Gönderen Konu: dogalaricilik köşesi  (Okunma sayısı 6140 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı nevzatkayacık

  • *
  • İleti: 323
  • Katkı 10
  • Koloni sayısı: 20 + 5 ruşet
  • Yer: Balıkesir/Balya/Kayalar Köyü
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #15 : 08 May 2017 12:52:01 »
Kovanlarınız süpermiş.

Teknik resimleri varsa paylaşır mısınız?
Her şey daha yaşanası bir Türkiye için ....

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #16 : 08 May 2017 14:50:34 »
Kovanlarınız süpermiş.

Teknik resimleri varsa paylaşır mısınız?
Bir yere kadar resimle gittim. Sonra ölçülere göre parçaları kestirdim. Benim kovanlarım 22-42 çerçeve içine gere dizayn. Çerçeve yüksek 25, alt 44, üst 49.
Buna göre dizayn edince plastik taban uymaz, ızgaza uymaz. Velhasıl standart dışı ama keyifli. Ve ölçüler sabit değil yani. Çerçevenize göre değiştirip uyarlayabilirsiniz. Youtube kanalımdaki bit videoda yorum olarak ölçü tablosunu vermiştim.
Aynı zamanda Facebook sayfamda da bu tablonun resmini paylaşmıştım https://m.facebook.com/dogalaricilikcom/

