Arıcılık => Köşeler => Konuyu başlatan: M.Peker İskar - 18 Haz 2017 11:33:58

Başlık: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 18 Haz 2017 11:33:58
Selamlar.

Arıcılıkta acemiyim, lakin küçük baş hayvancılık konusunda yaklaşık 7 yıl bil-fiil çaprazlama yaptım, az çok dilim döner. Koyun cinsini senede iki kez yavrulatabilir ve ekstra hiçbir masraf olmadan verimli sonuçlar alabilirim. Ticareten de kazançlı olur.

Neden yazdığımı sorarsanız, şu kadarını söyleyeyim; f1'ler ve damızlıklar konusunda sanki biraz kulaktan dolma konuşuyoruz, gibi geldi.

İzole bölgelere fazla takılıyoruz  bu iş öyle bireysel çabalarla olmaz.

Uğur Beye katılıyorum, çünkü, F1 en azından annesinden aldıkları genlerle kalitesini koruyacaktır.

Peker abiye katılıyorum, çünkü, F1 babadan aldığı genleri de taşıyacaktır

Birçok forumda yazdım, o kadar da uçuk kaçık fikirlere gerek yok. İyi analarla çalışarak elimizdeki gen havuzunu %50 ana genleriyle sürekli dinç tutabilir ve zaman zaman alacağımız yeni analarla da kan yakınlığı ve erkek genlerini değiştirme yönünde irade gösterebiliriz.

Elbette bu saflaştırma ya da ıslah olmaz tam olarak, lakin hiçbirşey yapmamaktan iyidir.
  Yazdıklarınız formüle edildiğinde teorik olarakta pratikte gerçekleşen olarakta doğru. Aksini iddia etmek pozitif bilme aykırı olur,zira genetik biliminde Mendel yasası(veya kanunu) bu konuyu yeterince açıklamış. Konu 2+2=4 gibi kesin,,,a+b=ab....  a ların,b lerin hazırlanması, kendi aralarındaki çaprazlanmaların yapılması ve türlerinin diğer bireyleri meydana getirilecek çaprazlamaları bizleri aşan çalışmalar.Sizinde yazdığınız gibi,değişik ve güvenilir üreticilerden zaman zaman ana alımı yaparak erkek ve dişi gen çeşitliliğini arttırmaya çalışıyorum.Çiftleşme dönemlerinde aynı soylu olanlarla çiftleşmelerini engelleme yöntemi ile kötü olmayan sonuçlar elde edilebiliyor,bu deneyle sabit bir durumdur. Suni tohumlamanın yapılmadığı veya yapılamadığı durumlarda izole bölgelerin gerekliliği inkar edilmemesi gerekir,suni tohumlama seviyesinde gen belirliliği sağlayamasada,izole bölgelerdeki erkek gen kalitesi F1 kalitesinde belirgin etkendir,öyle olmasaydı dış ülkelerdeki arıcılık birlikleri kendi ülkelerinde ve yabancı ülkelerde ada kiralayıp bu konuya yatırım yapmazlardı. Konuyu bu köşeye taşıdım,zira Uğur Bey'in köşesinde onun dahil olmadığı bir konuda yazmak bana uygun gelmedi. Selamlar,iyi çalışmalar.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 18 Haz 2017 16:42:45
Bazen düşünüyorum , Almanya baş üretimine değilde neden ıslah çalışmalarına ağırlık vermiş diye..

Niye kovan ,ekipman dağıtmak yerine ciddi enstitüler ve iyi çalışan birlikler , üreticiler ile izole ada/bölgelere ağırlık vermiş. Suni tohumalama çalışmalarını desteklemiş.

Niye özellikle ıslah konusunda bu kadar eğilmiş/eğiliyor.

Bunun bir çark olduğunu düşünüyorum.  Neresinden girerseniz girin , sizi başa ve sona götürüyor. .Süreklilik gerektiren ,  dönüp duran bir daire.

%50 ile yetinmemek lazım diye düşünüyorum.



Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 18 Haz 2017 17:16:53
Bazen düşünüyorum , Almanya baş üretimine değilde neden ıslah çalışmalarına ağırlık vermiş diye..

Niye kovan ,ekipman dağıtmak yerine ciddi enstitüler ve iyi çalışan birlikler , üreticiler ile izole ada/bölgelere ağırlık vermiş. Suni tohumalama çalışmalarını desteklemiş.

Niye özellikle ıslah konusunda bu kadar eğilmiş/eğiliyor.

Bunun bir çark olduğunu düşünüyorum.  Neresinden girerseniz girin , sizi başa ve sona götürüyor. .Süreklilik gerektiren ,  dönüp duran bir daire.

%50 ile yetinmemek lazım diye düşünüyorum.
  % 50, tamın yarısı,yarım,yarım yamalak. Islah edilmiş dendiğinde anladığımız bal verimi yüksek,sokmayan arılar aklımıza geliyor. Bu arıların,yavru çürüklüğü,warroa ile mücadele,,iyi kışlama,kovanlarda gerektiği zamanda gerektiği kadar mevcut bulundurma gibi üstün özelliklerini göz ardı ediyoruz. Sanayide olsun,tarımda olsun,hayvancılıkta olsun birim alandan veya üretim aracından maksimum düzeyde verim alıp,yapılan işin karlılığını sağlamak ve sağlanan gelirden vergisini alarak Ülke İnsanı için üretilen hizmetlerin kalitesini arttırmak amacı ile bu tarz çalışmaları desteklediklerini düşünüyorum. Yaşam kalitesi yükseldikçe İnsanların verimleri artıyor,İnsanların verimleri arttıkça daha fazla ve kaliteli üretiyorlar,kaliteli üretim Dünyada pazar bulabiliyor,pazar büyüdükçe iş sahaları genişliyor,Ülke ekonomisine dışarıdan para giriyor,bu paraların bir kısmı Ülke İnsanlarına dönüş yapıyor. Sosyal devlet- Ülkesini seven Sorumluluk sahibi Vatandaş ilişkisi her geçen gün sağlamlaşarak devam ediyor. Sömürü,geri kalmış ilkel yönetim ilişkilerinin hakim olduğu Ülkelerdeki gibi insafsızca değil,daha bir vicdanlı. Ben bu çerçevede görüyorum.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 19 Haz 2017 14:20:07
Güzel bir açıklama yaptınız abi.
Sürekli dönen bir çark.

Sezon nasıl gidiyor sizde?
Toparlayabildiniz mi?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 19 Haz 2017 19:33:49
   Ana üretimi,bölmeler,sürekli yağış,soğuklar, uğraşıp duruyoruz. Polen ve nektar akımı oldukça iyi oldu nohutta. 2-3 güne ıhlamur açar,2.tur bölmeler yapılacak,onun hazırlığını yapıyorum. Toparlandı gibi görünüyor. Sizde transferlerde tutma oranı nedir ?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 21 Haz 2017 01:08:49
Mevsim normale dönünce herşey daha iyi oldu abi.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 21 Haz 2017 16:00:12
  Transferlerde tutma oranını sormuştum Abim.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 21 Haz 2017 17:26:21
Son turda birinde 11/8 , diğerinde 10/5.

Haziran ayında iyi ama Mayıs ayı kötüydü. Havalar soğuktu ve tutanlardan doğmayan analarda fazlaca olmuştu.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 21 Haz 2017 21:41:14
Son turda birinde 11/8 , diğerinde 10/5.

