Gönderen Konu: Erdinç KIRATLI köşesi  (Okunma sayısı 1071 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Erdinç KIRATLI köşesi
« : 23 Ağu 2018 05:29:55 »
Merhaba,

Arıcılık, küçük yaştan beri öyle veya böyle arılar ile aynı ortamda olduğum/bulunduğum ve çok yakınlarımın da bir hobi uğraşı olduğu gibi bende de arıcılık bir hobi isteği haline dönüşmeye başladı.



Önceleri, Bulgaristan'da rahmetli dedem, şu anda hala babam Sakarya bölgesinde 5-10 koloni ile hoby olarak uğraşmaktadır, bende de hep merak konusu olduğundan, zaman zaman babama yardımcı olmuş olsamda, bende burada, Ankara'da, emekliliğimin arifesinde, en azından 2koloni ile 2016 başlarında denemeye karar verdim.

Tabi babam tüm kovanlarını zamanında kendi yaptığı için, bende ondan esinlenerek ve aynı yolu izleyerek kendi kovanlarımı bizzat kendim yapmak istedim. 2017 yılı başında da daha detaylı araştırmaya başladım ve piyasadaki kovanlarda ölçü karmaşasını görünce, kesin olarak kendi kovanlarımı bizzat kendim yapmam gerektiği kararına vardım.





Uzun süre araştırmalar sonucu full telli derin taban, Langstroth(LR) kuluçkalık, kuluçkalık üstü kemer vazifesi görecek ve aynı zamanda Farrar tipi Dadan Blat yarım ballık, esas bazı ballıkları yine LR tipinde, kek ve şerbete uygun api yemlik(sanırım yemliği de kendim yapacağım) ve yine kendi imalatım kapak ve derin taban yapmaya karar verdim.

Tüm bu yapacaklarım içinde bir yandan yardımcı malzemeleri araştırmaya başlayarak, AliExpres, diğer yabancı siteler ve Bauhaus'tan gerekli alet edevatları temin etmeye başladım. E tabi ki, ve asıl makine:



Bu arada belirtmekte yarar var, ben iyi derecede Bulgarca, Makedonca, Rusça ve kısmen Sırpça , az İngilizce dillerine hakim durumda olduğumdan tüm mevcut forumlardan kovan standartlarını sorgulamış ve yukarıda da belirttiğim gibi Langstroth ve yarım ballıklar ile de gerektiğinde Farrar tipine dönüş yapabilmek maksadı ile çok gövdeli kovanlarda karar verdim(türkçeyi 23 yaşımdan sonra öğrendiğim için, imla hatalarım için afola).

Karar: Tip Alman Zander(Zarge), ölçüler LR ve Farrar, Ankara koşulları için tahta kalınlığını 25mm olarak uygun gördüm.



Zander tipi normal bir kuluçka ve ballıkta tek dezavantajı var bana göre, o da ilave 4 parça ve yanların bu parçalardan dolayı uzamış olacağı sebebi ile de kuluçkalığı biraz daha ağırlaştıracak olması, ancak en basitçe ev ortamında yapılabilecek en basit bir kovan tipidir.

Öncelikle bir demo çizim programı yardımı ile kuluçka, ballık, dip, kapak ve diğer ufak tefekleri sanal ortamda hazırlamam ve teidi denemelerim sonrası asıl ilk prototip sanalda ortaya çıkmış oldu.



Tüm ölçülerin uyumluluğunu ve doğruluklarını sanal ortamda teid ettim ve şu ağna kadar araştırdıklarımı hayata geçirmeye karar verdim.



İlk marangozluk antremanımı snelgrove bölme tahtası ile denemeye karar verdim.



Devamında ana arı ızgarasını çerçevelemeye çalıştım.



İlk kuluçka denemesi, 450 x 381 ilk karar kıldığım ölçüydü, ancak daha sonra bu ölçü Ankara bölgesinde gereksiz geniş olacağını düşünerek(ki 8li mi 10lu mu diye baya bi iki arada gezer oldum) aşağıdaki ölçülerde karar kıldım ve yeni ölçüm 375 x 450 oldu

İlk topladığım kuluçkayı, biraz zorlanarak ta olsa parçaladım ve yeni ölçülere göre keserek tekrar tamamladım.



Bu arada sistem konusunda da bi hayli araştırmalarım oldu. Ancak, henüz kovanlarımı koyacağım/bulunduracağım nokta belli olmadığı için hem sanal ortamda ve hemde fiziki olarak dolaşarak araştırmalar yaptım ancak esas sistem konusunda bir neticeye varamadım.

