Gönderen Konu: İzzet'in 8 çerçevesi  (Okunma sayısı 54097 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
İzzet'in 8 çerçevesi
« : 10 Ara 2016 03:25:18 »






Okumaya karar vermeden önce bilin ki burada Alman sisteminden farklı, çok esnek uygulamalar göreceksiniz. Bazı noktalarda çelişkiye düşebilirsiniz. Bazı noktalarda yok artık! Hadi be! gibi tepkiler verebilirsiniz, o yüzden kalabalık içerisinde okumayın. :)

Şunu da başlamadan belirteyim, bu sistemi kullanmak için hiç bir ekstra masrafa gerek duymayacaksınız. Çünkü elinizdeki hazır bulunan 10 luk kovanlarda bu sistemi uygulayacağız.

Bu başlığı okumayı kendi rızanızla göze aldıysanız başlayalım...

Neden 8 çerçeve?
Arıların doğal yuvalarına baktığımızda ve bunların üzerine ısı iletimi ile ilgili fizik kanunlarını bindirdiğimizde kanaatimce arı için en uygun yaşam ortamı 8 çerçeve sistemli kovanlar.

Burada ilk karar verilmesi gereken husus koloniyi kimin yöneteceği. Koloniyi arılar mı yönetecek arıcı mı?

Bilinmesi gereken ikinci nokta koloniyi yönetirken direktifleri kime vermemiz gerektiğidir. Arılara mı ana arıya mı?

Başarının tek yolu arıcının arıları yönetmesidir. Neden? Arılar içgüdüleri ve doğa şartları gereği yaşayışlarına devam ederler. Ama arıların atladığı faktör arıcı faktörüdür. Örneğin arı baharda tam faal duruma geçmek için az da olsa nektar akımı bekler. Doğada polen olsa dahi polen tek başına yeterli bir uyarıcı değildir. Arıcı bahar başında arıları uyarıcı besleme yaparak bahara çok daha hızlı girmesini sağlayabilir.

Arıcılarımızın en büyük hatası ise sezonun ilkbaharda başladığını sanmalarıdır. Arıcının en önemli referans noktası, öğretmeni, yol göstericisi arının kendisidir. Arıcının arının neyi ne zaman neden yaptığını anlamış olması gerekir.

Arı balı ne için toplar? Arı balın büyük kısmını baharda yavrularını besleyebilmek, baharda mumunu örebilmek, baharda yavrularını ısıtabilmek için kullanır. Kısaca arı balı bahar için toplar ve bu balı yazın toplar. Yani arıya saygı duyan bir arıcı arısının ilkbaharda kullanacağı besini sonbahardan arısına verir.

Arıcının arısına duyduğu saygı kadar müşterilerine de saygı duyması gerekir. Müşterisine duyduğu saygı gereği bal akımı döneminde ve hemen öncesinde hiçbir şekilde varroa mücadelesi yapmayan arıcı, arısına duyduğu saygı gereği balı alır almaz arısını varroadan kurtarmalıdır. Bu varroadan kurtulma operasyonunun detaylarını ayrıca yazacağız.

Bazı etik,mantık ve teknik kurallarımızı ortaya koyduktan sonra kolonimizi yönetmeye başlayabiliriz.

Forum adından da anlaşılacağı gibi amacımız kolay arıcılık. Yani alışık olduğumuz sistemin tersine işleri kolaylaştıracak bir sistemde arıcılık yapmak. Ama elimizdeki arı eski sistemde düzenlenmiş. Dolayısı ile balı aldığımız anda başlaması gereken sezonu, geçiş sürecini yönetmek adına baharda başlatacağız.

Bu yönetim şeklini yörelere uyumu sağlamak için tarihlerle değil çiçeklenme dönemlerine göre yazacağım. Referans bitkilerimizden en önemlileri söğüt ve kiraz olacak.
« Son Düzenleme: 19 Ara 2016 04:19:06 Gönderen: İzzet Akçay »




Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #1 : 11 Ara 2016 03:38:05 »
Geçiş Süreci

Eski sistemde kıştan çıkmış 3 çerçeve arı ile başlayalım.

Her bölgede arıların yavruya başlama dönemi, bir hafta kadar sapma olabilmekle birlikte, bellidir. Biz de bu dönemle birlikte arılarımızı uyarmaya başlıyoruz. Uyarma işleminde kullandığım kekin tarifini  burada bulabilirsiniz. Tek farkı bu dönemde biraz daha cıvık kıvamda hazırlamak gerektiği.