Haziran ayında iyi ama Mayıs ayı kötüydü. Havalar soğuktu ve tutanlardan doğmayan analarda fazlaca olmuştu.
  Teşekkür ederim Abim,yazdığınıza yakın bir durum buradada söz konusu. Tutma oranı geçen yıllara göre düşük. Kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Stuttgartta Aricilik - 22 Haz 2017 00:20:33
Abi bizde Temmuz'da pek ana üretilmez.
O sebeple son tur üretimleri yapıp , sezonu kapatıyorum.
Bu sene genel anlamda daha rahattım ama , her yıl tecrübeler ile çok daha rahat oluyor.
Kolaylıklar dilerim.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 22 Haz 2017 15:09:35
   Sağolun Abim,bende Size kolaylıklar dilerim.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 20 Ağu 2017 19:26:10
   Bütün Arkadaşlara Merhaba,
   Arılarımızın doğadan derledikleri ürünlerini bizlere verdikleri dönemin sonlarına geldik. Şimdi verme sırası artık bizde,önümüzdeki kısa dönemde arılarımızı kış mevsimine ne kadar sağlıklı hazırlarsak,kış kayıplarımız o kadar az olacaktır ve erken ilkbaharda güçlü kolonilerle sezona başlama şansına sahip olup doğal olarakta iyi bir sezon yaşayacağız.
  Kış kayıplarımızı en aza indirgemek amacı ile konu açmak istiyorum,henüz önümüzde vakit varken görüşlerimizi ve önerilerimizi tartışıp,bu görüşlerden doğru uygulamaları hayata geçirip kazasız belasız bir kış yaşanması hepimiz için iyi olacaktır.
  Kış arılığının yer tayini ve fiziksel koşulları artık herkes tarafından biliniyor,ben bu konuda gereken ciddiyeti göstermemenin bedelini çok ağır bir şekilde ödedim.
  İçerisinde bulunduğumuz dönem,arılarımıza yaptırabildiğimiz kadar fazla yavru yaptırma dönemi ve bunun yolununda sağlıklı besleme yolu ile yapılacağını iyi biliyoruz.Arı ailelerinin sağlıklı gelişim yapabilmeleri için en sağlıklı besinin nektar ve polen olduğunuda biliyoruz. Elimizde arılarımız için ayırdığımız geç kristalize olan bal ve ilkbahar poleni varsa,en sağlıklı beslemeyi bu ürünlerle yapacağımızıda biliyoruz. Ancak böyle bir stoğa sahip değilsek,dışarıdan alınacak bal ve polen'in sakıncalı olacağı birçok kaynakta belirtiliyor,bu ürünleri sterilize edebilecek gelişmiş teknolojilere sahip kurumlara ulaşabilme şansınada sahip değiliz bir çoğumuz. Geriye ne kaldı, katı yemler ve dönemine göre hazırlanacak şeker şurubu. Katı yemlerin arıların beslenme doğasına aykırılığı ve arıları yoracağı   sebebi ile kullanılmasına karşı olmakla birlikte,bu sezon yıkıma uğramış kolonilerimi protein katkılı bal ve pudra şeker keki ile besledim,aynı süreçte 1 şeker/3su ile hazırladığım şurubuda kullandım. Bu şekilde,yani hem katı+hemde sıvı beslemenin birlikte yapılmasının arıların gelişimini %35 oranında hızlandırdığını Çukurova Ünivesitesinin bir araştırmasında okumuştum,uygulamanın sonuçlarından çok memnunum. Asıl söz etmek istediğim konu şudur: Organik Asitlerin Hayvanların Beslenmelerindeki Pozitif Etkileri. Ben hangi dönemde olursa olsun hazırladığım şuruplara formik asit ilavesi yapıyorum,bunun sebebide nektar içerisinde olan %0.56 dan başlayıp kestane balında en yüksek seviyeye ulaşan organik asitlerin arıların yaşamlarındaki önemli yerinin boş kalmamasıdır. Kestane balının insan sağlığına olan faydalarından biriside budur diye düşünüyorum. Antibiyotikler canlıların yaşamında  yarattıkları negatif etkiler  sebebi ile kullanılmama yoluna gidiliyor ve hayvan beslenmesinde kullanılan antibiyotik katkılı yemler yasaklanıyor. hayvan yemlerine ilave edilen organik asitler,geçmiş dönemlerde kullanılan antibiyotiklerin yerini alıyor. Organik asitler ilave edilmiş yemlerin hayvanların organizmalarındaki pozitif etkileri şöyle belirtiliyor..::
   Organik asitler,mikotoksinlerin yemler içerisinde gelişip çoğalmalarını önlerler. Mikotoksinler özellikle kanatlı hayvanlarda,verim performansında çok büyük düşmelere,önemli sağlık sorunlarına ve ölümlere neden olmaktadır.yemlee katılan organik asitler,maya-mantar ve bakterilerin gelişip çoğalmalarını engeller,ilave edildikleri yemlerin pH değerini hızla düşürür,fermantasyonu sınırlar ve başta proteinler olmak üzere besin maddeleri kayıplarını önler.
   Organik asitler,bakterilerin hücre zarlarından geçerek hücre içi pH sını değiştirir ve bu sebeple bakterilerin  amino asit ve enerji metabolizmalarını etkiler,onların DNA yapılarını parçalayarak onları etkisiz hale getirebilirler. yemlerde organik asit kullanılması durumunda,bu asitlerin sindirim sisteminde sebep olduğu anti bakteriyel etki ciddi sağlık sorunlarını engeller. Organik asitler hayvanların sindirim sistemindeki mikrobiyal florayı değiştirerek,besin maddelerinin daha kolay sindirilmesini sağlar.bu etkiler sayesindede performanslarda artışlara sebep olurlar. Organik asitler mide sıvısının asitleşmesini sağlarlar. pH değerinin düşmesi sonucunda sindirim sistemindeki bakteriler safdışı olurlar. Ayrıca protein sindiriminde önemli yeri olan pepsinin aktivize olmasını sağlarlar. Patojen mikro organizmaların gelişip çoğalmasını önlerler.
   Bu konu ile ilgili Sizlerin görüşünüz nedir.  Bu konu ile ilgili arıcılık uygulamalarını daha sonra tekrar paylaşacağım. Hepinize kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 21 Ağu 2017 08:23:20
   Konu hayvan sağlığı ve beslemenin bu konudaki önemi olduğu için,özellikle veteriner Arkadaşımız Kerem Beyin bu konu hakkında yazacakları bizler için yönlendirici olacaktır.
   Okuduğum bir araştırmada,,Prof. Şiller'in(orijinali böylemi yazılır bilmiyorum),Arılarının kış mevsiminde ve erken ilkbaharda ihtiyacı olan stok beslemesinin her 1 litresine 15 damla formik asit ilavesi yaparak nosema(hangi türü belirtilmemiş)hastalığını tedavi ettiği yazılıyor.
    Aynı araştırmada,formik asit'in,ana arının yumurtlama aktivitesini arttırdığı belirtiliyor ve bu araştırmanın sonuçları bir çizelge ile aktarılıyor. Formik uygulamasına başlandığı gün kovan içerisindeki yavru miktarı (( açık yavru:4.7 desimetre kare-kapalı yavru:23 dm2.)) Uygulamanın başlamasından 30 gün sonra yavru miktarı(( açık yavru.64.7 dm2.-kapalı yavru.87.7 dm2.)) başlangıçtan 60 gün sonra yavru miktarı((açık yavru:60 dm2.-Kapalı yavru:112 dm2.)) olarak tespit edilmiş.. Zander tipi langstroth kovanların peteklerinin iki yüzünün toplamı yaklaşık 16 dm2.dir. Ve genel olarak çerçevenin 1/3 ü bal-2/3'ü yavru olduğu kabul edildiğinde,bu araştırmanın sonucuna göre 60 ıncı gündeki toplam yavru alanı 182 dm2.olduğundan hareketle  11.4 çerçeve yavru olmuş oluyor. Daha iyi anlaşılması açısından şöyle hesapladığımızda: 1 dm2. petek alanında 425 işçi gözü olduğu kabul edildiğine(182 dm2.X425 adet) 77.350 adet açık ve kapalı yavru olduğu belirlenmiş oluyor,ki bu sayıda birçoğumuzun kovanlarında göremediği bir fazlalıkta.( 77.350 sayısı inanamadığımbir sayı,şöyleki. İşçi arının 21 günlük süreçte doğduğu hesabı ile;; 77350 : 21=3683 yumurta/gün,ne derece olabilir bilemiyorum.)(( Ancak burada 12 lik Dadant bakan tanıdığın kovanında 8 çerçeve saydığımızı biliyorum,buda yaklaşık bu ortaya çıkan rakamlara yakın bir sonuç veriyor))
  Kanımca bu Organik Asitler konusunu çok iyi bir şekilde araştırıp,erişebildiğimiz bilgileri paylaşmalıyız. Canlı organizmalarda Asit- baz dengesi,canlının hormonal ve fizyolojik faaliyetlerini düzenleyen en önemli etken olarak sağlıklı yaşamın ön koşulu olarak belirtiliyor. 
  Konuyu toplarsak: organik asitler sadece Warroa veya dış parazitlerin ortadan kaldırılması amacı ile kullanılan bir araç olarak görülmemeli, arılarımızın hormonal ve fizyolojik performanslarını arttıran,sindim sistemlerindeki bakteri ve mikroorganizmalarla mücadele etmemizi sağlayan önemli bir araç kabul edilmeli. 
                         Hepimize kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Onur Özer - 21 Ağu 2017 21:24:40
Abi yeterince ilgi çekici, mutlaka bilenler ve uygulayanlar bizlere de aktarmalı.

