Gönderen Konu: İzzet'in Köşesi  (Okunma sayısı 15232 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #75 : 04 Oca 2018 09:59:00 »
Rahat konuşamamak biraz geriyor insanı.
  Ateşe tutulup sıvazlanan darbuka gibi.
  4.Video daki cevapsız kalan 1 sorunuzla ilgili Sizin tecrübelerinizi ve düşüncenizi öğrenmek istiyorum, küçük kutularda çiftleştirilen( veya üretilen) analar ile ruşet tarzı kovanlarda çiftleştirilen analar arasında fark görüyormusunuz. Soruyu Çiftleştirilen veya üretilen şekli ile sordum,uygun bir zamanınızda tecrübelerinizi paylaşırsanız yönlendirici olacaktır.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #76 : 09 Oca 2018 01:43:20 »
Mustafa abi, ana arının davranış kalitesi çok ama çok farklı oluyor. Herkes olaya fiziksel ve kimyasal özellik olarak bakıyor. Ben bunu kocaman evde 5 çocuk büyüten bir anne ile ufacık evde bir çocuk büyütmüş anne farkına benzetiyorum. :)

Bir dönem ben de ufak kutular kullandım. Ufak kutularda üretilen analar büyük kolonilere geçtiğinde arılar tarafından oldukça hırpalanıyor.

Önemli bir hususta ana arıcının ana arının davranışlarından anlaması. Petek üzerinde haldır huldur panikle gezen bir ana arı bence henüz ana arı olmamıştır.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #77 : 09 Oca 2018 11:18:04 »
Mustafa abi, ana arının davranış kalitesi çok ama çok farklı oluyor. Herkes olaya fiziksel ve kimyasal özellik olarak bakıyor. Ben bunu kocaman evde 5 çocuk büyüten bir anne ile ufacık evde bir çocuk büyütmüş anne farkına benzetiyorum. :)

Bir dönem ben de ufak kutular kullandım. Ufak kutularda üretilen analar büyük kolonilere geçtiğinde arılar tarafından oldukça hırpalanıyor.

Önemli bir hususta ana arıcının ana arının davranışlarından anlaması. Petek üzerinde haldır huldur panikle gezen bir ana arı bence henüz ana arı olmamıştır.
  Son kelimesine kadar katılıyorum. Özelliklede son paragraf konuyu tam olarak anlatıyor. Teşekkür ederim.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #78 : 09 Oca 2018 22:38:40 »
Bu da eski bir programımız.

Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı nevzatkayacık

  • *
  • İleti: 329
  • Katkı 10
  • Koloni sayısı: 20 + 5 ruşet
  • Yer: Balıkesir/Balya/Kayalar Köyü
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #79 : 09 Oca 2018 23:02:49 »
Kaç kere izledim bilsen.
Her şey daha yaşanası bir Türkiye için ....

Çevrimdışı Yunus Yolbilir

  • *
  • İleti: 51
  • Katkı 0
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #80 : 19 Oca 2018 17:55:50 »
Izzet hocam sizin ic anadolu ya ana arı servis edip te geri dönüş aldığınız oldumu uyum konusunda

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #81 : 21 Oca 2018 22:28:07 »
Izzet hocam sizin ic anadolu ya ana arı servis edip te geri dönüş aldığınız oldumu uyum konusunda

Niğde. Konya, Kayseri, Sivas, Yozgat, Ankara illerine gönderdim. Ankaradan geri dönüş alamadım alamayacağım da çünkü bir adet damızlık göndermiştim o da bir ay önce sizlere ömür. Diğer illerden geri dönüşler çok iyi. Hatta insanları yoldan çıkaracak kadar iyi.  >:(

Arının başarısı kadar arıcının koloni yönetimi de önemli. İkisini birlikte uygulayabilenler bütün ezberlerin bozulduğunu, çevredekiler tarafından şeker balı yapmakla suçlandıklarını söylüyorlar.