Yavrunun başlama döneminden bir hafta önce arılarımızın hepsine uyarıcı olarak 100 gram kadar kek veriyoruz. Bir hafta sonra havanın müsait olduğu bir gün birkaç tanesini gözümüze kestirip yavru durumunu kontrol ediyoruz. Yavruya başlamamışlarsa bir tur daha kek veriyoruz. Başlamışlarsa artık dokunmuyoruz.

Ara not: Arılarımızın besin durumu. Arılarımızın kıştan çıkışta besin depolarının dolu olması gerekir. Aç olan arı varsa buradan bir yöntem seçerek stoklarını en az seferde doldurmanız gerekir.

Keki verdik arıları uyandırdık ve arılarımız tam gaz sezona girdiler. Yeni sezonun genç işçileri çıkana kadar yani 25-30 gün kadar arılarımızı hiç rahatsız etmiyoruz (Stokları yeterli ise). Genç arılar çıktıktan sonra elinizde esmerce kabarmış mum varsa  arılarımızı hiç rahatsız etmeden,kadroya bakmaksızın, en dışa bir tane koyuyoruz.  Arımız oldu 4 çerçeve. Bunun amacı arıyı en dıştaki stok çerçevesine yavrulamaya teşvik etmek. Arı stok çerçevesindeki balı yeni kabarmış muma taşıyacak, hem yavru sahası açmış hem de yeni verdiğimiz mumu nemlendirmiş olacak.

Ara not: Stok çerçevesinde yeterli besin var ise besleme yapmıyoruz. Çünkü yavru sahası yaratmak adına stokların artık azalmaya başlamasını istiyoruz.

Elinizde kabarmış yoksa iş değişiyor. Ben ham mumu her zaman stok ve yavru sahası arasına girerim. Arılar kolayca kabartırlar. Bu konuda da şehir efsanesi çoktur ama siz onlara kanmayın. Benim gibi yapın. ;)


Arılarımızı bu duruma getirdik.

Hep en olumsuz, sizi zor durumda bırakacak koşullar üzerinden gitmeye çalışacağım. Mesela bu durumda arı dış depo çerçevesine de yavrulamış olsun. Bu durumda en dışa kabarmış girip, arılar bunu depo çerçevesi haline getirecek şekilde bir seferde bolca koyu şuruplamanız gerekir. Çünkü arı sağında solunda ballı polenli çerçeve ister.




Kolonileri 4 günde bir stok çerçevesini aralayarak hızlı bir şekilde kontrol edin. Eğer yavru sahası stok çerçevesine dayanmışsa yukardaki işlemleri tekrarlayın;yeni verdiğiniz çerçevenin her iki tarafında da yumurta gördüğünüzde bu çerçeveyi yavru sahasının tam ortasına alıp yerine yeni çerçeve girin. Evet ortaya alın çünkü ana arı en geniş yavru sahasını merkezdeki çerçeveye yapar. Böylece face de paylaşmak için bol bol, boy yavrulu çerçeveleriniz olur. ;)



Artık genç arılar çıkmaya başlayalı 15 20 gün kadar oldu ve artık çalışma zamanları geldi (Giresun şartlarında Mart başı). Arılarımız da bu arada 5-6 çıta oldu. Ne yapıyoruz? Şurupluğumuzu ağzına kadar kek dolduruyoruz ve bala 15 gün kalıncaya dek bir daha da boş bırakmıyoruz. Arı nektar bulamadığı dönemde bu kek nektar akımını taklit ediyor. Nektar geliyorsa zaten kekin yüzüne bakmıyor.


Ham mumlara arkalı önlü yavru atıldıkça merkeze alıp yerine yenisini yerleştiriyoruz. Vereceğimiz mumların kovan içerisinde arıya yakın durması bize 10 gün acil işimiz dahi çıksa kafa rahatlığı sağlar.


Arılarımızın son sekli bu. Verdiğimiz bütün hamlar kabartıldı. Merkezde oldukları için maksimum yavru alanına sahipler.

Gözümüz söğütlerde. Artık açma zamanları geldi. Arılarımız 5-6 çıta. Kimisi 7-8 çıta oldu. Bölme tahtalarımızı ve şurupluklarımızı hazırlıyoruz.