İyi çalışmalar
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: monarosa1 - 22 Ağu 2017 00:50:02
Elbette tartışabilecek arkadaşlar olacaktır. Be paylaşım yeni fikirler üretimi açısından ele alıyor ve teşekkür ediyorum.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: nevzatkayacık - 22 Ağu 2017 18:37:18
   Konu hayvan sağlığı ve beslemenin bu konudaki önemi olduğu için,özellikle veteriner Arkadaşımız Kerem Beyin bu konu hakkında yazacakları bizler için yönlendirici olacaktır.
   Okuduğum bir araştırmada,,Prof. Şiller'in(orijinali böylemi yazılır bilmiyorum),Arılarının kış mevsiminde ve erken ilkbaharda ihtiyacı olan stok beslemesinin her 1 litresine 15 damla formik asit ilavesi yaparak nosema(hangi türü belirtilmemiş)hastalığını tedavi ettiği yazılıyor.
    Aynı araştırmada,formik asit'in,ana arının yumurtlama aktivitesini arttırdığı belirtiliyor ve bu araştırmanın sonuçları bir çizelge ile aktarılıyor. Formik uygulamasına başlandığı gün kovan içerisindeki yavru miktarı (( açık yavru:4.7 desimetre kare-kapalı yavru:23 dm2.)) Uygulamanın başlamasından 30 gün sonra yavru miktarı(( açık yavru.64.7 dm2.-kapalı yavru.87.7 dm2.)) başlangıçtan 60 gün sonra yavru miktarı((açık yavru:60 dm2.-Kapalı yavru:112 dm2.)) olarak tespit edilmiş.. Zander tipi langstroth kovanların peteklerinin iki yüzünün toplamı yaklaşık 16 dm2.dir. Ve genel olarak çerçevenin 1/3 ü bal-2/3'ü yavru olduğu kabul edildiğinde,bu araştırmanın sonucuna göre 60 ıncı gündeki toplam yavru alanı 182 dm2.olduğundan hareketle  11.4 çerçeve yavru olmuş oluyor. Daha iyi anlaşılması açısından şöyle hesapladığımızda: 1 dm2. petek alanında 425 işçi gözü olduğu kabul edildiğine(182 dm2.X425 adet) 77.350 adet açık ve kapalı yavru olduğu belirlenmiş oluyor,ki bu sayıda birçoğumuzun kovanlarında göremediği bir fazlalıkta.( 77.350 sayısı inanamadığımbir sayı,şöyleki. İşçi arının 21 günlük süreçte doğduğu hesabı ile;; 77350 : 21=3683 yumurta/gün,ne derece olabilir bilemiyorum.)(( Ancak burada 12 lik Dadant bakan tanıdığın kovanında 8 çerçeve saydığımızı biliyorum,buda yaklaşık bu ortaya çıkan rakamlara yakın bir sonuç veriyor))
  Kanımca bu Organik Asitler konusunu çok iyi bir şekilde araştırıp,erişebildiğimiz bilgileri paylaşmalıyız. Canlı organizmalarda Asit- baz dengesi,canlının hormonal ve fizyolojik faaliyetlerini düzenleyen en önemli etken olarak sağlıklı yaşamın ön koşulu olarak belirtiliyor. 
  Konuyu toplarsak: organik asitler sadece Warroa veya dış parazitlerin ortadan kaldırılması amacı ile kullanılan bir araç olarak görülmemeli, arılarımızın hormonal ve fizyolojik performanslarını arttıran,sindim sistemlerindeki bakteri ve mikroorganizmalarla mücadele etmemizi sağlayan önemli bir araç kabul edilmeli. 
                         Hepimize kolay gelsin.
Peker abi,
Nosemayı tedavi etmese bile tek başına arının gelişimi bile çok önemli.

Aynı dönemde kontrol grubunun durumu nedir acaba?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 24 Ağu 2017 08:48:16
  Nevzat Bey merhaba,
  Organik asitlerin parazit ve bakteriler üzerindeki etkileri konusundaki yazılanlara inanıyorum,neden derseniz, bal ile beslenen kolonilerde arıların parazit ve bakterilere gösterdikleri direnç,ikame ürünlerle beslenen kolonilere göre daha fazla oluyor,bu hem böyle yazılıyor,hemde denemeler bunu kanıtlıyor. Balın içerisinde bakterilerin üreyememe sebebi ne olabilir Sizce,bu durumu bal içerisindeki organik asitlere bağlıyabilirmiyiz,zira bal analizlerine baktığımız zaman,mineralleri,vitaminleri görebiliyoruz,bunların hiç birisinin bakteriler üzerinde yok edici özelliği olamaz. Bu besinle beslenen canlıların sindirim sistemlerindede aynı etkiyi yapıp bu bakteri ve mikropları elimine etmesi teorik olarak mantıklı geliyor bana. geçmiş dönemlerdeki uygulamalarımı gözününe aldığımdada yararlı olduğuna inanıyorum,,Geçen kış öncesi elimde olmayan nedenler sebebi ile  arılarıma verdiğim stok yemlemesinde formik kullanamadım,sonuç felakete dönüştü.Organik asitler olmazsa olmazımız,kovan içerisinde kullandığımızda,warroa ile mücadele etmemize yaradıkları gibi,aynı zamandada mum güvesi ile mücadele ve kovan dezenfektasyonu sağlıyorlar. Kolay gelsin.



Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 25 Ağu 2017 16:20:01
   Bugün arıcılık malzemeleri satan mağazada bir ürün dikkatimi çekti ve satın aldım. Ürün ismi:: EGG  BOOSTER,, Üretici:: TAV veterinaria    Barcelona/ İspanya.  Yem ilavesi bir ürün. Hayvancılıkta kullanılıyormuş,mağaza sahiplerininde 600 cıvarında kovanları var,sürekli kullandıklarını belirttiler. Probiotikler-vitaminler-mineraller den oluşuyor. İçeriğinde probiotikler olması dikkatimi çektiği için satın aldım.  Probiotiklerin canlı organizmalar üzerindeki etkilerini internetten araştırırsanız yararlı olacağına inanıyorum. Kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Onur Özer - 25 Ağu 2017 22:43:24
Abi eline sağlık lakin ben Kayseri'de bulamam onu. İnternetten ya da gurbetçilerden isteyeceğim artık
Emsali ya da muadili var mıdır acaba?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 26 Ağu 2017 19:05:13
Abi eline sağlık lakin ben Kayseri'de bulamam onu. İnternetten ya da gurbetçilerden isteyeceğim artık
Emsali ya da muadili var mıdır acaba?
  Ben Türkiyede kesinlikle vardır diye düşünüyorum. Eğer hayvanlar için bulamazsanız,İnsanlar için olan probiotikleri gözden geçirin,sindirim sistemi için(özellikle bağırsaklar) çok yararları var. Veteriner Kerem Bey Arkadaşımız sanırım çok yoğun,ondan öğrenilebilir ama foruma pek girmiyor sanırım. Dediğiniz gibi muadili kesinlikle veteriner ilaçları satan firmaların int.sayfalarından bulunabilir.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 02 Eyl 2017 06:28:15
     Bütün Arkadaşlara iyi bayramlar diliyorum,herşey gönlünüzce olsun.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Şevket Topal - 02 Eyl 2017 10:43:05
Sizede hayırlı bayramlar dilerim
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 22 Eyl 2017 19:19:06
   Sonunda işler azaldı,Arkadaşlarımız aramıza dönmeye başladı. Hoşgeldiniz İzzet  Bey.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: İzzet Akçay - 23 Eyl 2017 01:09:10
   Sonunda işler azaldı,Arkadaşlarımız aramıza dönmeye başladı. Hoşgeldiniz İzzet  Bey.

Hoşbulduk abi. 😊
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 23 Eyl 2017 07:06:54
   Sonunda işler azaldı,Arkadaşlarımız aramıza dönmeye başladı. Hoşgeldiniz İzzet  Bey.

Hoşbulduk abi. 😊
  Özlettiniz kendinizi. Nöbeti devredip kış işlerine bakabilirim artık.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Yasin Altan - 23 Eyl 2017 16:21:40
formik asit 60 lık olmalı sanırım zira türkiyede 85 lıkler satılıyor sıkıntı olmasın sonra 
Yanlıs uygulama zarar getırebılır
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 23 Eyl 2017 19:08:31
formik asit 60 lık olmalı sanırım zira türkiyede 85 lıkler satılıyor sıkıntı olmasın sonra 
Yanlıs uygulama zarar getırebılır
   Evet %60 lık formik. Buradada %85 lik satılıyor,%60'a düşürüp öyle kullanıyorum.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Yasin Altan - 23 Eyl 2017 20:04:11
Nosema icin tedavi uyguluyorum bunu da ekledim abi
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 10 Kas 2017 11:41:02
    Bir süredir üzerinde düşündüğüm ve araştırdığım bir,iki konu hakkında Sizlerinde görüşlerinizi almak istiyorum. Hepimiz çeşitli sebeplerle arılarımıza,rafine şeker ile yaptığımız sıvı ve katı yemler veriyoruz. Sıvı ve katı gıdalar diye tanımlayamıyorum(Gıda:Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için gerekli olan maddeler),zira ana madde olarak rafine şeker ile yaptığımız bu yemler Protein-Mineraller ve Vitaminler içermedikleri için gıda maddesi sınıfına girmiyor. Ve,bakımından sorumlu olduğumuz canlıları sürekli şeker ana maddeli yemlerle beslememiz durumunda( ki böyle yapıyoruz) yaşam sürelerinin kısalmasına/yaşam kalitelerinin düşmesine/ verimlerinin düşmesine,bu sebeplerlede yapılan işten maksimum faydalanma amacının ortadan kalkmasına bizler sebep oluyoruz.((( DOĞRUMUDUR  ? ))) 
   Peki,rafine şeker kullanmamamız halinde ne kullanmalıyız,ki arılarımız verdiğimiz bu yemleri kabul etsinler ve aynı zamanda bu yemler Gıda sınıfına dahil olsun ve arılarımızın temel gereksinimlerinide karşılayabilsin diye düşüp/araştırdığımda, Şeker imalatı prosesi  sonucunda elde edilen ve içeriğinde, Protein-Karbonhidrat-Enerji- Mineraller(Kalsiyum-Potasyum-Magnezyum-Fosfor-Sodyum-Demir<<bu mineraller rafine şekerde yoktur>) Vitaminler( Riboflamin<B2>,Pantotenik Asit<B5>,Kolin<B4>,Niasin<B3>//BU VİTAMİNLER SAĞLIKLI ARILARIN OLMAZSA OLMAZLARIDIR // < bu vitaminler rafine şekerde yoktur>)   Yukarıda yazdığım bütün maddelerce oldukça zengin olan bir ürün olan ve şeker kamışı ve şeker pancarından elde edilen MELAS diye adlandırılan yan ürün kullanılabileceği yargısına varıyorum. Bu ürün bizde şeker pancarından elde ediliyor. 
   Pancarlar familyasını biraz daha araştırdığımızda latince adlandırılması Beta Vulgaris ve türleri olduğu , Beta Vulgaris ekstratının NOSEMBEE markası adı altında satılan ve Nosema mücadelesinde kullanılan oldukça pahalı bir ürünün ana maddesi olduğu bilgisine ulaşıyoruz.Bu ürünün nosemaya sebep olan organizmaları ortadan kaldırmayıp,içerisindeki B kompleks vitaminler sebebi ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek nosema direncini arttırdığına ,Ancak zengin Mineraller içermesi sebebi ilede bakteri ve organizmaların üremesine uygun ortam hazırlayacağına inanıyorum.
   Melasın kullanılabilirliği ile biraz daha araştırdığımızda,Organik Arıcılıkta,nektar akımı olmadığı dönemlerde kullanılabileceği bilgisine ulaşıyoruz. Bu bilgi melası çekinmeden kullanabileceğimi doğrular nitelikte . 
   Melas toptan fiyatlarına baktığımızda kullanılabilirliğine uygun bir fiyat görünüyor(buradaki melas içerisindeki şeker %52 oranında)
   --- Melas içerisindeki Protein-Mineral-Vitamin değerleri ile ilgili bilgilere,fiyat bilgisine ulaşabilen Arkadaşlarımızdan bu bilgileri ve Melas'ın arı gıdası olarak kullanılabilirliği hakkındaki düşüncelerini paylaşmalarını istiyorum.
   İkinci konu olarak: Özellikle bu yıl,piyasadaki katı arı yemlerinin içerik bilgilerinde belirtilen İNAKTİF MAYA konusu. Okuduğum bir iki yerde bu inaktif mayanın,ekmek mayası imalat prosesi sonucu elde edilen bir ürün olduğu yazılıyor. Ancak ekmek mayası sonucu elde edilebilecek böyle bir ürün bilgisine erişemiyorum. Erişebildiğim İnaktif Maya bilgisi,Bira imalatı sonunda ortaya çıkan tortunun uygun teknik yöntemlerle kurutulup toz haline getirilerek satışa sürülen bir ürün olduğu bilgisi. Şurup/kek içerisinde ve toz halinde arılara verilebilecek bir ürün. Bence avantajı,,kullanıldığı ürün içerisinde aktif hale geçmeyeceğinden fermentasyon olmayacağı ve ürünlerin bozulmasına neden olmayacağı.
   İnaktif bira mayasını biraz araştırdığımızda canlıların sağlıklı/verimli yaşamalarını sağlayacak protein(%24-40),mineralleri içerdiğini görüyoruz.http://www.melasa-furaji.com/images/birenakasha.jpg    yazılı adreste tahlil sonuçları belirtilmiş.
   Çin fiyatı 700 dolar/ton cıvarlarında. Ülkede üretip satan varmı bilmiyorum,ama araştırılmasında yarar var,zira diğer maya türleri ile fiyat farkı(ucuzluk) dünyalar kadar.
   --- İnaktif maya ile ilgili bilgilere ulaşabilen Arkadaşların bu bilgileri paylaşmasını istiyorum.
   İnaktif Maya+ Melas+Pudra şekeri ile yapmayı düşündüğüm katı yem hakkındaki düşünce ve önerileriniz nedir ? 
   Kayıpsız bir Kış Mevsimi geçirmemiz dileği ile,Tüm Arkadaşlara selamlar.
   https://en.wikipedia.org/wiki/Molasses.  Sayfanın alt kısmında sağda Melas içeriği belirtilmiş.
   