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 580
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #17 : 08 May 2017 17:15:58 »
  Emre Bey merhaba,
  Stok tamamlamak için 2,5/1 koyu şurup verdiğinizi yazmışsınız. Bu şurup invert edilmiş şuruptur umarım.  Eğer invert edilmemiş ise,invert işlemini yapan genç arılarınızı yıpratmış olursunuz. Arıların invertaz enzimi salgılamak için vücutlarından protein tükettiği yazılıyor. İçerisindeki katı madde oranı doğadaki nektardan fazla olan yemlemelerde invert edilmemiş ürünler kullanılması halinde genç arılar aşırı enzim üretmek durumunda kaldıkları için vücutlarında protein eksilmesi sonucu yaşamlarının kısaldığı belirtiliyor( bazı kaynaklarda ancak 24 gün yaşayabildikleri belirtiliyor) Buradan hareketle şöyle bir hesaplama yaparsak::İşçi arıların doğduktan sonra 20 gün kovan içi hizmetlerde çalıştıkları ,21. gün tarlacı oludukları belirtiliyor. Hatalı besleme sonucu yaşamını 24 güne düşürdüğümüz arılarımız tarlacı olduktan 4 gün sonra ölmüş oluyorlar. Bu sebeplede bu kolonilerin bal verimleri düşmüş olmuyormu ? 
  2. olarak şöyle bir durumla karşı karşıya kalabileceğimizde belirtiliyor:: Koyu kıvamlı invert edilmemiş yemlerin içerisinde katı madde oranı çok yüksek olduğu için arılar bu tarz yemleri gerektiği gibi inverte edemediklerinden bu tarz yemlerin kovan içerisindeki ısınında etkisi ile fermente olup ekşiyebileceğini ve bu ekşi yemin arıların ishal olmalarına ve bağışıklık sistemlerinin zayıflamasına nedenolabileceği belirtiliyor.
  3.olarak,kış stoğu tamamlamak amacı ile kullandığımız koyu kıvamlı şerbetlerin invert edilmemiş olması halinde,bu yemin kristalize olabileceği ve arıların Kış koşullarında kovanlarından çıkıp su bulamayacakları için bu yemi tüketemeyip aç kalıp ölebilecekleri belirtiliyor.
  Konuyu topladığımızda: Arıların yaşam sürelerinin kısalması + Bağışıklık sistemlerinin çökmesi + Açlık riski. 
  Uzun yazdım ama gerektiğiiçin uzun yazdım. Umuyorum koyu kıvamlı yem kullanımında bu olumsuzlukları göz önüne alıyorsunuzdur. 1/3--1/4--1/5 yemlemelerde invert edilmemiş olmasında sakınca görmüyorum( bu yazdığım benimgörüşüm) Kolay gelsin.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #18 : 08 May 2017 18:37:11 »
  Emre Bey merhaba,
  Stok tamamlamak için 2,5/1 koyu şurup verdiğinizi yazmışsınız. Bu şurup invert edilmiş şuruptur umarım.  Eğer invert edilmemiş ise,invert işlemini yapan genç arılarınızı yıpratmış olursunuz. Arıların invertaz enzimi salgılamak için vücutlarından protein tükettiği yazılıyor. İçerisindeki katı madde oranı doğadaki nektardan fazla olan yemlemelerde invert edilmemiş ürünler kullanılması halinde genç arılar aşırı enzim üretmek durumunda kaldıkları için vücutlarında protein eksilmesi sonucu yaşamlarının kısaldığı belirtiliyor( bazı kaynaklarda ancak 24 gün yaşayabildikleri belirtiliyor) Buradan hareketle şöyle bir hesaplama yaparsak::İşçi arıların doğduktan sonra 20 gün kovan içi hizmetlerde çalıştıkları ,21. gün tarlacı oludukları belirtiliyor. Hatalı besleme sonucu yaşamını 24 güne düşürdüğümüz arılarımız tarlacı olduktan 4 gün sonra ölmüş oluyorlar. Bu sebeplede bu kolonilerin bal verimleri düşmüş olmuyormu ? 
  2. olarak şöyle bir durumla karşı karşıya kalabileceğimizde belirtiliyor:: Koyu kıvamlı invert edilmemiş yemlerin içerisinde katı madde oranı çok yüksek olduğu için arılar bu tarz yemleri gerektiği gibi inverte edemediklerinden bu tarz yemlerin kovan içerisindeki ısınında etkisi ile fermente olup ekşiyebileceğini ve bu ekşi yemin arıların ishal olmalarına ve bağışıklık sistemlerinin zayıflamasına nedenolabileceği belirtiliyor.
  3.olarak,kış stoğu tamamlamak amacı ile kullandığımız koyu kıvamlı şerbetlerin invert edilmemiş olması halinde,bu yemin kristalize olabileceği ve arıların Kış koşullarında kovanlarından çıkıp su bulamayacakları için bu yemi tüketemeyip aç kalıp ölebilecekleri belirtiliyor.
  Konuyu topladığımızda: Arıların yaşam sürelerinin kısalması + Bağışıklık sistemlerinin çökmesi + Açlık riski. 
  Uzun yazdım ama gerektiğiiçin uzun yazdım. Umuyorum koyu kıvamlı yem kullanımında bu olumsuzlukları göz önüne alıyorsunuzdur. 1/3--1/4--1/5 yemlemelerde invert edilmemiş olmasında sakınca görmüyorum( bu yazdığım benimgörüşüm) Kolay gelsin.
Öncelikle uyarılarınız için teşekkürler.
Arılar yeni ve gram stok yok ve benim bölme yapmam gerek. Yavrulu çıtalarda bile kemer yoktu diyebilirim.
1. Soruya cevaben buydu. Mecbur stok tamamlatmam lazımdı. Valla 20 gün sonra toplu nüfus çöker mi bakacaz. Ben bunu ilk defa duydum. Dokuman paylaşırsanız sevinirim.
2. Soru arılar uzun süre çekmezse. Şurup ekşirse hastalanır diye biliyorum. Çektikten sonra icabına bakıyorlar zaten.
3. İse kış değil yazın yaptım beslemeyi. Stok donmaz abi havalar iyi. Birde suda var arılıkta.
Zaten kafamı fena bozdular. Aşırı yaramaz arılar. Irk değişimine çalışıyorum. Telef etmediğime dua etsinler 😊