Ve söğütler açtı...

İstisnai Durum Notu:
I-Eğer arınız çok sıkışıksa 4.ncü çerçeveyi ihtiyaten erken girin. Arı boşuna dalak indirmekle enerji kaybetmesin.
II- Arılarınız 6 yavrulu çerçeveye ulaştığında söğütleri boşverin. Katını verin.
« Son Düzenleme: 19 Ara 2016 03:59:00 Gönderen: İzzet Akçay »
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #2 : 12 Ara 2016 00:21:15 »
BURAYA KADAR GEÇİŞ DÖNEMİ İDİ. ARTIK 8 Lİ SİSTEME TAM ANLAMIYLA GEÇTİK
BUNDAN ÖNCEKİ UYGULAMALARI ARICILIK HAYATIMIZ BOYUNCA
BİR DAHA YAPMAYACAĞIZ
Başlangıç notu: Takvimi bitkilere endeksleme sebebimiz ne idi? Bir bitkinin çiçeklenmesi için belirli şartlar gerekir. Bitkinin çiçeklenmiş olması iklimsel şartların o olgunluğa geldiğini ifade eder. Örneğin söğütler Giresunda şubat 5 de Erzurumda Nisan 5 de açıyorsa, Giresunun şubat 5 i ile Erzurumun nisan 5 i mevsimsel olarak eşdeğer demektir.

Söğütler açtı...

Arılarımız artık çok kaliteli polen ve nektar kaynakları ile buluştu demektir. Ataklarına bizim de kek desteğimiz ile belirli bir ivme gelecektir. Bu ivmeden maksimum faydalanmak için yapmamız gereken şey kat atmak.

Arının gücüne kadrosuna bakmaksızın 3 "yavrulu" çerçeve üzeri olan bütün arılarımıza kat atacağız. Haydi iki arımıza kat atalım.

İlk arımız 3 yavrulu bir depo çerçeveli arı olsun;

- 4 çerçeveyi ortaya alıyoruz. Sağına soluna 2şer tane kabarmış çerçeve koyuyoruz.

- 8 çerçeve haline gelen arımızı bölme tahtası ile sıkıştırıyoruz ve boş bir ballık atıyoruz. Burada aslolan arıyı 8 çerçeveye tamamlamak. Arınızın durumuna göre yeter sayıda çerçeve girmeniz gerekiyor.

- Sonradan ilave ettiğimiz 4 boş çerçeveyi doldurmak için bu arıya en az 10 litre koyu kıvamda şurup vermemiz gerekiyor. Ve bu şurubu mümkün olan en az seferde vermemiz gerekiyor. Boş ballığın içerisine, çerçevelerin üzerine 10 litre şurubu alacak büyüklükte, arıların üzerinde yürümesine imkan sağlayan bir kap koyuyoruz. Kabın içerisine arılar boğulmasın diye çalı çırpı koyup şuruplarını veriyoruz.

-2-3 gün sonra şurubu çekmiş oluyorlar. Arımızın geldiği durum 3 yavru 5 istihkak. Boş ballıktaki kabı alacagız ve yerine 2 kabarmış 6 tane ham mum koyacağız. Dizilim 3 ham-2 kabarmış-3 ham şeklinde olacak. Yine katataki çerçeveleri de bölme tahtası ile sıkıştıracagız.
Burada bir püf noktası var. Eğer alt kattaki çerçevelerde bal kemerleri çok kalın ise ana arı yukarı çıkıp yumurta atmak istemeyecektir. Elimize bir kaşık alıp bal kemerlerini temel peteğe kadar dibinden dibinden bozacağız. Arılar bu kısımları tamir ederken ana arı da buralara rahatlıkla yumurtlayacak, üst kata da nazlanmadan çıkacaktır.

-Katımızı verdik. Bir hafta sonra kontrol edeceğiz. Kattaki hamların kabarmışların durumu nedir? Normalde görmeniz gereken manzara kabarmışlara çekilmiş bir miktar besin (bu kabarmışları nemlendirip yavru atımını hızlandıracaktır) ve kabarmışların hemen yanında işleme alınmış ham mumlar. Manzara buysa sorun yok demektir. Arılara bir hafta daha vereceğiz.