     
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 10 Kas 2017 14:54:41
google amca da araken şöyle bir yazı buldum ne kadar doğru bilemiyorum :o :o :o :o :o

şeker pancarından veya şeker kamışından şeker üretim prosesinde, kristalize şekerin santrifüj yöntemiyle ayrılmasından geriye kalan şurup. ilk aşamada elde edilen açık renkli ve yüksek şekerli melas pastacılıkta ve alkollü içki üretiminde, prosesin son aşamalarında elde edilen koyu renkli ve viskoz melas ise hayvan yemi sanayiinde ve bazı organik asitlerin üretiminde kullanılır.
---
(alıntı: rakı ansiklopedisi)
26.04.2016 23:56 subliminal persuasion
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 10 Kas 2017 15:00:04
fiyatı da buu
https://urun.gittigidiyor.com/ev-bahce/melas-1-litre-1-4-kg-seker-pancari-melasi-sulfursuz-ucretsiz-kargo-312227629
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 10 Kas 2017 16:24:31
fiyatı da buu
https://urun.gittigidiyor.com/ev-bahce/melas-1-litre-1-4-kg-seker-pancari-melasi-sulfursuz-ucretsiz-kargo-312227629
  Bilgi için çok teşekkür ederim,fiyat oldukça yüksek. Fiyata şeker fabrikalarından ton bazında bakmakta yarar var düşüncesindeyim.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: onurekrem - 10 Kas 2017 18:39:16
Bildiğim kadarıyla apiyem içerisindeki maya da inaktif..Ama  ev yapımı kek formüllerinde kullanılan maya yani ekmek mayası  sanırım inaktif değil doğrumudur?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 10 Kas 2017 20:42:01
Bildiğim kadarıyla apiyem içerisindeki maya da inaktif..Ama  ev yapımı kek formüllerinde kullanılan maya yani ekmek mayası  sanırım inaktif değil doğrumudur?
  Evet,Ev yapımı keklerde kullanılan maya inaktif değil,zira inaktif mayanın ismi son zamanlarda gündeme gelmeye başladı. Kimi arkadaşlar ekmek mayası kullanıyorlar. Ben kuru bira mayası kullanıyorum,zira içerisindeki protein %45( ekmek mayasının 2 katı cıvarında).
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 14 Kas 2017 21:43:49
google amca da araken şöyle bir yazı buldum ne kadar doğru bilemiyorum :o :o :o :o :o