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 580
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #19 : 08 May 2017 18:48:16 »
  Konu hakkında hem Size yazdım,hemde koyu kıvamlı yemlemenin sakıncaları hakkında genel anlamda bir yazı olsun istedim,bu sebeple yaz-kış ayrımı belirtmedim,yaz mevsiminde tabiki kristalize olmaz.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 580
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #20 : 08 May 2017 19:11:09 »
   N. Kantar isimli bir araştırmacının  21.yüzyılda Sağlıklı Arılar isimli kitabının Koyu Şeker Şurubu ve Genç Arılar konu başlıklı bölümünde belirtiliyor yazdıklarım. Yazar kaynak olarak Komarov,,Çermagiç, Şefıld,Jerebkin,Çerimagıçin,Mayermayer,Ana Maurintsio ve Bilaş isimli araştırmacıları kaynak olarak gösteriyor.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #21 : 21 May 2017 13:45:45 »
Uzun zaman oldu yine yazamadım. Lakin arıların şiddetli saldırısına uğradık. Ölümden döndük. Arılar huysuz diye yeni aldığımız kraliçeleri kovanlarına verdik, oğul kontrolü falan derken saat 7:30-8:00 falan olmuş. O saatte de tam sararmış bunlar. Tabi öğrenmiş olduk.
Forumdan tanıdığım bir arkadaştan ve daha önceden tanıdığım başka bir karniyol satıcısı Levent Keskin hocamdan 3 er adet ana arıyı 10.05.2017 tarihinde arılandırdık.

Not: Alınan talep üzerine youtube videomuzu şimdilik erişime kapatmış bulunmaktayım.



4 kovanı daha öncesinden (4 gün öncesinden anasız bir ballı bir kapalı arılı çerçeve, bir de ilaveten bir çerçeve arı) silkeleyerek hazırlamıştık. Diğer iki kovanı 10 mayıs günü 3-4 çerçeve genç arıyı boş kovana silkeleyerek oluşturduk. Videodaki az arılı olan 4 kovandan 1 tanesi. Bu şekilde kovan girişleri kapalı (kovan telli taban ve alt tam açık) 2 tam gün çerçevesiz bir şekilde ana etrafında yumak olarak duruyorlar.
2 gün sonra 12.05.2007 tarihinde keklerin girişi açılarak ve iki ham petek verilerek kovan düzenlendi.
Dün 20.05.2017 tarihinde ise kontrol ettiğimizde petekler hafif kabartılmıştı. Az arı olan 4 kovanın anası hayattaydı. Çok arılı 2 kovanın anası ise kayıp. İşin ilginci kayıp anaların biri o arkadaşın biri Levent hocanın :)
Anasız kalan kovanların birine yeni gelen forumdaki arkadaşın anasından hemen keki açıp verdim. Ne de olsa 10 gündür falan anasız bunlar. Ve petekler kabarmamış, yumurta yok yani. Diğerine açık yumurtalı çerçeve verdik Kendi yapsın artık anayı :) Valla son hallerini bu hafta çekemedim çünkü yine bir sürü iş yaptık ve bizim iki kovan resmen kovaladı bizi arılıktan. İnşallah haftaya çekmeye çalışayım.
« Son Düzenleme: 31 Tem 2017 00:13:12 Gönderen: dogalaricilik »

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #22 : 21 May 2017 14:07:58 »
Dün ise yaptığım son düzenleme ile iki kovanı bala hazır duruma getirdik.
İlk resimde en sağda duran iki sehpada duran ikişer katlılar bala çalışacak olan kolonilerimiz. Yanlarındaki tek katlılar ise destek kolonileri. Yaklaşık 15 gün önce destek kolonisinden bala çalışacak kolonilere kapalı çerçeveleri arısız olarak transfer etmiştik. Bu arada destek kolonisinin genç nüfusu da yeni aldığımız karniyol ırkları için bize genç nesil arı sağlayıcısı olmuşlardı. Burada destek kolonisinin mevcut tarlacıları boşa gitti diye düşünürken bu hafta güzel bir taktik düzenleme yaptık.
Destek çerçevesindeki kapalı ve fazla ballıları arısız olarak aldık. Ballılar yeni karniyol kovanlarımıza duvar oldu, kapalılar ise bala çalışacaklara destek gitti.
Bunu yaparken öncelikle arılığın farklı bir köşesine bir sehpa koyarak destek kovanı oraya taşıdık. Arı davranışı olarak TARLACI KOVANDAN ARKASINA BAKMADAN ÇIKAR VE GERİYE DÖNERKEN ESKİ KOVANINA DÖNER. Bunu önlemek isterseniz Mehmet Yüksel Abimizin nette anlattığı taktiği uygulamak gerekir. Kovan önüne çam dalları ile iyice çıkış kapatılırsa çıkmaya çalışan tarlacılar çıkarken bir sorun olduğunu anlayacak. Muhtemelen yuvaları devrilmiş, yeri değişmiş. Ve yeni yerlerini tekrardan hafızaya alacaklardır. Ancak bizim tam da istediğimiz tarlacıların arkalarına bakmadan çıkması ve eski kovanlarına girmeye çalışması. Zaten biz kovan açarken dumanı bastığımızdan ötürü hayvanların kursakları da dolu. Ve bala çalışan kovanı da sehpada ortaladığımızda diğer kovanın da tarlacılarını toplamaya başladı, giriş kalabalıklaşınca musluk sona açıldı ve bir süre sonra da her şey normale döndü.
Bala çalışan kolonilerde İlk kat açık yavrulu kenarlar stok, 2 ve 9 ham. İkinci katlar ise Kapalı yavrulu çerçeveler ortaya, kenarlara kabarmış petek. Üçüncü kata ise ortaya 2 ballı kenarlarına kabarmış. Toplam 9 çerçeve.
Böylelikle 2. resimdeki ortalanmış iki koloni bala çalışacak. flora ne verecek bilemeyiz ama bol genç nüfusu ve iki kovanın mevcut tarlacısı ile ana akımı beklemekteler.
Biz ilk sezonda olduğumuzdan bize Ankara'da Mayıs sonu yada Haziran başı dendi ana bal akımı buralardaki arıcılar tarafından.
Bu da nektar peşindeki garip arıcıklardan