En yakın nokta K.Kazan olarak belirledim, arazi satın alma fikri bile oluştu, ancak bir mobilyacı arkadaşımın Kazan yakınlarında kullanmadığı arazisi olduğunu öğrenince orada denemeye karar kıldım.

Yer köye yakın, etrafında meyve/sebze bahçeleri, nerdeyse her evde ve yollar kenarında akasya ıhlamur ağaçları, mayıs başı açmaya başlayan macar fiy meraları ve ancak asıl bal akımının 20hazirandan sonra kekik, geven ve bilimum tiken çeşitlerinden oluştuğu ve bölge arıcıların bal sağımını eylül ayında [?!?!] yaptıkkarı ilk örendiklerim arasında oldu.

Bu arada 2017 sonuna doğru asıl kovan şekil almaya başladı, etkileri/avantajları/dezavantajları hk. hiç bir fikrim olmadığı, ancak basitçe yapabileceğimi düşündüğüm, çünkü marangozluk işi ile köyde küçük yaşlarda çocukça uraşlarım dışında elime çekiç çivi almayan birisi için yine zander tipi gibi bir basit yapım olmalıydı.



( :) devam edecek)
« Son Düzenleme: 28 Ağu 2018 07:31:58 Gönderen: cnidre »




Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı Onur Özer

  • *
  • İleti: 346
  • Katkı 0
  • Koloni sayısı: 24
  • Yer: Kayseri Sarımsaklı Barajı
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #1 : 27 Ağu 2018 05:52:43 »
Erdinç bey hayırlı olsun köşeniz.

Düşünüyorum da arıcılık standardı diye birşey yok gibi, dünyanın dört bir yanında farklı ölçüde farklı tip arıcılık var. Herkes bir şekilde kendine has bir ölçü koymuş.

Ülkemizdeki langstroth ölçüleri de diğer ülkelere uymuyor.

Rahip Adams da kendi çalıştığı kovan tipini kendi belirlenmişti, 20 inç karelik kuluçka, 6 inç yarım ballık..

Farklı dillere olan yatkınlığınızı da göz önünde bulundurarak soruyorum, orta anadolu iklimine uygun kovan tipi sizce ne olmalı?

Kısa süren bal akımı, ardından bozkırın sıcağı, sert ve kuru kışlar..

Zander? Langstroth? Dadant? Ölçüler?
Nabêjin kê kir, dibêjin kê got.

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #2 : 27 Ağu 2018 10:42:20 »
Erdinç bey hayırlı olsun köşeniz.

Düşünüyorum da arıcılık standardı diye birşey yok gibi, dünyanın dört bir yanında farklı ölçüde farklı tip arıcılık var. Herkes bir şekilde kendine has bir ölçü koymuş.

Ülkemizdeki langstroth ölçüleri de diğer ülkelere uymuyor.

Rahip Adams da kendi çalıştığı kovan tipini kendi belirlenmişti, 20 inç karelik kuluçka, 6 inç yarım ballık..

Farklı dillere olan yatkınlığınızı da göz önünde bulundurarak soruyorum, orta anadolu iklimine uygun kovan tipi sizce ne olmalı?

Kısa süren bal akımı, ardından bozkırın sıcağı, sert ve kuru kışlar..

Zander? Langstroth? Dadant? Ölçüler?

Merhaba Onur Bey,

Güzel dilekleriniz için teşekkürler.

Standard var aslında, ancak birçok yerde bu sdt.ları herkes kendi koşullarına göre yorumlamış( bir örnek ), Langstrouth orijinal çerçevesi 232mm örneğin.

Ben şahsen, Nisan18 başı itibari ile arılara çok daha yakın olmaya, birebir ilgilenmeye başladım. Bu kısa süre içinde, bu sene bulunduğum yerde, kuluçkalıkta kullandığım gövdeyi ballık için de kullandım, ancak sanırım yarım ballık olsaydı çok daha isabetli olacaktı. Dolayısıyla bence, belkide anadolu sistemi Hibrid olmalı, yani Langstroth kuluçka, 3/4 ballık. Hatta, 10 yerine, 8 çerçeveli kovanlar ile sanki daha rahat çalışılacak gibi. Bozkırın sıcağı için min 25mm duvar kalınlığı önemli tabi.