şeker pancarından veya şeker kamışından şeker üretim prosesinde, kristalize şekerin santrifüj yöntemiyle ayrılmasından geriye kalan şurup. ilk aşamada elde edilen açık renkli ve yüksek şekerli melas pastacılıkta ve alkollü içki üretiminde, prosesin son aşamalarında elde edilen koyu renkli ve viskoz melas ise hayvan yemi sanayiinde ve bazı organik asitlerin üretiminde kullanılır.
---
(alıntı: rakı ansiklopedisi)
26.04.2016 23:56 subliminal persuasion
  %52 şeker içerikli melas ithalatı yapan bir firma ile görüştüm,özgül ağırlığı 1.4 olarak belirtiyorlar ve ahır hayvanlarının yemlerine ilave edilen melasın bu değil daha düşük şeker oranlı ve daha katı kıvamda bir madde olduğunu belirttiler,kullandıkları terim şu anda aklıma gelmiyor.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 15 Kas 2017 09:43:23
M.Peker.bey
kuru bira mayasını nereden temin edebiliriz
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 15 Kas 2017 15:17:20
M.Peker.bey
kuru bira mayasını nereden temin edebiliriz
  Türkiyede baharatçılarda satılıyordur. Buradada baharatçı tarzı yerlerden satın alıyorum. Fiyatı 7,5--9 euro arası değişiyor.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Neo24 - 16 Kas 2017 17:37:23
Hayırlı olsun mustafa abi,
Allah yolunuzu açık etsin.
İnşallah Kayseri ekibi olarak toplu spariş vermeyi düşünüyoruz bakalım, sayı kesinleşsin haber ederiz...
Bahara yeni planlar,,yeni denemeler....
Gel bahar gel....
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 16 Kas 2017 18:24:59
Hayırlı olsun mustafa abi,
Allah yolunuzu açık etsin.
İnşallah Kayseri ekibi olarak toplu spariş vermeyi düşünüyoruz bakalım, sayı kesinleşsin haber ederiz...
Bahara yeni planlar,,yeni denemeler....
Gel bahar gel....
  Allah hepimizin yolunu açık etsin. Biten her gün,başlayacak yeni günün müjdecisi. Hayatı yaşanır yapan geleceğe dönük düşünce ve planlar.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Neo24 - 20 Kas 2017 20:58:43
Mustafa abi senin arıları damızlık olarak kullanabiliyor muyuz?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 21 Kas 2017 10:42:18
   Üretilen ana arıların istenilen kalitede olmasının belli koşulları olduğunu hepimiz biliyoruz.
 Gerekli koşullardan herhangi birini üretim aşamalarında uygulamamız durumunda istenilen kaliteyi sağlayamayacağımız açıktır. Ben başlangıçtan sonuca  izlediğim yolu yazayım,sorunuzun cevabını yazdıklarım içerisinde bulursunuz.Uyguladığım yöntemler ana arı üretimi konusunda yapılmış ve sonuçları bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerdir.
 Öncelikli konulardan birisi üretimi yaptığımız bölgenin uygunluğu.
 Benim üretim yaptığım bölgenin konumunun fotoğrafı aşağıdadır ve çevresinde 3,5 km.
 yarıçapındaki bölgede herhangi bir arılık yoktur. (https://i.hizliresim.com/AyPdQp.jpg) (https://hizliresim.com/AyPdQp)
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Barış TURHAN - 21 Kas 2017 14:07:05
emeğine sağlık abi bir solukta okudum anaları sabırsızlıkla bekliyorum..
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 21 Kas 2017 16:33:43
emeğine sağlık abi bir solukta okudum anaları sabırsızlıkla bekliyorum..
  Teşekkür ederim Abim. Hele şu Kış bir bitsin. Selamlar.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Onur Özer - 22 Kas 2017 16:40:37
   Üretilen ana arıların istenilen kalitede olmasının belli koşulları olduğunu hepimiz biliyoruz.
 Gerekli koşullardan herhangi birini üretim aşamalarında uygulamamız durumunda istenilen kaliteyi sağlayamayacağımız açıktır. Ben başlangıçtan sonuca  izlediğim yolu yazayım,sorunuzun cevabını yazdıklarım içerisinde bulursunuz.Uyguladığım yöntemler ana arı üretimi konusunda yapılmış ve sonuçları bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerdir.
 Öncelikli konulardan birisi üretimi yaptığımız bölgenin uygunluğu.
 Benim üretim yaptığım bölgenin konumunun fotoğrafı aşağıdadır ve çevresinde 3,5 km.
 yarıçapındaki bölgede herhangi bir arılık yoktur. (https://i.hizliresim.com/AyPdQp.jpg) (https://hizliresim.com/AyPdQp)
   Görüntünün sağ kısmında kırmızı renk ile işaretli olan yer ana arı üretiminde kullandığım yerdir. Bu bölgede her yıl 150-200 hektar cıvarında Rapitsa ekilir ve Nisan Ayının ilk haftası rapitsa çiçeklenmeye başlar,çiçeklenme dönemi Mayıs Ayının 3. haftasına kadar devam eder.
   Arıların üreme eğilimlerinin en yüksek olduğu dönem Nisan ve Mayıs ayları olduğu,bu dönemlerde üretilen ana arıların diğer dönemlerde üretilenlere göre daha verimli oldukları belirtiliyor. Ben üretim zamanı olarak bu tarihleri seçiyorum.
   Hazırlık aşamasından itibaren neler yapılmalı :
   İklim koşullarınada bağlı olarak Şubat Ayı sonu teşvik yemlemesine başlanıyor,erken ilkbahar nektarı gelmeye başlayıncaya kadar devam ediliyor,bu yemlemede bal kullanılıyor. 
   Bu şekilde beslenen arılar Mart Ayının ortalarında oldukça iyi duruma gelirler. Damızlık olarak kullanılacak analar içerisinde petek olmayan izolatörlere hapsedip,iki açık yavrulu çerçeve arasına koyularak 14 gün süre ile yumurtalamaları engellenir. Bu sürenin sonunda tek çerçevelik izolatör içerisine yarı kabartılmış veya temel petekli bir çerçeve yerleştirilir ve ana arı bu izolatör içerisine koyularak aynı yere indirilir. Üçüncü günün sonunda ana serbest bırakılır,ananın yumurta yapmış olduğu bu çerçeveden yumurta transferi yapılır ve transferin yapıldığı çerçeve iki kapalı yavrulu çerçeve arasına yerleştirilir.Ana arının çalışacağı kuluçkalık ile transfer yapılmış ballık kasası arasına ince bir kontraplak yerleştirilir ve ballıktaki arıların transfer edilmiş yumurtalar çatladığı andan itibaren bu larvaları beslemeleri sağlanır.Üçüncü günün sonunda kontraplak alınıp yerine ana arı ızgarası yerleştirilir. Yapılacak kontroller sonrasında 12./13.gün ana memeleri,arılıktaki en verimli kolonilerden hazırlanmış olan 3 veya daha fazla çerçeve arılı bölmelere aktarılır.(Eğer sadece kendimiz için ana üretiyorsak,bölmelerde kullanılacak arı mevcudunu anaları ürettiğimiz kovandan kullanmak en sağlıklı yoldur.)
  Başlatıcı ve besleyici arıların sahip oldukları DNA ve RNA larını besledikleri ana arılara aktardıkları belirlenmiştir. Başlatıcı/besleyici olarak seçilecek Olumlu//Olumsuz karakterdeki arıların genetik özelliklerini ana arıya aktardıkları kanıtlanmıştır.Bu sebeple bunların en iyi karakteristik özelliğe sahip olanlardan seçilmesi en olumlu sonucu verecektir. 
  Yukarıda yazılı yöntem ile üretilen ana arıların ağırlıkları/irilikleri,yumurta kanalları sayısı,sperm depolama kapasiteleri,feremon salgıları,sıradan yetiştirilen ana arılara kıyasla çok daha fazla olduğu kanıtlanmıştır.
   Ana üretimi için bunları yaparken erkek hattı olarak kullanılacak kolonilerde neler yapılmalı: Ana arı hazırlığına başlamadan en az 10 gün önce,bu kolonilerden daha fazla erkek arı yetiştirip çiftleşme sahasında baskınlık sağlamak için,ya erkek gözlü petek işlettirilir,ya da kovan içerisindeki peteklerin alt kısımlarından 1/3 oranında kesilip alınır ve arıların bu kısımlara erkek gözlü petek örmesi sağlanır. Ve bu kovanlarda iyi bir beslenme rejimi uygulanır.
   Artık elimizde en iyi şekilde üretilmiş çiftleşmemiş ana arılar ve erkek arılar var. Bundan sonra ne yapılması gerekiyor: Öncelikle çevredeki arılıklardan uzaklaşılabildiği  kadar uzaklaşılacak,sonra arılıktaki kovanların tamamının Giriş/Çıkış'larına ana arı ve erkek arıların çıkışlarını engelleyecek bir aparat takılmalı,bu aparat en basit şekli ile,ana arı ızgarasından kesilip çıkışlara monte edilir. Çiftleşmemiş ana arıların ve çiftleşirmede kullanılacak olan erkeklerin olduğu kovanların çıkışındaki ızgaralar,ana arıların doğum tarihinden 1 Haftalık süreden sonra,öğleden sonra saat 16.00 cıvarında açılır ve serbest bırakılırlar(Greek Train yönteminde olduğu gibi)Akşamları ızgaralar tekrar yerlerine monte edilir,ertesi gün yine aynı saatte açılırlar.. 5-6 günlük bir süre sonunda arılıkta çiftleşmemiş ana kalmaz ve artık ızgaraların tamamı toplanabilir.
   Bütün bu yazılanları yaptık,kaliteli anaların olabilecek en yüksek düzeyde kaliteli erkeklerle çiftleşmesini sağladık. Bu arılarımızdan en iyi verimi almak için sağlamamız çevre şartları nedir: Kovanlarımız sterilize edilmiş olmalı-İç ve dış parazitler ile mücadele iyi yapılmış olmalı-Kovan havalandırmaları iyi olmalı-Kovanlar yüksek sıcaklıklardan korunmalı ve kaliteli bir besleme yapılmalı. Bunlar yapıldığında elimizde çok verimli arıların olması kaçınılmaz.
  Ben bu yukarıda yazdıklarımı uyguluyorum ve sonuçlarından memnunum. Benim arılarım bu sebeple verimli arılar.Yazarken, uzun ve yapılması teferruat gibi görünebilir,ama aslında pratik ve basit şeyler. 
  Üretimde bu yolu izlemeniz halinde benim arılarımı damızlık olarak 4 sezon kullanır ve onlardan,analarından daha iyi analar üretir,memnun kalırsınız.  Selamlar.
 

Abi eline sağlık.

Bahara birkaç adet ben de alırım inşallah.

Lakin sormadan edemem, peteksiz izolatörlere hapsedip 15 gün beklemek neden anlamadım??

O süre zarfında yumurtadan kesilecek, akabinde yeniden yumurta atacak..