Peki manzara bu değilse veya bir hafta daha vermemize rağmen ana kata çıkmamış ise ne yapacağız? Tabi ki arının keyfini beklemeyeceğiz. Arıyı biz yönetiyoruz. Aşağıdan bir kapalı yavrulu çerçeveyi alıyoruz üst katın tam ortasına koyuyoruz. Mecbur çıkıyorlar. ;)

İlk arımıza kat verme işlemi bu kadar. Ancaaak! Ya elimizde kabarmış petek yoksa? İşte ince işçilik burada. O halde arılarımıza mum kabarttırmamız gerek. Arı en hızlı ne zaman mum kabartır? Nektar gelirken. O halde arılarımıza nektar vereceğiz.
5 su 1 şeker şurup hazırlayıp arılarımıza 5 litre 5 litre vereceğiz. Daha az verirseniz kabartmazlar haberiniz olsun. Bu olayın mantığı nektarın suyunu savurmak için alana ihtiyaç duyması. Eğer alan ihtiyacı duymayacağı kadar az verirseniz onlar da kabartmazlar.
Bu şurubu vereceğiniz arının şurubu ekşimeden, yani 1-2 günde alacak güçte olması gerekir.

Geldik ikinci arımıza 8 çıta.

İkinci arımız 8 çıta olsun. 6 yavru 2 depo çerçeveli. Burada bize para kazandıracak bir iki incelik daha var.
« Son Düzenleme: 28 Ara 2016 12:46:13 Gönderen: İzzet Akçay »
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #3 : 15 Ara 2016 17:01:18 »
İkinci arımızda kalmıştık.

6 yavru 2 depo toplam 8 çıtalık arı.

Bu duruma gelmiş bir arıda söğüt felan beklemiyoruz. Veriyoruz anında coşkuyu.

Ben burada arının durumuna göre iki farklı yol izliyorum.

A- Sıkı duran arı.
B- Bize bir iki gün daha versen mi diyen arı.

A arısına kat verirken boş bir ballığa 7 tane temel petekli çerçeve koyuyorum. Tam ortalarına kuluçkadan bir kapalı yavrulu çerçeve çekip yerleştiriyorum.

Kuluçkada eksilen çerçeve yerine temel petekli çerçeve giriyorum. Ama ballıktaki kapalı yavrunun tam altına gelecek şekilde yavru sahasının tam ortasına.

Koyuyoruz düzenlediğimiz ballığı üzerine. Yukarda 8 aşağıda 8 çerçevemiz var. Üst katta iki çerçevelik boşluğa 5-6 litrelik şurupluğumuzu koyup ağzına kadar dolduruyoruz.

Yaklaşık 10 gün sonra ham mumların en az 5 tanesi kabarmıs 3 tanesine yavrulanmış oluyor. Eğer söğüt gibi verimli bitkilerin olduğu bir dönemde ise bütün ham mumlar işlenmiş oluyor. Şurupluğu alıp bölme tahtası koyuyoruz. Izgara atıp ballık ta verebiliriz, bölme tahtası koymayıp iki ham mum daha da işletebiliriz. Sonuçta koloniyi biz yönetiyoruz.

B arısına ne yapacağız?

Alt kata dokunmayacağız. Boş bir ballıkta ortaya iki tane temiz ve kabarmış mumlu çerçeve, kenarlarına 3 er tane temel petekli çerçeve koyuyoruz. Bu 8 çerçeveyi kuluçkanın üzerine olduğu gibi koyacağız. Yine şurupluğumuzu ağzına kadar doldurup 10-15 gün yanına uğramayacağız. Adı üzerinde kolay arıcılık. Ama bu geçiş dönemi seneye daha da kolay olacak her şey.

10 gün sonra baktığımızda A arısında anlattıklarımızdan birisini uygulayacaksınız.

Bölüm notu: Göreceksiniz ki bu sistemle bakılan arılar eski sisteme göre çok daha hızlı gelişmiş olacak ve şöyle düşüneceksiniz; "Ben bu arıyı nektar akımına kadar ne yapacağım?". Böleceksiniz. Bu aşamada ben çok sayıda bölme alıyorum ve durumu bildiğim için de hazırlıklı oluyorum. Böl memeyi ver işine bak.

Bölüm notunun notu: Bölmelerin bakımı ile ilgili burada gerekli bilgileri de vereceğim.