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #23 : 29 Tem 2017 21:06:07 »
İlk senemdeki arıcılık maceram neticesinde 4 kovan alıp 2 kovanı bala çalıştırdım. Bal sezonu öncesi güçlendirdim, yanındaki kolonileri destek kolonisi olarak kullanmıştım. işler iyi giderken arılar oğul isteğine girdi. Yaklaşık 8-9 kere yüksük temizledim. bunların en az 6 tanesi kapalı yüksüklerdi. son hafta artık arılar oğul vermedi ama analarını kesti. işler karıştı düzenleri bozuldu. ben de diğerinin anasını da ayırdım. 2 bal kovanının anasını da sakin ırk karniyol  analar ile değiştirdim. Dolayısıyla kovan içi düzen karıştığından ikisinden ortalama 5'er kg bal aldım. yeriz bari dedik. Şu an yaklaşık 10 koloni ile devam ediyoruz. ekseri sakin ırk karniyol. 3 tane arım eski ırktan. onları da bir kıyaslıyacaz bakalım. Bu sene çok çekim yapamadık. Arıların huysuzluğu ve vakit sıkıntısı bizi kısıtladı. İnşallah önümüzdeki zaman diliminde daha iyi bir sunum olur.
« Son Düzenleme: 31 Tem 2017 00:09:01 Gönderen: dogalaricilik »

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #24 : 29 Tem 2017 21:07:29 »
Arılarımdan (2 kovan 5'er kg) ballarını süzdüm. Daha sonra bala çalışanlara 5 litre, 2-3 yada 4 çerçeve bölmelere ortalama 2-3 litre 2şeker/1su şerbet verdim. Bunu verirken tüm koloniler sıfır stok idi. resmen duvar bile kalmamış üstlerindeki kek ile idare ediyorlardı. Stoğu verdiğimde ise sadece bala çalışanların tamamını çektiğini gördüm. Diğerleri az yada çok bırakmıştı. Ben de invert hazırlamaya karar verdim.
Daha sonra ayrım yapmadan her koloniyi 10 çerçeveye tamamladım. Kabarmış boş verdim, polenli balsız verdim falan ve her koloni 10 çerçeve ama stok az oldu. Sonra da hazırladığım invert şuruplardan her koloniye 5'er litre verdim. güçlü güçsüz. Stok verme çeşidim alman tipi kat üstüne leğen koyup içine bocalamak. arılar alıyor. yanına da 1 kg fondan şeker, 500 gr da benim yaptığım invert kekden koydum her koloniye ve çıktım geldim. 1 ay uğramamayı düşünüyorum işlerimden ötürü. uygun bir zaman olduğunda da varroa mücadelesi. tahminim bu bir ay sonucunda olacak. invert şurup yapımını video olarak aşağıda paylaşıyorum.