Kalite??
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 22 Kas 2017 19:35:35
   14 Gün süre ile yumurtlaması engellenen ana arıların bu sürenin sonunda yaptıkları yumurtaların en iri yumurtalar(yumurta ağırlık aralığı 0,12 mg.-0,22 mg.) olduğu ve bu yumurtalardan yapılan anaların en iri,en ağır, salgılarının fazla,çiftleşme yüzdelerinin daha yüksek olduğu,en fazla yumurtalık kanallarına, en hacimli sperm keselerine sahip oldukları, en verimli ve kullanım süresi en fazla olan anaların bu yöntemle yetiştirildikleri , bu yöntemle yetiştirilen ana arılardan aynı yöntem uygulanarak üretilen ana arıların annelerinden daha verimli oldukları bilimsel araştırma sonucu belirlenmiş. 
   Diğer taraftan,bu tarz anaların yumurtalarından oluşan işçi ve erkek arılarında,sıradan yöntemlerle üretilen anaların işçi ve erkeklerinden daha iri olacağı belirtiliyor(işçi arı ağırlık aralığı 0.85 mg.-0.150 mg). Yumurtanın oluşma süresi/günlük yumurta sayısını göz önüne alındığında( tabi ki eski petek/yeni petek konusuna unutmamak gerekiyor)konu daha iyi anlaşılacaktır. Bu durum koloni verimliliğinide arttırıyor. 
   Bu yazdıklarımın büyük bir kısmı forumda değişik konu başlıkları altında yazılıdır. Bahaneyle burada toplanmış oldu.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ÖZCAN KÜÇÜK - 22 Kas 2017 22:52:16
Abi iyiki ana listesine ismimi yazdırmışım:))
Mustafa abi ballıkla yumurtalık arasına koyulan kontraplak ana serbest bırakıldığı ndamı konuyor...
Ballıklarda üsten delik var işe yarar mı bu durumda...
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 22 Kas 2017 23:42:38
Abi iyiki ana listesine ismimi yazdırmışım:))
Mustafa abi ballıkla yumurtalık arasına koyulan kontraplak ana serbest bırakıldığı ndamı konuyor...
Ballıklarda üsten delik var işe yarar mı bu durumda...
  Evet Abim,serbest bırakıldığında koyuluyor. Ballıklarda delik olması ideal olanı,ben öyle çalışıyorum. Ancak,Larva transferi ile çalışanlar,ballıktaki arıları 1 gün kapalı tutabiliyorlarmış,zira arılar transfer larvalarını hemen beslemeye başladıkları için ertesi günü kontraplağı alıp,ızgara koyabiliyorlarmış. Ben yumurtadan başladığım için 3-4 gün sonra ızgara koyuyorum,zira yumurta gününe bakmadığım için ızgarayı erken koymam halinde en genç yumurtaları beslemeyebiliyorlar ve kabul oranı düşük olabiliyor.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Onur Özer - 24 Kas 2017 07:27:30
   14 Gün süre ile yumurtlaması engellenen ana arıların bu sürenin sonunda yaptıkları yumurtaların en iri yumurtalar(yumurta ağırlık aralığı 0,12 mg.-0,22 mg.) olduğu ve bu yumurtalardan yapılan anaların en iri,en ağır, salgılarının fazla,çiftleşme yüzdelerinin daha yüksek olduğu,en fazla yumurtalık kanallarına, en hacimli sperm keselerine sahip oldukları, en verimli ve kullanım süresi en fazla olan anaların bu yöntemle yetiştirildikleri , bu yöntemle yetiştirilen ana arılardan aynı yöntem uygulanarak üretilen ana arıların annelerinden daha verimli oldukları bilimsel araştırma sonucu belirlenmiş. 
   Diğer taraftan,bu tarz anaların yumurtalarından oluşan işçi ve erkek arılarında,sıradan yöntemlerle üretilen anaların işçi ve erkeklerinden daha iri olacağı belirtiliyor(işçi arı ağırlık aralığı 0.85 mg.-0.150 mg). Yumurtanın oluşma süresi/günlük yumurta sayısını göz önüne alındığında( tabi ki eski petek/yeni petek konusuna unutmamak gerekiyor)konu daha iyi anlaşılacaktır. Bu durum koloni verimliliğinide arttırıyor. 
   Bu yazdıklarımın büyük bir kısmı forumda değişik konu başlıkları altında yazılıdır. Bahaneyle burada toplanmış oldu.

Müthiş oldu bu cevabın abi, birçok soru işareti yok oldu. Eksik olma
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 24 Kas 2017 08:54:45
   Sizde eksik olmayın.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: nevzatkayacık - 26 Kas 2017 01:59:24
Peker Abi,

Facede mesajınızı gördüm.

Ballı petekle ilgili olarak '' ıslak mühür -kuru mühür'' tabirlerini kullanmışsınız.

Konuyu açar mısınız?

Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 26 Kas 2017 10:53:29
Peker Abi,

Facede mesajınızı gördüm.

Ballı petekle ilgili olarak '' ıslak mühür -kuru mühür'' tabirlerini kullanmışsınız.

Konuyu açar mısınız?
   Merhaba Nevzat Bey,
               Bu deyimler petekteki balın sırlanma şeklini tanımlamakta kullanılıyor. Islak-kuru tanımlamaları görünüşte ıslaklık ve kuruluğu anlatmak için kullanılıyor. Kafkas cinsi arıların balı sırlarken,bal ile sır arasında boşluk bırakmadan,temas eden bir sırlama yaptıkları için face'deki fotoğraftaki gibi bir görüntü ortaya çıktığı,,Orta Rusya,karniyol cinsi arıların bal ile sır arasında hava boşluğu bırakmaları sebebi ile daha kuru ve beyaz bir sırlama görüntüsü ortaya çıktığı yazılıyor. Bunun ne önemi var,öyle olsa ne olur,olmasa ne olur diyebiliriz. Ama bu davranış veya çalışma şekli besleyici arıların,beslenme yolu ile genetik karakterlerini ana arılara aktarıp aktarmadıklarının
 araştırılmaya başlanmasında etkin nedenlerden biri olmuş.Şöyle ki; Arıcılar,üzerinde seleksiyon(ıslah) çalışmaları yapılmış damızlık niteliğindeki ana arılar alıp,bunlardan genç analar ürettiklerinde ürettikleri analar ve neslinin karakteristik yapılarının üretimde kullanılan damızlıklardan çok farklı oldukları ve istenilen sonuca varılamadığı gözlemlenmiş. Rus araştırmacılar Kondratiev,Butlerov besleyicilerin karakter aktarımları konusundaki tezleri savunmuşlar,Mihailov isimli bir araştırmacı bu konuda Tula Arıcılık İstasyonunda(merkezi olabilir) araştırmalar yapmış.Miloradoviç ,Gubin Halifman'ın bu konu ile ilgili yabancı larvaların farklı cinslerden arılara besletilmesi sonucu,bu larvalardan oluşan arıların genetik karakterlerinden farklı sonuçlar ortaya koyduklarını kesinleştirmişler. Bu araştırmaların yönlendirmesi doğrultusunda Gorski Üniversitesi biokimyacı Babilov ana sütünün analizini yapmış,içerisinde genetik bilgileri aktaran DNA-RNA olduğunu belirlemiş.
   Islak mühür-kuru mühürden nerelere geldik derseniz,Söz konusu fotoğraf üzerine yapılan yorumlarda,Kardeşimiz arının cinsini soruyor,diğer Kardeşimiz karniyol dediğinde,eminmisiniz gibi bir soru soruyor. Sorunun cevabı yukarıda yazılanlardan çıkıyor. Üretimde kullandığımız damızlık üstün kaliteli olabilir,ancak besleyiciler kendi soyundan olmadığında aynı karakteristik yapıyı alamayacağımız belirtiliyor. 
   Uzunca bir özet oldu,ama açıklayıcı olabilmesi açısından böyle olmak zorunda. Selamlar.
   