Daha ne diyim bilemedim.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı Yunus Yolbilir

  • *
  • İleti: 51
  • Katkı 0
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #82 : 21 Oca 2018 23:26:33 »
Izzet hocam mayıs ayı dolmadıysa 3anada bana ayırın lütfen  ayrı analardan üretilmiş olarak mümkünse.  ozel den iban atarsanız ödemeyi hemen yapabilirim
« Son Düzenleme: 23 Oca 2018 21:36:42 Gönderen: Yunus Yolbilir »

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #83 : 25 Oca 2018 07:40:17 »
Izzet hocam mayıs ayı dolmadıysa 3anada bana ayırın lütfen  ayrı analardan üretilmiş olarak mümkünse.  ozel den iban atarsanız ödemeyi hemen yapabilirim

Selam

Bu sene F1 üretimim olmayacak maalesef. Bu seneyi tamamen arılığımı %100 tohumlanmış analardan oluşturmak için kullanacağım.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #84 : 29 Mar 2018 01:57:51 »
Bazen düşünüyorum (Ki genelde düşünmem). Neden?

Yabancı kaynak okuyorum, hoşuma gideni diğer insanlarla paylaşıyorum.
Günaydın ve Ziya benim lise arkadaşlarım. Çocukluğumuz birlikte geçti. Onlara da arı hastalığını bulaştırdım. Ziya Türk arıcılığı adına kilit taşı olabilecek makaleleri Türkçeye çeviriyor. Günaydın desen 500 sayfalık kitabın çevirisini yapıp yayınlıyor.

Bu adamlardan birisi Elektronik mühendisi diğeri Gemi inşaat terk şu anda esnaf. İkisinin de arıdan maddiyat adına öyle büyük beklentileri olmasa gerek.

Forumun alan adı felan masraflarını Ziya hallediyor. Belki çok para değil ama hallediyor işte.

Ben desen tembel adamın tekiyim. Öyle saatlerce çalışmak bana çok uzak. O yüzden üretimim çok kısıtlı. Yani ürettiğimi satmak için forum felan işlerine girmeme gerek yok. Zaten hiç bir yerde de ne benim ne arkadaşların satılık ilanını felan göremezsiniz.

Ablamın 3 cocuğu var üçü de tip 1 şeker hastası. Her sene teneke teneke kestane balı alıyor. Abla derdin ne diyorum, sana belli olmaz benim balım bulunsun diyor. Haklı da. Bir anda sıkılıp arı işini bırakabilirim. Geçmişte örnekleri bolca mevcut. Yarın bir bakmışsın İzzet tavuk forumu açmış. :)

E peki bu kadar çeviri, forum yazıları, facebook yazıları, bu kadar emek neden?

Kasım ile yıllarca internetten üzerinden görüştük. Fikir alışverişinde bulunduk. Suni tohumlama aleti yapalım fikrini ortaya attık. Üşenmedi Umut'un da desteği ile ortaya bir alet koydu. Çinden gelen malzemeler, denemeler yanılmalar, sanayide geçen saatler, ustalara/üreticilere derdini anlatmaya çalışmakla geçen günler. Kasım'ın derdi ne? Adam öğretmen yahu.

Facebook, whatsapp mesajları, telefon görüşmeleri üzerinden verilen danışmanlık servisi. Birisi günlerce suni tohumlama aleti ve işlemi ile ilgili sorup durdu, ben de anlatıp durdum. Bir akşam bulunduğu ille ilgili birşey sordum mesajımı okudu cevap vermedi. Ertesi gün o sordu ben cevap vermedim. Sonra başkasından duydum ki selam vermeden soru sorduğum için cevap vermemiş. :)

Bunlarla neden uğraşıyorum mesela?

Kişiliğim ve aile terbiyem gereği insanların saygıyı peşinen hakettiğini düşünüyorum. O yüzden saygısızlığa tahammül edemiyorum. Mümkün olduğu kadar mesajlara cevap vermeye, cevapsız aramalara dahi geri dönmeye çalışıyorum. Bu işleri yapan sekreter en azından bir asgari ücret alır biz angaryaya devam.