Hepsini deneyeceğim inşallah, hazırlıklarımı yaptım, Allah sağlık, sıhhat ve ömür verirse, seneye denemelere başlıyorum, bölgeme en doğru sistemi bulana kadar. :)

Şu an için kendi kovanlarımın her parçasını bizzat kendim yapıyorum, şu aşamada 10ad takım kovan max. düşündüğüm sayı(çünkü henüz haftasonu arıcısıyım)

Seneye en önemli hedefim, arıları biraz daha yakından tanımak, bununla birlikte önce bölgeye en uygun anaları keşfetmek, ve tabi kendi analarımı üretmeye başlamak/çalışmak/öğrenmek.


Selamlar



...send from my device with using Tapatalk Pro
Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı Onur Özer

  • *
  • İleti: 346
  • Katkı 0
  • Koloni sayısı: 24
  • Yer: Kayseri Sarımsaklı Barajı
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #3 : 27 Ağu 2018 21:51:25 »
Allah kolaylık versin, sonuçları merakla bekliyorum
Nabêjin kê kir, dibêjin kê got.

Çevrimdışı Onur Özer

  • *
  • İleti: 346
  • Katkı 0
  • Koloni sayısı: 24
  • Yer: Kayseri Sarımsaklı Barajı
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #4 : 27 Ağu 2018 22:20:07 »
Erdinç bey,

3/4 ballıkta, ballık yüksekliği 17 cm, çerçeve yüksekliği 16 cm, tabi çerçeve altı uzunluk langstroth 44 cm.

Sizce bunun mantığı nedir?

Yani neden 26 cm tam ballık langstroth ölçüsü ikiye bölünüp 13 +13 cm yükseklikte 2 adet ballık ve de 12 + 12 cm yükseklikte 2 adet yarım çerçeve değil de 17 cm lik ölçü?

Anlamış değilim
Nabêjin kê kir, dibêjin kê got.

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #5 : 28 Ağu 2018 05:56:05 »
Erdinç bey,

3/4 ballıkta, ballık yüksekliği 17 cm, çerçeve yüksekliği 16 cm, tabi çerçeve altı uzunluk langstroth 44 cm.

Sizce bunun mantığı nedir?

Yani neden 26 cm tam ballık langstroth ölçüsü ikiye bölünüp 13 +13 cm yükseklikte 2 adet ballık ve de 12 + 12 cm yükseklikte 2 adet yarım çerçeve değil de 17 cm lik ölçü?

Anlamış değilim

LR için bir farklı, asıl yarım ballık var.

Tüm bunların tek mantığı var, bana göre, elastikiyet.



Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #6 : 28 Ağu 2018 06:14:16 »
Baştan belirtmeyi unuttum, çerçeve konusu aslında çok önemli, ve babamında en başta en büyük uyarısı oldu, ben yine de asıl orjinal uluslararası standarda uymak istedim, Türkiyede uyulan standardın yuvarlatılmış halini ekarte etmek istedim, hayatımız otomotivde ölçüler hassaslığı üzerine geçince "vardır bir bildikleri" düşüncesi noktasından hareket ederek en uygun arı boşlukları ile Langstroth orjinal çerçeve ölçülerini seçtim. Kısaca belirtmem gerekir ise  ilk hazırlandığım konu aslında çerçeveydi, önce çerçeve ölçülerini oluşturdum devamında kovan iç ölçüleri ortaya çıktı.

Basitçe kovan iç ölçümü şöyle belirledim:



10çerçeve x 25mm = 250mm
9 çerçeve arası boşluğu x 11mm = 99mm
2 dış boşluk x 13mm = 26mm
toplamda 375mm iç genişlik x 450mm iç uzunluk oldu(çerçeve yan levhalar ve kovan arası 7,5mm arı boşluğu ile)

Bir rus bilim adamının son dönende üzerinde çalıştığı 34mm genişlikte ve hofman genişleticisi/kesimi olmayan düz çerçevelerin kuluçkada kullanılması tavsie etmesi üzerine, bu yönde hazırlanmıştım 35mm çerçeveler ile.