Bu arada baldan çıkan 2 koloninin üzerindeki varroa stresini laktik asit ile almaya çalıştım.
varroa mücadelesinde oksalik asit, laktik asit ve formik asit kullanıyorum. bunlar organik asitler. Ancak asitlerin kullanımı sırasında ciddi riskler mevcut. gerekli teçhizat ve önlemler alınmadan yapılması ciddi kazalara sebebiyet verebilir. ben yapıyorum ama kimseye önermiyorum.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 632
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #25 : 30 Tem 2017 17:09:11 »
İlk ballarınız hayırlı olsun.
Stok sıfır ise 5 litre az olmuş.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #26 : 30 Tem 2017 20:22:44 »
İlk ballarınız hayırlı olsun.
Stok sıfır ise 5 litre az olmuş.
Baldan çıkanlara bir 5 daha vermiştim. Bölmelere de 2 litre falan. Böyle bloke olmadan yavruya geçsinler. Üstlerinde 1,5 kilo da kek var. 20 gün falan sonra formik akabinde 15-20 kilo şeker daha vercem garibanlara.

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 580
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #27 : 02 Ağu 2017 14:49:06 »
Arılarımdan (2 kovan 5'er kg) ballarını süzdüm. Daha sonra bala çalışanlara 5 litre, 2-3 yada 4 çerçeve bölmelere ortalama 2-3 litre 2şeker/1su şerbet verdim. Bunu verirken tüm koloniler sıfır stok idi. resmen duvar bile kalmamış üstlerindeki kek ile idare ediyorlardı. Stoğu verdiğimde ise sadece bala çalışanların tamamını çektiğini gördüm. Diğerleri az yada çok bırakmıştı. Ben de invert hazırlamaya karar verdim.
Daha sonra ayrım yapmadan her koloniyi 10 çerçeveye tamamladım. Kabarmış boş verdim, polenli balsız verdim falan ve her koloni 10 çerçeve ama stok az oldu. Sonra da hazırladığım invert şuruplardan her koloniye 5'er litre verdim. güçlü güçsüz. Stok verme çeşidim alman tipi kat üstüne leğen koyup içine bocalamak. arılar alıyor. yanına da 1 kg fondan şeker, 500 gr da benim yaptığım invert kekden koydum her koloniye ve çıktım geldim. 1 ay uğramamayı düşünüyorum işlerimden ötürü. uygun bir zaman olduğunda da varroa mücadelesi. tahminim bu bir ay sonucunda olacak. invert şurup yapımını video olarak aşağıda paylaşıyorum.



Bu arada baldan çıkan 2 koloninin üzerindeki varroa stresini laktik asit ile almaya çalıştım.
varroa mücadelesinde oksalik asit, laktik asit ve formik asit kullanıyorum. bunlar organik asitler. Ancak asitlerin kullanımı sırasında ciddi riskler mevcut. gerekli teçhizat ve önlemler alınmadan yapılması ciddi kazalara sebebiyet verebilir. ben yapıyorum ama kimseye önermiyorum.
  Krem tartar ile invert şurup yapımı konusunda birçok polemik ve üniversitelerin yaptıkları araştırmalara göre olumsuzluklar var,böyle tartışmalı bir konuda yaptığınız paylaşım forumdaki Arkadaşlarımızın hatalı yönlendirilmesine sebep olabilir. İnvertaz enzimi ile hazırlanması en doğru olan yöntem diye öneriliyor ve bu enzimin Türkiyedeki fiyatı çok ucuz,kargo ücreti dahil 85-90 liraya 4 ton şurup hazırlanabiliyor. Biz Bulgaristanda 1 ton invert hazırlayabileceğimiz enzime 26 evro+5 evro kargo ücreti ödüyoruz. Kolay gelsin.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı dogalaricilik