Nevzat abiye not: Abi çiizmleri ve videoları ekleyeceğim ama en son. Yazı kısmını bir halletmem gerek.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #4 : 17 Ara 2016 01:26:43 »
Ek bilgi: Gerekli yavru sahası

Bir ana arı için literatürde geçen günlük yumurta sayısı 2 000 civarındadır. Benim buna inanmamak için bir çok sebebim var ve bu sistemi kullandıkça sizin de bu konuda ciddi supheleriniz olacak.

Benim tarzım her zaman minimum ya da maksimum üzerinden hesaplamalar yaparak zor durumda kalmamaktır. Yani bana sorsanız bir ana arı günde kaç yumurta atabilir? Benim cevabım şu şekilde olur.

-Bir günde 86.400 saniye var
-Bir ana arının yumurtlaması yumurtlanacak gözü bulmak ve yumurtlamak dahil minimum 25 saniye tutuyor.
-Yani bir ana arı en ideal şartlarda 3.450 yumurta atabilir.
-21 günde 73.500 yavru gözü gerekir demektir.

Elimizdeki ana arı çılgın ve bu rakamı yumurtluyor diyelim. Bu ana arının hızını kesmemek için ne kadar yavru sahasına ihtiyacımız var? Hesaplayalım.

-Bir temel petekte yaklaşık 7 bin yavru gözü var.
-Bunun 1/4 ü bal kemeri vesaireye kullanılır, kalır bize 3/4 yavru alanı.
-Elimizde petek başına 3/4*7000= 5.250 yavru gözü var demektir.
-73.500/5250=14 çerçeve maksimum yavru sahasına ihtiyacımız var.

Bizim 8 li sistemde ise toplam 16 çerçeve mevcut. Yani 2 kat kuluçka alanı bizim için yeterli.

Bu sistem Almanyada 10 luk şekilde kullanılıyor ve şöyle bir problem ortaya çıkıyor; ana arı üst katta yumurtlamaya başladıktan sonra alt kata inmeyebiliyor. Bu durumda kuluçkanın üst katı ile alt katının yeri değiştiriliyor. Ana arı sıcak olan üst kata yumurtlama eğiliminde olduğu için başlıyor yukarı yumurtlamaya.

Şunu belirtmeliyim 8 lik sistemde bu probleme 10 luk kadar sık rastlanmıyor.

Bu problemden kaçınmak için
-Çerçeve boyutları nizami olmalı.
-Katlar arasındaki  (çerçeve üstündeki) mumlar TEMİZLENMEMELİ.

Yani 3 kat yavru fantazilerine gerek yok. Tamam ana arı siz kat verdikçe arı yukarı yavru atar ama alt katların hakkını vermeden geçer.
« Son Düzenleme: 23 Oca 2017 01:20:19 Gönderen: İzzet Akçay »
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #5 : 18 Ara 2016 02:31:56 »
Arılarımıza ikinci kuluçka katlarını verdik

Bölmelerimizi aldık. Bölmeler için aldığımız çerçevelerin yerine girdiğimiz hamlar kabartıldı yavrulandı.

Kirazları bekliyoruz.

Kolonilerimizin durumu şu şekilde

2. kuluçka= 2depo + 6 yavru
1. kuluçka= 2depo + 6 yavru    Katların yerlerini değiştirdeyseniz %90 bu şekilde olacaklar. Seyyar taban avantajı.

Bir kıyak daha yapayım; Bahar balı almayacaksanız ya da kirazların açmasına 10 günden fazla var, bir seyyar taban, bir kapak getirin. 2. kuluçkayı seyyar tabana koyun. Anasız tarafa hazır ana verin. İkisine de tekrar ikinci kuluçka katı verin.

İki koloniniz oldu. Durumları da şu şekilde;

        Koloni I                                                                                 Koloni II
2.kuluçka: 2 kabarmış + 6 ham                                          2.kuluçka: 2kabarmış + 6 ham
1.kuluçka: 2 depo       + 6 yavru                                         1.kuluçka: 2 depo       + 6 yavru


15 gün sonra tekrar ikinci kuluçkayı doldurmuş olurlar. Seyyar taban avantajı.

Neyse açsın artık şu kirazlar.

Artık ballıkları girmemiz gerekiyor. Izgaralarımızı hazırladık. Ballıklara 10 tane evet 10 tane çerçeve koyduk. 2 tanesinin altı boş kaldı. Kalsın şimdilik. Arımızın yanına gittik.