Ciddi zamanımı alan, benim de değer verdiğim için rahatsız olmadığım kişiler var. Bedava danışmanlık yaptığım desek daha doğru olur. Gönderdiğim ürün arızalı çıkmış öyle bir konuşma var ki sanırsın beni mahkemeye verecek. Bunlara rağmen neden diye soruyorum kendime.

Mesela forumda açtığım ciddi araştırma ve bilgi birikimi gerektiren ve yazılmayı bekleyen başlıklar var. Her türlü kaynak ve yazıları hazır olmasına rağmen devam ettirmiyorum. Çünkü benden daha iyi bildiğini benim ise bilmediğimi iddia edenler var, onları bekliyorum.

Ben yazılarımı mümkün olduğu kadar bilimsel kaynaklara ve kişisel gözlemlerime dayandırıyorum. Diyorum ki bu sarı. Oradan birisi çıkıyor hayır mavi diyor. Arıcı arıyor bu maviymiş diyor. Arkadaşım senin gözün yok mu? Bakıver.

Bir dünya örnek verebilirim.

Velhasılıkelam neden bütün bunlarla uğraştığımı çözemedim. Ego, şan, şöhret desen ben eşofmanla, yırtık tşörtle, saç sakal birbirinde gezen bir adamım yahu.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı muharrem

  • *
  • İleti: 15
  • Katkı 0
  • Koloni sayısı: 20
  • Yer: bayburt
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #85 : 02 Nis 2018 14:09:36 »
Abi bu toplumda vefasiz coktur. Sen ve arkadaslarin mmukemmel bir is yaoiyorsunuz. Sayenizde cok seyogrendik. Ogrenmeye de devam ediyoruz. Allah yolunuzu acik etsin. Siz devam edin abi.

Çevrimdışı nevzatkayacık

  • *
  • İleti: 329
  • Katkı 10
  • Koloni sayısı: 20 + 5 ruşet
  • Yer: Balıkesir/Balya/Kayalar Köyü
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #86 : 02 Nis 2018 20:58:57 »
İzzet hocam,
Çok daha aktif olmanı,bizlere daha fazla katkı sunmanı bekliyoruz.
Bu ülke insanı yeniliklere, bilime kapalı olmasaydı neler yapardı neler..
30 yıl önce konuştuğumuz konuları bu günlerde gene konuşmak zorunda kalmanın ne demek olduğunu tahmin edebiliyor musun?
Her şey daha yaşanası bir Türkiye için ....

Çevrimdışı Onur Özer

  • *
  • İleti: 347
  • Katkı 0
  • Koloni sayısı: 24
  • Yer: Kayseri Sarımsaklı Barajı
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #87 : 02 Nis 2018 23:17:57 »
Hocam çat pat düşe kalka 2 yıldır senden çok şey öğrendim. Emeğine sağlık. Aman tavukçu olma, daha neler öğreneceğiz? 😀
Nabêjin kê kir, dibêjin kê got.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 635
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #88 : 25 Eyl 2018 01:37:19 »
Selamlar

Uzunca bir aradan sonra kısa bir sezon özeti yapmak için tekrar aranızdayım. :)

Bu sene kendi arıcılık hayatımın en ilginç ve tuhaf sezonu oldu. Her sene olduğu gibi bu sene de Ocak 15 de start verdim. Yine her sene olduğu gibi elimdeki bütün arıları sattım ve yerine Bülent kardeşimden karniyol olmayan tuhaf arılar aldım. Nisan ayının ilk haftası benim arı satışı zamanımdır ve bütün müşterilerim kendini bu zamana ayarlar.

Nisan ayına kadar herşey normal rutininde ilerledi. Arılar istediğimiz kıvama geldi ve satışa hazır oldu. Peki tuhaflık nerede başladı?

Karniyollerin yerine aldığım arıları tekrar karniyole çevirmek için kolları sıvadım. Tabi bu arada suni tohumlama için hem erkek hem ana da üretmem gerektiği için bunların da alt yapısını oluşturmam gerekiyor. Bülent de sağolsun en sakin! arılarını getirmiş işimi bir hayli kolaylaştırdı!!! O kadar sakinlerdi ki bazılarını ölüme terketmeye karar vermek üzereydik. Bu sene yardımıma Mustafa yetişmese mahvolmuştum.

