Fakat bu sene koloninin ürettiği sıcaklıktan tam faydalanmak adına , alta değil üste ikinci kuluçkalık , daha sonra da üçüncü kat olarak ballıkları vereceğim.

Nisan ayında üretim başlar..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: ahmet çetin - 24 Mar 2017 09:10:59
Gözlemime göre iki tanesi hariç , hepsi kata çıkacak duruma gelmiş.
sayın admin
kata çıkma durumunu neye göre ayarlıyorsunuz????????
kapalı yavru
arının 5-7 cıta olusu vb
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 24 Mar 2017 10:45:42
Kovanın 3/2 doluysa yeni kat verilmelidir.


Not :  Ben burada genel olarak sistemi yazmaya çalışıyorum. Bütün detaylara girmiyorum.
Erhan abi bir ara daha detaylı yazmıştı fakat ben gerek görmüyorum.
Örneğin fare girişini engelleyen telleri çıkarttım ,  kovan tabanında ki arı ölülerini temizlemek vb. 


Ek olarak bölgemizde gelen polenlerin iyi stoklara dönüştüğünü söylemekte yarar var.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 15 Nis 2017 13:52:33
Nisan ayı içerisinde genelde ortalarında , mevsim sıcaklıkları erken geldiği için iki hafta kadar önce kiraz çiçekleri açtı. Bizim bölgede ilk ballıklar o zaman verilir.
Bahar çiçekleri ile beraber nektar geldikçe ,  zaten kıştan hızlı gelişerek çıkan arılar birden zirve yapar. İkinci kuluçkalık verilmemiş olanlara , ikinci kuluçkalık verilir ve sağdan veya soldan ikinci çerçeve olarak erkek çerçevesi , boş olarak girilir. Güçlü koloniler bu çıtayı örerek hemen yumurta atarlar.

Almanya'da bu yazdıklarım , arıcılığın önde gelen kurum ve kişileri tarafından standartlar olarak öğretilir.


Sifirdan örülen boş erkek çıtası kapanınca ,  kesilip boş çıta yeniden verilir.
Bu arıya sürekli Petek örme imkanı ve oğul eğilimini düşürme avantajı sunar.
Aynı zamanda arının oğul eğiliminin referansıdır.  Alman sisteminde erkek çıtası örülmüyor veya örülme yarıda bırakılıyorsa oğul alarmı demektir.

Bir sistemin içinde uygulayıcı olmak , eğer kişide o sistemi bireysel olarak geliştirme veya değiştirme yapmamış ise , kişiye özgü bir bilgi durumu kazandırmaz.  Sistemi kendi dilimizle anlatıp , sanki bizim bilgimizmiş gibi yansıtmak ne kadar doğrudur tartışılır..

Genelde Mayıs başına kadar çalışmalar bu seyirde rutin devam eder.
İkinci bir oğul ateşini almak için  Mayıs ayına girerken  ,  birer ikiler kapalı yavrulu , arılı çerçeveleri alıp temel Petek giriyorum. Bu ilk etapta bana iki üç hafta zaman kazandırıyor.

Genelde Mayıs başında başlayan ana arı üretim çalışmalarına Nisan ortası başlayanlarda vardır. Fakat Nisan ortası veya sonu  geri gelebilecek soğuklara hazır olmak gerekiyor..

Bizde ballıklar mutlaka ızgara üzerine verilir.  Merkezine ya iki adet kabarmış çıta verilir veya elde yoksa ikinci kuluçkalıktan taze nektar gelmiş çıta yukarıya çekilir.  Arının kata çıkmasını kolaylaştırmak için , ikinci kuluçkalığın merkezinde ki bal kemerlerini kaldırmak gerekir. Merkeze verilen iki adet temel Petek bu işi kolaylaştırır.

Almanya , baharı , yazı sürekli yağışlı..  Günü gününe uymayan , mevsimine guven olmayan bir yerdir.

Firsat buldukça , unuttuklarımızı yazarız..



Bu süreçlerde ballığa yavrulu çıta çekmek risklidir..
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Neo24 - 15 Nis 2017 18:21:33
Bizim burda daha söğütler yeni açtılar...
kirazlara daha var...
yer kayserinin biraz yüksek kesimleri 1400-1600 rakım.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: dogalaricilik - 15 Nis 2017 20:51:35
Zülfü hocam bu sistemde başlarken yeni bir arıcıysak. Elimizde hiç kabarmış yoksa., gidip 8 çerçeve yavrulu diye stoksuz anlaşıp bir kovan alıp gelsek. Kenarlara 1er ham koyup. 8 ful yavru olduğu için üste 10 ham koyup besleme mi yapmalıyız. Sıvı mı, fondan şeker mi, sıvıysa koyu mu yoksa ham kabartmak için 1 e 5 sulu mu.Ne yapsak bu şekilde yeni başlayan biri olarak.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 15 Nis 2017 21:38:26
Kolonide duvar çıtaları olmaması risk bence. En kısa yoldan o duvarların doldurulması gerekir. Ben olsam , duvar için en uygun çıtaları duvara kaydırırım(Kemerleri en kalın ,  varsa polenli, en kötü ihtimal kapalı yavruları en kısa sürede doğacak olanlardan).  Temel petekleri merkeze girerim. Biraz 1/1 beslerim. Duvarlar stok almaya hazır hale gelince ve temel petekler işlenince , duvarlar için 3/2 veririm.
Üst katı temel petekle verecekseniz , nektar akımı yoksa besleme yapılması lazım.