Ballıktan 1 ham çerçeve aldık. 2. kuluçkadan da bir kapalı yavrulu çerçeve aldık. Ballıktan aldığımız ham mumu 2. kuluçkada 4 nolu çerçeve olarak girdik.

Kuluçkadan aldığımız yavrulu çerçeveyi de ballığa 4nolu çerçeve olarak giriyoruz. Arılarımızın ızgara direncini kırdık, arımız artık getirdiği bütün nektarı yukarı ballığa taşıyacak. Ballıktaki yavrulu çerçevenin sağına soluna varsa kabarmış çerçeve girin. Yoksa ham mum girseniz de çok farketmez.

Çerçevelerimiz bal dolmaya başladı. %70 bal dolduğunda, ilk ballığı ön arka çevirelim ki altı boşta kalan çerçevelerinde hakkını versinler, ikinci ballığı veriyoruz. Varsa tam ortaya 3-4 tane kabarmış mum vermek iyidir. Yoksa ballıktan ballı bir çıta çekmek iyidir. İkinci ballıkta %70 doldu.

Üçüncü ballıkta işler biraz değişiyor. Zor olacak ama bal dolu iki ballığı kaldırıp yeni ballığı onların altına koyacağız. Ki arılarımız yorulmasınlar. Bu ballıkta hiç kabarmış mum vermeseniz de olur. Yukarda 50 kilo bal varken ne yapmaları gerektiğini anlarlar artık.

Dördüncü ballıkta aynı şekilde diğerlerinin altına girilecek ama bir malzemeye daha ihtiyacınız olacak: merdiven. :)

Geldik bal hasadına...

Az kalsın unutuyordum; haftada bir katların arasını aralayıp oğul kontrolü yapmayı unutmayın.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #6 : 27 Ara 2016 10:42:15 »
Bal hasadını nasıl yapacağız?

Bal hasadına girişmeden önce, özellikle kestane arıcılarına, balın olgunluğunu refraktometre ile ölçün derim.

Bunun en pratik yolu arı kaçıran. Izgaraları alıp arı kaçıranları bir gün öncesinden kuluçka ile ballıklar arasına koyacağız. Akşam ballıktaki arılar içgüdüsel olarak kuluçka sahasına inmek isteyecekler. Ve arı kaçıran sayesinde tekrar yukarı çıkamayacaklar.

Ballıklarda 30-40 kadar arı kalmış olabilir ama önemsemeyin. Atın arabaya ballıkları götürün.

Eğer başka bir nektar akımı bekliyorsanız çerçeveleri süzün ve gecikmeden arıya geri verin.

Beklemiyorsanız işte şu anda yeni sezonunuz başladı demektir.

1- 5 kg şeker beslemesi: Mümkünse balı aldığınız gün.

2- Varroa mücadelesi: Arı beslemeyi alır almaz.
Varroa mücadelesi ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz.

3- Arıya temiz kabarmışlardan bir kat daha vererek 3 kat yapmak: Bunu biraz açıklamakta fayda var. Arılarımız bal hasadından sonra kendilerini kışa hazırlamaya başlayacak. Bu hazırlıklardan biriside balı giriş deliğinden uzaklaştırmak ve salkım döneminde yukardaki balı ısının yükselmesi sebebi ile rahatça kullanabilmek.

3 katlı hale gelen kovanda göreceksiniz ki arılar ilk katta sadece polen bırakacak, yavru faaliyetini tamamen durduracak. Biz de bu fırsattan faydalanarak zamanı geldiğinde bu esmer çerçeveleri kovandan uzaklaştıracağız. Ve kovan hijyenimizi sağlamış olacağız.

Devam edelim.


Arılarımız varroasından temizlendi. Arılarımız dikkatini baldan kovan içi işlere çevirdi. Yavru sahaları, var olan stoklar, polenler güzelce düzenlendi.

Not:Yavru dönemi Aralık ayına kadar uzayan bölge arıcılarımız alternatif bölümüne atlasınlar.

Varroa temizliğini bitirir bitirmez arılarımıza 3. kat olarak 8 tane temiz kabarmış çerçeve veriyoruz. Arımızı bu şekilde bırakıyoruz. Arılar 20 gün gibi bir sürede ilk kattaki yaşamsal faliyetlerini durduracak, az bir miktar polen stoğu kalacaktır. Koloniler bu pozisyona geldiğinde ilk katı olduğu gibi alıp arıyı tekrar 2 katlı hale getireceğiz. Kovandan uzaklaştırdığımız 2 yıllık esmer mumları da eritip değerlendireceğiz.

