Gönderen Konu: İzzet'in Köşesi  (Okunma sayısı 14656 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #90 : 29 Eyl 2018 10:10:22 »
    Sözünü ettiğiniz sorunlar burada Bulgaristandada daha fazlası ile yaşandı,sorunlar bıktırıcı boyutlardaydı, detaylara girip konuyu uzatmak istemiyorum. Arıcılık konusunda eğitim almış yaşlı bir akademisyenle bu konuyu uzun uzun konuşma şansım oldu.Konuyu atmosferik koşullar,kullanılan pestisitler ve bunun sebep olduğu erkek kalitesizliği olarak açıklayıp,aslında problemin ana arılardan değil erkek arılardan kaynaklandığını belirtti.
   Sebep her ne olursa olsun,şu sezon bitsede sorunların bir sonu gelse dedirtecek türden bir sezondu, İyiki bitti.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 634
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #91 : 02 Eki 2018 05:33:33 »
Abi ben de güneş ile ilgili bir olay olduğu kanısındayım.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #92 : 02 Eki 2018 18:47:31 »
Abi ben de güneş ile ilgili bir olay olduğu kanısındayım.
Doğrudur,yakın şeyler anlattı.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı Murat Kaya

  • *
  • İleti: 2
  • Katkı 0
  • Koloni sayısı: 120
  • Yer: Çarşamba Samsun
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #93 : 27 Haz 2019 07:06:33 »
Türk Arıcısı Piyon mu?

Elitlerin söylemleri şu şekilde; Türkiyedeki arılar birer gen kaynağıdır korunmalıdır. Dışardan getirilen arılar da bu genleri kirletmektedir.

Bu kir meselesi başlı başına bir yazı konusu. Altın çamura düşünce kirlenir de çamur altına düşünce ne oluyor?
Kirletilmemiş bu çok ama çok kıymetli genlerimiz neden ve kimin için kıymetlidir?

Bu eline arı almamış, evine propolisli ellerle gitmemiş elitlere üzerinde çalışacak malzeme lazım. Diyecek ki ben bu arıyı buldum bakın şimdi de ıslah edicem. Bir diğer elit ben de bu arının şu degerini şöyle buldum. Bir diğer elit bunu üretip para kazanacak. Velhasılı kelam bu takım elbiseli elitler kendi aralarında paslaşıp duracaklar.

Şimdi geldik biz ezik arıcılara. Biz ne yapacağız? Bekleyeceğiz.

Neyi bekleyeceğiz? Bu elitlerin tamam alın bunu kullanın diye onumuze bir arı atmasını bekleyeceğiz. Hadi buna da razıyız ama onumuze atılan arının ne bal, ne oğul, ne sakinlik değerlerini bileceğiz. Neden? Çünkü eline çerçeve almamış elitler bizden daha iyi biliyorlar. İyi demişlerse iyidir.

Mecburuz ya alıp kullanacağız. Bir sürü para dökeceğiz bir umutla. Sonra diyeceğiz ki bu arıyı kullanıyoruz ama geçinemiyoruz ne yapcaz elit abi?

Elit abi diyecek ki floradandır, iklimdendir, rüzgardandır ama arıdan değildir. Biz de piki diyip gidicez. Kanunu koyan elit amcalar, uygulayan elit amcalar, itiraz makamı yine elit amcalar. Arıcının kaçacak yeri yok.
Sonra yandaki arıcı arkadaşa gidicez dizinde ağlamaya. Ama adam mutlu. Neden diye sorucaz? Adam diyecek ki ben yurtdısından aslı asaleti belli, verimi belli ana arılar getirdim para kazanıyorum diyecek.

Kulaktan kulağa bu efsane yayılınca kıçına tek bir arı iğnesi batmamış elit amcalar da duyacak tabi. Bir panik havası esecek. Neden? Şimdiye kadar arıcıyı 50 lerden kalma ninnilerle uyuttukları, tek dertlerinin kendi kişisel kariyerleri olduğu, arıcı için tek bir araştırma geliştirme yapmadıkları ortaya çıkacak ta ondan.

Ben tarım bakanı olsam, arıcılık adına devlet kurumlarında makam işgal eden görevlilere şunu sorarım; ""arıcımın veririminin artması adına nasıl bir iş yaptın?""
Kavanozlama tesisi yaptım, ana arıyı yarı fiyatına verdim, kovan verdim diyeni görevinden atar şimdiye kadar aldığın maaşlarıda geri ver derim. Çünkü bunlar arıcının ürününü artırmasına yönelik değil zaten aldığı ve hazırda olan ürünü değerlendirmesine yöneliktir. Tarım bakanlığı şunu bilmelidir ki arıcının aldığı verimin artırılmasına yönelik yapılabilecek tek ama tek çalışma "ıslahtır". Koloni yonetimi eğitimi, modern kovan felan ikincil işlerdir.
Hollstein(Buckfast), simental(Karniyol) ve piç inek(kekotip) aynı merada aynı saatlerde yayılsa bile aynı sütü(balı) vermez.

Dağıldım yine.

Konuya dönersek bu yatış elitleri foyaları ortaya çıkınca ne diyorlar? Bunlar yurtdısından ana arı getirip bizim genlerimizi kirletiyorlar. Kaçakçı bunlar.. La yürü git! Ben de diyorum ki sizin genleriniz yurtdısından gelen genleri kirletiyor.
Yurtdısından angusu, hollsteinı, ligorini, getiren devlet elitler istemiyor diye kıt kanaat geçinen, kaçakçı olan arıcılar.
Kusura bakmasınlar da bu işler elitlerin şeyinin keyfine göre değil.

Ben ekmek parama bakarım.
İzzet hocam kaleminize dilinize sağlık ne güzel özetlemişsiniz.
Bir şeyler üretmek yaşadığımı hissettiriyor.

Çevrimdışı Şevket Topal

  • *
  • İleti: 126
  • Katkı 3
  • Koloni sayısı: 100
Ynt: İzzet'in Köşesi
« Yanıtla #94 : 11 Eyl 2019 16:45:47 »
Doğum günün kutlu olsun Allah hayırlı uzun ömür versin nice mutlu yıllara inşallah