Bizde şöyle bir farklılık vardır.  Sonbahar stokları fazla verildiği için veya arı ölümü olacağı için mutlaka stoklu çerçeve bulunur.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 15 Nis 2017 21:45:30
Bu sitemde gördüğüm bir kolaylıkta iki katlı arı kışlatmaktır.

Hasattan sonra iki kata düşürülmüş. Varroa mücadelesinden hemen sonra , ikinci kat için 15 kğ 2/1 koyu invert verilir. 4-5'er litre olarak..

Üst katı sıralar , merkezde biraz yavru olur. Arı altta veya ortada kışlar..

Açlıktan ölecek derdi olmaz..

Bahar geldimi arı kata çıkar ,  gelişir.  Stoklu çerçeve mi lazım ? Bu kattan alınır ve kullanılır.

Nektar akımı başlıyor mu? Stokları iyi bu koloninin ikinci katın , ikinci çıtasına erkek çerçevesi girilir. Üstüne ızgara ve ballık..

En kolay sistem:)
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: dogalaricilik - 15 Nis 2017 22:33:58
Kolonide duvar çıtaları olmaması risk bence. En kısa yoldan o duvarların doldurulması gerekir. Ben olsam , duvar için en uygun çıtaları duvara kaydırırım(Kemerleri en kalın ,  varsa polenli, en kötü ihtimal kapalı yavruları en kısa sürede doğacak olanlardan).  Temel petekleri merkeze girerim. Biraz 1/1 beslerim. Duvarlar stok almaya hazır hale gelince ve temel petekler işlenince , duvarlar için 3/2 veririm.
Üst katı temel petekle verecekseniz , nektar akımı yoksa besleme yapılması lazım.

Bizde şöyle bir farklılık vardır.  Sonbahar stokları fazla verildiği için veya arı ölümü olacağı için mutlaka stoklu çerçeve bulunur.
Teşekkürler hocam. Peki bu şekilde ilk katı hallettik. İkinci katı alttan bir iki yavrulu yukarı ortaya çekip kenarlarını 4er ham petek verip 1 e 5 mi besleyelim. Birde 8 çıta full yavrulu ilk kat zaten hemen ikinci katı istemez mi.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 15 Nis 2017 23:01:02
Bizim bölgede riskli yavru çekmek bazen..

Türkiye'de sıcaksa niye yapılmasın. 
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 21 Haz 2017 03:15:07
Arı ezber bozar , her sene mevsimler bir değişik:)

Bu sene oğul memesi temizlemeden 21 Haziran gün dönümünü gördük.

Uygun bir zamanda detayları yazacağım.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 03 Tem 2017 10:33:08
Merhaba Arkadaşlar ,

Forum kurulmadan önce bir anket yapılmış ve ben hayır demiştim.
Buna rağmen değerli büyüklerimizi ve dostlarımızı kırmamak adına forumun kuruluşunda karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalıştım. Güzelde oldu.
Fakat artık işlerimin çok yoğun olması sebebi ile zaman ayıramıyorum. Ve bir şeyin hakkını veremedikten sonra yapmanın mantığı yoktur diye düşünüyorum.
O sebeple hesabımı kapatıyorum.

Forumun kurulumunda emek vermiş ve verecek olan herkese başarılar dilerim.
Saygı ve sevgiler.

Hoşçakalın.
Başlık: Ynt: Alman yöntemi
Gönderen: M.Peker İskar - 03 Tem 2017 12:01:06
Merhaba Arkadaşlar ,

Forum kurulmadan önce bir anket yapılmış ve ben hayır demiştim.
Buna rağmen değerli büyüklerimizi ve dostlarımızı kırmamak adına forumun kuruluşunda karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalıştım. Güzelde oldu.
Fakat artık işlerimin çok yoğun olması sebebi ile zaman ayıramıyorum. Ve bir şeyin hakkını veremedikten sonra yapmanın mantığı yoktur diye düşünüyorum.
O sebeple hesabımı kapatıyorum.

Forumun kurulumunda emek vermiş ve verecek olan herkese başarılar dilerim.
Saygı ve sevgiler.

Hoşçakalın.
   Üzüldüm. Sayenizde bilmediğimiz şeyler hakkında bilgi sahibi olduk. Verdiğiniz emeklerden dolayı çok sağolun. İşlerinizde kolaylıklar dilerim.