Bir başka araştırmacı Manley tarafından da benzer levha kullanılmış ve aslında 34mm yan düz levhalar ile aşağıdaki grafikte sağ üst diyagramda ana yumurtalaması ortalama avantajı gösterilmiştir



Devamında, zaten yeni başladığım bir uğraşta zor olacağı düşüncesi ile şu an için vazgeçtim , hatta kovan ölçü değişikliğinin başlıca asıl sebebi temelde çerçeveydi. Şu anda çerçevem std.  Langstroth(LR) tipi 232mm yüksekliğinde(burada ki yapımlarda genelde 250mm kullanılıyor), Farrar(Fr) veya Dadan Blat(DB) yarım ballık çerçevesi ise 159mm yükseklikte. Yanlarda ise hazırlanması basit olduğu için 25mm genişlikte levhalar ve api’nin 37mm hofman plastik genişleticilerini kullanmaya başladım. Üst taşıyıcı levha genelde 470mm kullanılır, bende ise başlangıçta 475x25x19 , şu anda ise 475x25x13 ölü alansız oldu, alt levhada ise LR 411x25x10 ve DB-Fr 411x10x10 kullanıyorum.



Tabi işin devamında dayandık kapak yapımına, kapak konusunda çok yazılar okudum ve yutubta filmler seyrettim, en son bir bulgar arkadaşımın (arıcı ve profesyonel mektepli marangoz) kapak konusunda ki tavsielerine uydum(özellikle yağmur suyu çatı kontrol özelliği), ayrıca üst metal saç ile kaplanmaması gerektiği(elektromanyetik alan nedeni ile) mümkün ise aluminiyum levha kullanmam tavsiyelerine uyarak kapağın son halini oluşturdum ve ilk prototipini hazırladım.







Devamında 4ad. Kapak daha hazırladım. Belirtmekte yarar var, Bauhaustan 18mm tahtalardan hazırlandı kapaklar, ancak tüm önlemlerime rağmen ilgili ahşapların hava şartları tepkisinden hiç memnun kalmadım.

İki kovanımda lazım olur düşüncesi ile kendime 2ad ara adaptör de hazırladım, bu adaptörler icab ettiğinde DB-Fr yarım ballığının altına eklenerek LR gövdeye dönüştürülebilmekte veya üst tarafta yemliğin üstüne 2.bir koloniyi bağımsız olarak yerleştirmeye ve çok daha farklı amaçlarla da kullanılmaktadır(örneğin oksalik asit aparatlarını yerleştirmek için ek alan yaratmak gibi).



Diğer hassas ve çok geniş konu boya konusudur, asıl niyetim doğal olarak bezir yağı,balmumu ve propolis karışımı ile kovanlarımı dıştan ve içten propolis/balmumu ile empenye etmekti, ancak hazırda elimde propolis olmadığından ileri bir tarihe bir sonraki yapımlara erteleyerek vazgeçtim. Yaptığım araştırmada Aligator firmasının kovanlar için uygun emprenyesi olduğunu öğrendim ve aldım, aynı şekilde arıcılık malzemeleri üzerinde adı olan Lega firmasının da boya seti olduğunu ve api distribütörü olduğunu öğrenince var olan 3çeşit boyalarından son kalanları sipariş ettim. Sona kalan dona kalır misali gelen boyalardan mavi olan eksik, sarı olan pütürleşmiş ve yeşil olan ise uygun olduğu için mecburen mavi yeşil yaptık ilk iki kovanı, kuruyunca da dıştan su itici kaplama ile de kaplamış olduk. Uygunsuzluk için ise Api’den söz aldık hatanın düzeltilmesine ve konuyu kapattık. İç kısımlarına ise normalde arıya bırakılır, ancak ben onları fazla yormamak adına ve işi şansa bırakmamak adına yine apiden aldığım propolis spreyleri ile emprenye ettim, yeni yapacaklarımı ise dezenfekte edilmiş mum ve sıcak tabanca ile emprenye etmeyi düşünüyorum, devamında ise iç dezenfeksyon ve ilave koruyuculuk adına BeezY ve Nano Ag ile kapladım.



Sıra geldi ailemizin yeni üyelerini beklemeye, babam duymasın, ondan habersiz, hani onunda düzenini bozmamak adına kendime anaarıgentr’den buckfast sipariş ettim, şu ana kadar yaptığım yanlışların en büyü oldu tabi bu sipariş. Zaman zaman babam için ana arı sipariş ettiğimiz yerdi, memnunduk ve amacım sakin bir ırk ile başlamak için buckfast olsun istedim ve asıl firma sahibi kişi ile defalarca görüşerek ve muhtelif platformlarda okuduklarım bazında sakıncalarımı belirterek beni yine de ikna etti, inandım ve sipariş ettim.