Tam bu noktada Tim İves modeline de bir göz atmanızı öneririm.



Ve arılarmızı stok beslemesine alacağız.





Ve artık kirazlar açtığında arılarımıza ballık verene kadar kovanlarımızı sadece oksalik asit uygulaması için açacağız. Eski sistemden tamamen kurtulmuş olacağız.

Alternatif: Nektar akımı olmamasına rağmen sonbaharı yumuşak geçen Karadeniz sahili gibi bölgelerde ise farklı bir yol izlenebilir. Temmuz ayında kestane balını aldıktan sonra arılarımızı bir yere götürmeyeceksek Aralık ayına kadar devam edecek yavru döneminden faydalanmak adına bu şekilde bölme yapılabilir.

Baldan çıkmış güçlü bir koloni



Baldan çıkmış zayıf bir koloni


« Son Düzenleme: 04 Oca 2017 20:58:00 Gönderen: İzzet Akçay »
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #7 : 28 Ara 2016 18:18:14 »
SİSTEMİN ŞEMATİK ÖZETİ



------------------------------------------------------------------------------------------------------------



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #8 : 28 Ara 2016 18:40:00 »
Bu bilgiler benim için de yeni. Mutlaka dikkat edeceğim.




« Son Düzenleme: 09 Oca 2017 23:02:05 Gönderen: İzzet Akçay »
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #9 : 30 Ara 2016 14:12:03 »
8 lik sistem bu kadar arkadaşlar.

Çizimler anlatımlar göz korkutsa da icraatta yapılan işlem oldukça basit. Zaten arıcılık kadar basit olup bu kadar zorlaştırılan başka bir konu olmasa gerek.

Belirtmemi istediler belirtiyorum; bu sistem hem sabit hem de gezgin arıcılıkta rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Bu sistemin de kendine içerisinde 10 luk sisteme göre dezavantajları var. Örneğin arının kuluçka sahasında 10 sistemdeki kadar besin stoğu yapması imkansız. Diğer bir dezavantajı ise hacmin dar olması. Bu sistemde hem arı çok hızlı geliştiği hem de hacim az olduğu için oğul tehlikesi daha fazladır. Arılarınızdan bol bol bölme almanız, katları vereyi geciktirmemeniz gerekir. Kovanın arı yoğunluğu bakımından izin verilen maksimum doluluk oranı %70 dir. Bu oran yakalandığında ya bölme almanız, ya da katları bitkileri beklemeksizin vermeniz gerekir.

Eğer masraf etme şansınız olursa kovanlarınızın tabanlarını tamamen elek teli ile değiştirmenizi ve açık tutmanızı öneririm. Açık taban arınızın hem oğul eğilimini azaltacak, hem balın nemini daha rahat almasını sağlayacak, hem de bol oksijen sayesinde daha sağlıklı çalışmasını sağlayacaktır.

Kapak izolasyonu ise hem arınızın bahar atağını daha rahat yapmasını sağlayacak hem de bal döneminde arıların ballıkta daha rahat çalışmasını sağlayacaktır. Arıların kovan içi mikroklimayı ayarlamasını çok daha kolay hale getirecek bu da bal veriminde katkı sağlayacaktır.

Türkiyenin 7 coğrafik bölgesi var. Bu bölgeler arasında da iklimsel farklar var. Memleketin 7 bölgesinde de Mart ayının benzer geçmesi mümkün değil. Baharın, yazın, kışın aynı dönemde başlayıp aynı dönemde bitmesi mümkün değil. O yüzden yazımızı tarihler yerine bitkiler üzerinden yazdık. Nedenini de yazının içerisinde açıklamaya çalıştık.

Yani hangi metodu hangi arıyı kullanırsanız kullanın sisteminizi kendi doğanıza göre, ikliminize göre modifiye etmeniz gerekir. Bazı bölgelerde Şubat ayından Kasım ayına kadar kesintisiz nektar gelebilirken bazı bölgelerde 30-50 günlük nektarsız hatta polensiz dönemler olabilmekte.

Bu dönemleri atlatma, bu dönemlerden karlı çıkmak sizin tecrubeniz ve pratikliğinizle alakalı. Benim için ölü dönemden faydalanmanın en kolay yolu ana işlerini halletmek. Ölü sezonu anasız döneme denk getirirseniz oldukça kara geçersiniz.