  • *
  • İleti: 80
  • Katkı 0
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #28 : 02 Ağu 2017 15:53:50 »
Arılarımdan (2 kovan 5'er kg) ballarını süzdüm. Daha sonra bala çalışanlara 5 litre, 2-3 yada 4 çerçeve bölmelere ortalama 2-3 litre 2şeker/1su şerbet verdim. Bunu verirken tüm koloniler sıfır stok idi. resmen duvar bile kalmamış üstlerindeki kek ile idare ediyorlardı. Stoğu verdiğimde ise sadece bala çalışanların tamamını çektiğini gördüm. Diğerleri az yada çok bırakmıştı. Ben de invert hazırlamaya karar verdim.
Daha sonra ayrım yapmadan her koloniyi 10 çerçeveye tamamladım. Kabarmış boş verdim, polenli balsız verdim falan ve her koloni 10 çerçeve ama stok az oldu. Sonra da hazırladığım invert şuruplardan her koloniye 5'er litre verdim. güçlü güçsüz. Stok verme çeşidim alman tipi kat üstüne leğen koyup içine bocalamak. arılar alıyor. yanına da 1 kg fondan şeker, 500 gr da benim yaptığım invert kekden koydum her koloniye ve çıktım geldim. 1 ay uğramamayı düşünüyorum işlerimden ötürü. uygun bir zaman olduğunda da varroa mücadelesi. tahminim bu bir ay sonucunda olacak. invert şurup yapımını video olarak aşağıda paylaşıyorum.



Bu arada baldan çıkan 2 koloninin üzerindeki varroa stresini laktik asit ile almaya çalıştım.
varroa mücadelesinde oksalik asit, laktik asit ve formik asit kullanıyorum. bunlar organik asitler. Ancak asitlerin kullanımı sırasında ciddi riskler mevcut. gerekli teçhizat ve önlemler alınmadan yapılması ciddi kazalara sebebiyet verebilir. ben yapıyorum ama kimseye önermiyorum.
  Krem tartar ile invert şurup yapımı konusunda birçok polemik ve üniversitelerin yaptıkları araştırmalara göre olumsuzluklar var,böyle tartışmalı bir konuda yaptığınız paylaşım forumdaki Arkadaşlarımızın hatalı yönlendirilmesine sebep olabilir. İnvertaz enzimi ile hazırlanması en doğru olan yöntem diye öneriliyor ve bu enzimin Türkiyedeki fiyatı çok ucuz,kargo ücreti dahil 85-90 liraya 4 ton şurup hazırlanabiliyor. Biz Bulgaristanda 1 ton invert hazırlayabileceğimiz enzime 26 evro+5 evro kargo ücreti ödüyoruz. Kolay gelsin.
Peker Bey yada Peker abi ben ilk senemde ve yaptıklarımı acizane paylaşmaya çalışıyorum. En iyisini yapmaya çalışıyorum, sorana öneririm ama karar onlarındır.
Bunlar aşama aşadır. Ben arıya şeker ve suyu şerbet yapıp veriyordum. Ekşime gibi sıkıntıları var. Ben bir adım attım ve krem tartar kullandım. Ekşimeyi önlemeyi amaçladım. Az arıya çok stok verip uzun süre yanına gitmemek amacım. Bloke olmaması için kovan içini de ayarladım. İnvertaz enzimini bende biliyorum. Türkiye'dekinin fiyatı 90 TL iken Merk 2,5 litre 600 TL falan. Neden acaba. Yaklaşık 250 TL eder litresi. Bu enzimler 3 enzim ile yapılmış invert şurupların karşılaştırmaları hiç yapıldımı acaba. Aslında bunları da merak ediyorum. Önerimi sorarsanız Merk firmasının enzimi ile 2,5 ton invert yapabiliyorsunuz aşağı yukarı. Acizane imkanım olduğunda denemek isterim.

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 580
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: dogalaricilik köşesi
« Yanıtla #29 : 03 Ağu 2017 12:26:24 »
  Merck ürünleri genel olarak emsal ürünlerden biraz daha pahalıdır. Ancak Türkiyede oldukça pahalı olmasının sebebi Euro/ Tl. arasındaki uçurumdan kaynaklanıyor. Ben 2015 ve 2016 sezonlarında İnvertaz enzimini Türkiyeden getirttim ve kullandım,hiçbir olumsuzluk yaşamadım.Bu yıl getirtemedim,zorunlu olarak buradan kullanıyorum. Asitler aracılığı ve kaynatma yolu kullanılarak yapılan invert işleminin arıların yaşam sürelerini kısalttığı yönünde bilgiler olduğu ve Ülkede,ben  tartarla yapıyorum bakın birşey olmuyor diyen kişiler olduğu için yazma gereği duydum. kolay gelsin.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.