12nisanda 2x7çerçeve arım söz verildiği gibi geldi, birgün önce zaten ilgili araziye yerleşmiştim ve misafirlerimizi de 12saat karanlıkta bekleterek taşıdık. Ve burda işte aldığım bazı uyarılar yerini buluyor, çünkü 23lük çerçeve ile sipariş etmiştim, ancak 24-25 ne olduğu belirsiz çerçeveler ile ve çok eski mumlar ile gelmişti paketler(neyse, bu da çok uzun bir konu)

Kovanı hazırladım ve ilk paketi açtım, abicim "açmaz olsaydım" :), senmisin arıcılığa merak eden, hoşgeldin aramıza misali beni bir sardılar, neye uğradığımı şaşırdım, yalnızım, adrenalin yükseldikçe daha hırçın olmaya başladılar güzelim "buckfastlar", hani bunlar en sakinleriydi... :(

Komşu bahçede 2yaşlı vardı, allahtan muhtemel olacak durumlar için uyarmış ve konuşmuştum kendileri ile yanlarından geçerken, alerjileri olmadığını öğrenmiştim teyzenin, yaşlı dayının ise geçmişte problemi olduğunu öğrenmiştim,  bi baktım...bi gidişleri var bahçeden... korktum, ya yaşlı amcaya birşey olursa düşüncesi ile hemen kovan üstünü bez ile kapatarak benim ve arıların az sakinleşmelerini beklemek için uzaklaştım, karşşılama mangası 100.metrede benden ayrılınca hemen aracımı çalıştırdım ve yaşlı dayıyı ve teyzeyi evinde ziyaret ettim ve sıkıntısı olmadığını öğrenince rahatladım, amcayı anlından "öpmüşler", teyze de ise sıkıntı yoktu.

Döndüm arılığa, 50m uzaktan aslında arıların rahatlamış olduğunu gördüm/farkettim, fakat 25m kala beni karşılama mangası bekliyordu, ancak bu sefer biraz daha soğukkanlı olarak yaklaştım ve kutuda kalan diğer kısmı da yerlerine ekleyerek işlemi tamamladım, 2. paket için tam 2saatten biraz fazla bekledim ki ilk açtığım sakinleşince işlem yapmak istedim. Ne sakinleşmesi, ilk 25m bu tarihten sonra da artık pusu alanları oldu ve daha sonra ekteki tabelayı eklemem hasıl oldu ve kontrollerde de en son kontrol ettiğim koloni oldu.



Bu arada ben özellikle bacaklarımdan, ayak bileklerimden ve elimdeki kalın lyson deri eldivenlerden, lyson maske kumaşı üzerinden kollarımdan, sırtımdan, maske tülüne baskı yaparak burnumdan, toplam 30a yakın karşılama "top atışına" mağruz kaldım.

2.koloniyi açtığımda, oh be budur işte dedirtecek nitelikte sakindi, ancak ilk açtığım hala hırçınlaştığı için sakinliğin tadını çıkaramadım.

Tabi önce niyetim 2kolonili tek kovandı ve öyle de oluşturdum, "hırçın" altta ve snelgrove bölme tahtası üzerinde "sakin" koloni, ancak 1hafta sonra farklı bir nedenden dolayı hafif bir kol kas problemi yaşamam nedeni ile aslında 2 kolonili şu anda sağlık nedeni ile zorlayıcı olacağı düşüncesi ile vazgeçmeye karar verdim, peki aslında arılar 1haftadır küsür yeni yerlerine alışmışlardı ve 1,5m yana 2.koloni olarak zararsız ayırmam problem olacaktı, peki nasıl edeceyduk...



bir sırp sitesinden öğrendiğim(daha önce paylaşmıştım) ve 1-2..5..50...100m kısa mesafelerde kovan yer değiştirme yöntemi ile uygulamam, detayları ile devam edecek...
« Son Düzenleme: 28 Ağu 2018 06:29:01 Gönderen: cnidre »
Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #7 : 28 Ağu 2018 06:24:15 »
2 kolonili kovanımı aşağıdak yöntem ile 2ye ayırdım.