Larva transferlerine başladık. Memeler hazır oldu. Bölmelere dağıttık.Ama istediğim performans bir türlü olmuyor. Ana kesmeler, ana değiştirmeler çok fazla. O ara telefonlar, mesajlar gelmeye başladı. Anacılar aynı sorunlardan dert yanıyor. Yöresel desen memleketin her tarafından arıyorlar. En son kendi kafamda güneşten bir patlamayla felan birşeyler olabileceğine kendimi ikna ettim. Çünkü sorunu yaşayanların tek ortak noktası Türkiye'de arıcılık yapmaları.

Neyse zaman içerisinde sorunlar azaldı işler yoluna girmeye başladı ama tohumlama ana siparişleri gecikti ve mahçup olduk.

Ben ana üretimini yıllardır tam çerçevede, strafor ya da tam boyutta kovanlarda, iki çerçevelik bölmeler ile yaparım. Bunlardan bazıları bölünürken ki yavru sahaları nedeniyle önde giderler. Onların analarını almam ve rahar bırakırım. Onlar da bana olursa kestane balı yaparlar ellerinden geldiği kadar.  Bu sene de beni şaşırtacak kadar kestane balı yaptılar sağolsunlar.

Bu sene evimizin sevilmeyen konukları olan karıncalardan kurtulalım dedik. Bu işin bana bu kadar pahalıya patlayacağını bilsem onları ellerimle beslerdim. Arıcılıkla alakası ne anlatayım.

Kasım bu sene suni tohumlama aleti üretiminde nirvanaya ulaştı. Bir kanuller yaptı ki 150 mikrolitre. Yani 20 ana tohumluyor neredeyse.  Bu kanullerden 2.5 adetini sperm ile doldurdum. Tohumlanacak 35 civarı ana var. Bu anaları topluca bir poşete koyup gazla uyutuyorsun. Ben bütün anaları karınca ilaçlı bir poşette uyuttum. :(

Bir hafta içerisinde hepsi teker teker sizlere ömür. Analara mı acırsın? Emeklere mi? Söz verdiğin insanları mağdur etmene mi? Sözünü tutamamana mı? Tabi ki bunu da atlattık.

Tohumlamaları hallettik. Arılığa götürüp kabul ettirdik. Bu sefer de arılıkta karınca problemi başladı. 15 20 adet tohumla da arılıkta karıncalara feda ettik. Tuhaflıklar bitti sanıyorsunuz ama bitmedi.

Giresun'da erkek arılar normal şartlarda Ağustos ayına kadar kovanlarda cirit atar. Temmuz ayı girdi sanki gizli bir el bütün erkekleri yok etti. Tohumlaama ana bekleyen bir sürü insan var. Daha bir dünya erkek lazım. Tabi bu sorunu da hallettik. Neden bilmiyorum, bu sene Ağustos ayında tohumlama siparişinde bir patlama oldu. Onları bile hallettik. Zor oldu ama oldu çok şükür.

Tuhaflıklar tabiki bunlarla sınırlı değil. Nektar dönemlerinin kaymasından, kuraklıktan, gelmemesi gereken ama gelen nektarlardan felan bahsetmeyeceğim bile.

Ne tekim kendimizi bugüne attık. Şimdilerde kış beslemesini de yapıp istirahate geçmeyi planlıyorum. Dinlenirken de Aralık 15 e kadar ufak ufak tohumlama yapma niyetim var. Nasılsa tuhaf bir sene. :)
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı İsmail BAYINDIR

  • *
  • İleti: 11
  • Katkı 0
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #89 : 26 Eyl 2018 19:43:42 »
Geçmiş olsun İzzet hocam. Sizin başınıza gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir herhalde ;)

Bu olayların yarısı benim gibi acemilerin başına gelse, yarı yolda pes ederdik herhalde.
(((Şehitler diyarı Çanakkale'den selamlar)))