Bu yaklaşımı oldukça ileri götürüp nektar döneminde ana değiştirilmesini önerenler var. Arının doğası gereği ana arısız kovanın ahengi bozulmakta anlık bir verim artışı elde edilse de total verim de düşmektedir. Bu tarz yaklaşımlara itibar etmemenizi öneririm.

Şimdi bu sistemi yazdık ama "Burada yazılanları uygulayacağız kovanlarımız bal dolacak" gibi bir beklenti içerisine girmek naiflik olur. Bu sistem bal veriminin arıcı ayağını halletmek için kullanılır.

Verim=ARI+ARICI+DOĞA

Doğaya bizim müdehale etme şansımız oldukça az. Ancak çiftçilerle ortaklaşa çalışarak doğa noktasında müdahalemiz olabilir.

Arıcı ayağını da bu yazı ile hallettiğimize göre geriye ARI ayağı kalıyor.

Kişisel tecrubelerim de bana diyor ki her arı bal yapmaz. Hemen örnekleyeyim.

Dönem dönem uygun fiyata dışardan aldığımız kolonilerin analarını değiştirip kendi hattımıza çeviriyoruz. Bir tanesini deneme amaçlı anasını değiştirmeden bıraktık. Bal dönemi arı sayısı pik seviyede olamasına rağmen aldığımız bal sıfır. Oysa aynı arılıkta 4 çerçeve ıslah edilmiş arı 2 çerçeve sırlanmış bal yaptı.

Arı noktasında ırka takılmak büyük hatadır. Gerekli olan "ISLAH EDİLMİŞ ARI" dır. Her ilde bulunan Arı Yetiştiricileri Birliklerinin kuruluş amacı, devlete taahhüdü de budur: arıcılar için bölgenin arılarını ıslah etmek. Normalde ıslah edilmiş arıya ulaşmanın bu kadar basit olması gerekir.

Arıcılık deneme yanılmanın en basit en masrafsız olduğu alanlardan birisidir. 10 kovanınız varsa bir iki tanesinde yeni bir ana, yeni bir metod, yeni bir ekipman denemek oldukça basittir. Bunun maliyeti de çok aksi bir durum olmadıkça arıcıya hiç bir zaman çok yüksek olmaz. Ama olası getirileri sizi bu meslekte çok ileri taşıyabilir. Onun için denemekten çekinmeyin.

Denemenin de kendi içerisinde bir adaleti olması gerekir. Kıyas konusu materyaller yarışa mümkün olduğu kadar aynı noktadan başlamalıdır ki sonuç da adil olsun. Yeni bir ürün hiçbir zaman aynı anda bütün sistemde denenmemelidir. Örneğin 10 arınızın tamamının ana arısını değiştirmek bir deneme değil risk almaktır. 2-3 tanesini değiştirir eski arılarınızla kıyaslarsınız. Duruma göre seneye bir karar verirsiniz.

Mutlaka bu sistemi daha ileri seviyelere taşıyan meslektaşlarımız olacaktır. Bilgilerini tecrubelerini bizimle paylaşırlarsa çok memnun olurum.










Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı Kempo

  • *
  • İleti: 48
  • Katkı 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #10 : 30 Ara 2016 19:44:32 »
Izzet Bey, ben sizin bu sistemi destekleyici birkac foto atacaktım ama ilk başka siteye yüklemek gerekiyormuş...
« Son Düzenleme: 30 Ara 2016 19:51:47 Gönderen: Kempo »

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 40
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #11 : 30 Ara 2016 21:22:07 »
hizliresim.com sitesine yüklemek buraya yüklemekten daha kolay ve hızlı. Fotolari merakla bekliyorum.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı Kempo

  • *
  • İleti: 48
  • Katkı 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #12 : 31 Ara 2016 08:39:40 »

Çevrimdışı Kempo

  • *
  • İleti: 48
  • Katkı 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #13 : 31 Ara 2016 08:43:32 »
Yukarıdaki foto büyük ihtimal bu konuyu destekliyor, lakin aradaki fark fotodaki sistem dadant...

Çevrimdışı Kempo

  • *
  • İleti: 48
  • Katkı 5
Ynt: İzzet'in 8 çerçevesi
« Yanıtla #14 : 31 Ara 2016 08:48:37 »