Uygulamanın başlıca kuralları:

1. Ana kural, uygulama muhakkak akşam arı uçuşu durunca uygulanacaktır.
2. Daha önceden kovan uçuş deliğinin genişliğinden 2cm daha geniş 12kat gazete kağıdının hazırlanması(ben ilk denemede 8kat ile uyguladım)
3. Arı uçuşu durunca(gün batımı ile dakik vaziyetteler), ilgili gazete kağıtlarını raptiye veya band yardımı ile ön uçuş deliğine tutturarak deliğin tam kapatılması.
4. Uçuş deliği üstüne eşit mesafelerde bir BİZ yardımı ile uçuş aralığı seviyesinden 3 delik açılması.
5. Kovanın yeni yerine değiştirilmesi/taşınması,
6. Arılar ön delikleri açıp uçuşa uygun hale getirene kadar günlük 1 su bardağı 1/1 şurup ile günlük beslenmesi.
7. Uçuş deliği arılarca uçuşa uygun hale getirilince ve giriş çıkışlar normale dönünce ilgili gazete kalıntılarının temizlenmesi
8. Burda dikkat edilmesi gereken diğer en önemli husus, kovan havalandırmasının uygun durumda ve açık olmasıdır, benim bizzat kendi yaptığım kovan diplerim tamamen telli taban olmaları vesilesi ile hiç sıkıntım olmadı ve uygulama gayet başarılı oldu. Tekrar altını kalın çizerek belirtmek istiyorum. Havalandırması yetersiz olan veya olmayan kovanlarda dikkatli olunmalı, gerekirse eski yöntem uygulanmalıdır, havasızlıktan arılarınız sıkıntıya kalmasın ltf.

Önce 1kovan ile deneyip devamında genele yayabilirsiniz.





İlgili hafta seyahat durumunda olduğum ve devamında da olacağım için uygulamayı cuma akşamı kovanda uçuş durunca, bölme tablası(snelgrove) uçuş deliğini kapattım. Asıl kullanacağım yeni dipte ki uçuş deliğini 8kat gazete ile daha önceden zaten kapatarak hazırlamıştım.

Üst ailenin kuluçkasını hafif kaldırarak önce az dumanladım, 1-2dk bekledim ve ilgili yeni dip üstüne yerleştiriverdim, beslemelerini verdim.

Üst ailenin alt bölme(snelgrove) tablasının tel ızgarası üzerinde dumana rağmen bir avuç arı mevcuttu ve bunlar ben kuluçkayı kaldırınca havalandı, ben ufak tefek ayarlamaları yaparken sürekli çıkıp-girdikleri snelgrove tablasının kapalı deliğne toplandılar, çoğunlukta sanki genç arılardı. Yaklaşık 1 hafta küsür 2aile üst üstteydi ve arada ilgili tel ızgara olması vesilesi ile kokuları birleşmiş olacağını düşünerek bölme (snelgrove) tablasının alt aileye ait deliğini açtım ve arılar oradan alt aileye indi ve sorun olmadı .

Pazar günü öğleden sonra kontrol etiğimde tek arı geçti geçecek kadar delik açılmış olduğu ve genişletme faliyetlerine başladıkları gördüm. Tekrar besleme yaptım ve en son salı akşamı seyahat dönüşü son durumu kontrol edebildim ve uçuşun normal olduğunu görünce uçuş deliğinden gazete kalıntılarını temizledim. Uygulama çalışıyordu.

Arılarca İlk delik delinmesi ve uçuşun başlaması ile aslında eski noktaya geri dönüş olacakmı sorusu ve endişesi hakimdi, dolayısıyla her ihtimale karşı muhtemel bir önceki uçuş deliği noktası bölgesinde olası bir yığılmada ilgili tarlacıları alt uçuş deliğinden 1nolu kovana aktarmak amacı ile mevcut bölme (snelgrove) tahtasını eski yerinde uygulama esnasında muhafaza etmeyi uygun gördüm, ancak gerek kalmadı ve ayırdım.







ve son hali bu oldu,

Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #8 : 28 Ağu 2018 20:37:26 »
Kovan yapım aşaması sürecinde, farklı yardımcı gereçler üzerinde girişimlerim/projelerim oldu.

bunlardan bazıları:

-kendi peteğimi, kendi mumumdan hazırlayabileceğim baskı ünitesi
-çerçeve çakma ünitesi
-çerçeve delme ünitesi
-çerçeve telleme ve petek yapıştırma ünitesi
-oğul engelleme ünitesi
-dekupaj tablası bıçak destek ünitesi
vb.

Petek baskı ünitesi, apiden aldığım ve mastar için kullanacağım mastar kabarmış petek yanlış baskı ile hazırlandığını görünce(yanlış huzel dizilimi), bir başka bahara kaldı(doğru peteği bulunca dek), ayrıca doğru silikon(yapışmaz) hususunda tecrubesiz ve kararsız kaldım. (fotoğraflardaki kilitler, plaka ayarı için geçici konumdadır). Ayrıca mevcut menteşelerden dolayı kapak kapanması/oturması hoşuma gitmedi, iki yüzeyin paralel şekilde kapanmasını sağlayacak varyasyonu üzerinde de çalışıyorum.





Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı nevzatkayacık

  • *
  • İleti: 323
  • Katkı 10
  • Koloni sayısı: 20 + 5 ruşet
  • Yer: Balıkesir/Balya/Kayalar Köyü
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #9 : 31 Ağu 2018 22:33:32 »
Erdinç bey,
Emeğinizle inşallah karşılığını alırsınız.
kullandığınız demo çizim programı hangisidir acaba?
Link verebilir misiniz?
Her şey daha yaşanası bir Türkiye için ....

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #10 : 01 Eyl 2018 08:04:13 »
Erdinç bey,
Emeğinizle inşallah karşılığını alırsınız.
kullandığınız demo çizim programı hangisidir acaba?
Link verebilir misiniz?
Teşekkürler Nevzat Bey,

Benim ilk kullandığım artık demo olarak biraz zorlaştırılmış gibi,  şu anda denemeye düşündüğüm ise çok benzeridir.
« Son Düzenleme: 01 Eyl 2018 08:13:49 Gönderen: cnidre »
Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #11 : 26 Eyl 2018 18:22:32 »

Bu sene toplam 4 kolonide malum sebepler(bkz.ilk mesajlsr) ana değişikliğ yaptım ve toplam 5ad.(birine 2.defada ancak kabul ettirebildim) bölgeme de uyumlu anadolu f1 ile hepsini değiştirdim.

Babamın toplam sağlıklı 7 kolonisi var şu anda(en zayıf 1koloni 8çerçevede), onları bana vermek istiyor(yaşlılık ve en yakın arıcı arkadaşının da vefatı ile sıkıntı yaşamaya başladı, Sakarya'da yer konusu da problem olmaya başlaması ile).

Mevcut ve kışa giren toplam 11koloni olacağından, seneye ilk hedeflerim arasında ihtiyac olacak ana üretimini de kendim yapıyor olmam  gerekliliğidir.

Bu arada değiştirdiğim iki kolonili kovanımdaki analardan birini yakalamaya çalışınca kaza yaşadım ve ananın hızlı hareket etmesi nedeni ile de istemeden fazla baskı uyguladım(henüz eldivensiz çalışamıyorum). Yanlış bölgeden(yumurtalıklar bölgesi) istemeyerek tutmaya çalıştığımdan da, anaya zarar verdim ve yedek ana olmaması nedeni ile ve  zamansızlıktan, kolonileri birleştirerek tek koloniye çevirdim.

Bu sebeple benzer ihtiyaçlarımı da karşılayabilmek amacı ile yeni sezon için ufak bir hazırlık yaptım şimdiden.

İnşallah bu zaman darlığı içinde onu da başarmaya çalışacağım.







Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)

Çevrimdışı cnidre

  • *
  • İleti: 16
  • Katkı 0
  • Erdinç KIRATLI
  • Koloni sayısı: 4+6
  • Yer: 06 - 54
Ynt: Erdinç KIRATLI köşesi
« Yanıtla #12 : 12 Eki 2018 03:16:27 »
hemen bal sağımı sonrası yapmam gereken formik asit varroa mücadelemde çok geç kalmıştım. Sebebi ise formik asit aparatlarımı çok yeni almış olmam, güvenlik tedbirlerimi de sağlayınca, en kısa sürede, havalarda soğumadan, formik asit uygulamasına  başlamıştım.

      

Uygulamaya düşündüğüm ve uyguladığım ilk adım 60% Fa(formik asit)

Günlük doz: 10-15ml, 14gün süre ile toplamda ~180ml (200ml)

Bal sağımı ile başlamam gereken uygulamaya, malum sebepler nedeni ile  gecikmem dolayısıyla, ancak 15.9 tarihine aparatları yerleştirebildim, (hernekadar uygun görmesemde bayvarol şeritleri 5 hafta kullandım).

Gecikmemeden dolayı, sıcaklıklara bağlı olarak 1+1 de olabilir(oksalik asit ile ilave uygulama düşünülebilir).

Son uygulama 85% Fa ile 10-15C dış sıcaklıklar arasında olmalı, önceki 1 uygulama ise 10-15C üstünde ki sıcaklıklarda  uygulanmasına dikkat edilecektir.

ilk 2 kolonie uygulamaları 150ml 60% Fa ile depoları şarj ederek 15.9 tarihinde yaptım, ancak ani yağmur nedeni ile yarıda kestim montajları, devamı birsonraki gündü.

Aparatlar pro buharlaştırıcı olup, en büyük özellikleri 2 fitilli olması. 1.fitil doğrudan formik ile temasta, bu fitil 2. fitil yerine geçen özel havluya oksaliği aktarıyor ve burada asıl buharlaşma meydana geliyor.

Enteresan olan ise, 1. ve 2. fitilin fiziki teması bulunmamasıdır, ortam sıcaklığına göre 1.fitilden 2. fitile doğru damlatma usulü ile doğru miktarda formik aktarmasıdır.

Uygulanan miktar ayarı ise 10-15ml günlük dozdur.

2gün sonra sızdırmazlık ve debi kontrolü yapılmıştır.

Bu arada,13ağustos tarihinde uyguladığım bayvarol şeritlerini ~4hafta sonra almış oldum. Ancak varroa nedenli kanat hasarı olan arılar gözüme ilindi, anlaşılan hemen sağım sonrası, ağustos ortasında başlamam gereken formik asit uygulamasına baya geç kalmış olduk.

Demek ki, erkek gözü çerçevesini daha mart ayında yerleştireceğiz. Ben yarım ballık çerçevesi kullanmıştım, ancak bunu önümüzdeki sezon alman usulü full boş çerçeveye dönüştüreceğim.

Bal akımına kadar ve akımın ilk haftası dahi ise doğal yöntemler ile, timol, portakal kabuğu, defne, kekik, pire otu vs. daha etkin ve planlı bir vaziyette kullanılacaktır.

Temmuz ortasında parazitlenme testleri uygulanacak, limit üzeri olanlar belirlenecektir

Hemen bal sağımı sonrası formik asit aparatları 14günlüğüne 60% Fa ile 10-15ml günlük doz ayarı ile yerleştirilecektir.
14.gün sonrası varroğa testleri yapılıp parazitlenme kontrol edilecektir ve eğer limitler üzerindeyse, 2. 60% uygulaması yapılacaktır. Tekrar test ve hala yüksek ise, 85% final uygulaması gerçekleştirilecektir. Varroğa stratejim bu.

Uzun soluklu formik asit uygulamasının diğer bir faydası, zararlı mantar sporların üremesini de engellediği yönünde bir 15yııllık yabancı arıcının yorumu dikkatimi çekenler arasındadır.

Ayrıca, kovanları sabah açtığımda 17C dış ortam sıcaklığında arıların yerleşim merkezi hafif doğu tarafına doğru olduğu dikkatimi çekti. Emin değilim, ancak sanırım bu durumu ortalayarak düzeltmem gerekecek.

Ve ayrıca çok güzel bir deneyim yaşadım, 18-19C civarında kovanlar hafite olsa nispeten hareketliydi. Ancak, bir anda bıçak keser gibi tüm uçuşlar durdu, önce bir şaşırdım, noluyor die. Sonradan, uçuş tahtasında ki arı davranışları konulu rusça bir kitaptan not aklıma geldi. Aynen şöyle yazıyor: eğer normal bir hareketlilik ortamında aniden uçuş durur ise, veya uçuş deliğinden tek tek düzensiz çıkışlar, ancak dönüşler çıkışlara göre orantısız ve sürü halinde ise, büyük ihtimal yağmur geliyor demektir, benzeri yazıyordu. Hanım bahçe işleri ile ilgilenirken, hazırlan yağmur geliyor die seslendim kendisine, nerden bildin dedi, arılar söyledi dedim :).
Cevap: Sen iyice kafayı yedin bu hayvancıklarla, şeklinde oldu.

Fa kaplarındaki gecikmeye benzer şekilde, ana arı gözaltı kafeslerimin imalatını da geciktiğim için, ilkbaharda muhtemel ihtiyacım olacak yedek ana ve uzun ömürlü kışlayacak arılar uygulaması da birsonraki sezona ertelenmiştir.

Bal sağımı sonrası hernekadar analiz ettiremesemde, bir kovanım(azgın) 17,5 diğer kovanım(sakin) 18.5 su oranı ile toplamda 37kg civarında bal sağımı yapılmıştır. Elde edilen balın tamamı, yakın çevreme ikram edilmiştir.

            
« Son Düzenleme: 12 Eki 2018 03:29:25 Gönderen: cnidre »
Arı iyi olursa, balı Bağdat'tan getirir.
100 kovandan 10ar kilo bal alacağıma, 10 kovandan 100er kilo bal almayı eylerim (K.Farrar)