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: İzzet Akçay - 27 Kas 2017 05:17:25
DNA nakli. Enteresan.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Onur Özer - 27 Kas 2017 05:25:29
Besleyicilerin genetik nakil yapabilmesi, acaba başka canlı türlerinde de var mı?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 27 Kas 2017 12:35:54
DNA nakli. Enteresan.
  Sizin bu konudaki düşünceniz nedir ?
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 27 Kas 2017 13:55:28
DNA nakli. Enteresan.
  Sizin bu konudaki düşünceniz nedir ?
  This finding suggests that DNA methylation in honey bees allows the expression of epigenetic  information to be differentially altered by nutritional input.     
   Bu yazılanı Bulgarcaya çeviriyorum,tam anlaşılır bir şey çıkmıyor ortaya. Tam olarak ne yazıyor ve konu ile ilgisi nedir,yardımcı olursanız sevinirim.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 28 Kas 2017 12:09:38
türkçe cevirisi

Bu bulgu, bal arılarındaki DNA metilasyonunun, epigenetik bilgilerin ekspresyonunu nutrisyonel girdiyle farklı şekilde değiştirmesine olanak tanıdığını düşündürmektedir
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 28 Kas 2017 12:11:24
DNA metilasyon

DNA metilasyonu DNA'nın bir kimyasal değişimdir, kalıtsal olup sonradan ilk dizi geri gelecek şekilde çıkartılabilir. Bu özelliği nedeniyle epigenetik koda aittir ve en iyi karakterize edilmiş epigenetik mekanizmadır
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 28 Kas 2017 12:13:36
epigenetik bilgiler


Epigenetik, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda irsi olan,

gen ifadesi değişikliğini inceleyen bilim dalıdır. Yani fenotipik değişimi, gen ekspresyonu değişikliklerini, varyasyonları inceler
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: ahmet çetin - 28 Kas 2017 12:16:37
epigenetik bilgilerin ekspresyonunu nutrisyonel

nutrisyon
Bk. beslenme
Türetilmiş Kelimeler (bis)
nutrisyonel anemi, nutraceutics, nutria, nutrient, nutrient agar, nutrient concentration, malnutrisyon, nutrisyonel anemi, innutrition, malnutrition
beslenme (nedir ne demek)
Vücut için gerekli besin maddelerinin alımı.
Beslenmek işi.
Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hâle getirilmesi. Alimentasyon, nütrisyon.
Canlıların gelişmeleri ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan besin maddelerini dışardan sağlamaları ve kullanmaları faaliyeti.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 28 Kas 2017 18:12:08
epigenetik bilgilerin ekspresyonunu nutrisyonel

nutrisyon
Bk. beslenme
Türetilmiş Kelimeler (bis)
nutrisyonel anemi, nutraceutics, nutria, nutrient, nutrient agar, nutrient concentration, malnutrisyon, nutrisyonel anemi, innutrition, malnutrition
beslenme (nedir ne demek)
Vücut için gerekli besin maddelerinin alımı.
Beslenmek işi.
Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hâle getirilmesi. Alimentasyon, nütrisyon.
Canlıların gelişmeleri ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan besin maddelerini dışardan sağlamaları ve kullanmaları faaliyeti.
  Çok teşekkür ederim,sağolun.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 30 Ara 2017 20:25:35
    Bütün Arkadaşlara Sağlıklı,Mutlu,Başarılı  Yeni bir yıl diliyorum. Herşey gönlünüze göre olsun. Herhangi bir kusurum olduysa,kalp kırgınlığına neden olduysam hakkınızı helal edin. saygı ve sevgilerimle.
   Yarın internet olmayabilir düşüncesi ile şimdiden yazdım.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: monarosa1 - 31 Ara 2017 00:55:02
Mutlu seneler dilerim mustafa bey ve  sizin aracılığınızla bu forumun kıymetli sakinlerine. Yapıcı bir insansnız kendinizden şüpheniz olmasın.var ise helaldir.kib
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Ünal - 01 Oca 2018 15:31:58
Teşekkür ederiz Peker Abi.
Herkese iyi seneler.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: İzzet Akçay - 03 Oca 2018 21:57:45
Bilnukabele Mustafa abi. Seni seviyoruz...
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Yunus Yolbilir - 19 Oca 2018 17:38:55
Mustafa abi senin ana arılardan iç anadolu bölgesine gönderdigin ve geri dönüş aldığın oldu mu hiç
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 19 Oca 2018 20:01:36
Mustafa abi senin ana arılardan iç anadolu bölgesine gönderdigin ve geri dönüş aldığın oldu mu hiç
   Türkiye ile ilk defa bu yıl çalışmaya başlıyorum.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Yunus Yolbilir - 19 Oca 2018 20:56:24
Biraz geç kaldık mustafa abi beni de listeye akleyebilirmisin senin ve ızzet hocanın anaları denemek istiyorum uyum sağlar larda hepsini değiştireceğim bi dahaki sezona saldırgan arilardanda toptan kurtulurum inşaallah uyum saglarlarsa
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 19 Oca 2018 22:11:49
  Yunus Bey, ön siparişler olarak Mayıs ve Haziran doldu. Ama siparişlerin kesinleşmesi Şubat Ayı sonu itibarı ile olacak,muhakkak vazgeçenler olacaklardır düşüncesindeyim,hep olur bu durum. Siz isteğinizi yazın, Şubat Ayı bitiminde tekrar görüşürüz. Kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Yunus Yolbilir - 19 Oca 2018 22:41:31
Mustafa abi alacağımız anaları aynı kız kardeşler değilde farklı analardan üretilmiş olarak gönderebiliyormusun. Ozelden mesaj attım abi subat ayi sonunda görüşürüz o zaman
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 19 Oca 2018 22:44:57
   Genel uygulamam bu şekilde oluyor.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Yunus Yolbilir - 19 Oca 2018 22:49:08
Süper Mustafa abi o zaman  uyum saglarlarsa farklı aynalardan oldukları için akrabalık durumu olmasın diyorum
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: İzzet Akçay - 21 Oca 2018 22:30:51
Mustafa abi ben de istiyorum ana arı. Beni de listeye alıver. Ödemesini şimdiden yapabilirim.5 adet please.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 22 Oca 2018 08:58:02
 
Mustafa abi ben de istiyorum ana arı. Beni de listeye alıver. Ödemesini şimdiden yapabilirim.5 adet please.
     Yapmak istediğim sürprizi  bozdunuz. Objektif değerlendirme yapabileceğine inandığım,konuya hakim,gözlemlerini bana iletecek Üç Kişi belirlemiştim,emri vaki yapıp haber vermeden gönderi yapacak artı ve eksileri ile tarafsız olarak değerlendirmelerini isteyecektim. Bu İnsanlardan biriside doğal olarak Sizdiniz.  Bu durumda,banada duyduğunuz güvene teşekkür etmek kalıyor.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: İzzet Akçay - 25 Oca 2018 07:42:21
Elimden gelen her türlü yardımı yaparım Mustafa abi.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 25 Oca 2018 15:45:50
Elimden gelen her türlü yardımı yaparım Mustafa abi.
   Bundan kesinlikle şüphem yok. Çok sağolun.
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: M.Peker İskar - 27 Oca 2018 11:51:31
  http://docplayer.biz.tr/68213315-Ana-arida-kalite-kavrami-ve-ana-ari-kalitesini-etkileyen-faktorler.html
Başlık: Ynt: Mustafa Peker İskar Köşesi
Gönderen: Hakan Kayhan - 07 May 2019 16:26:36
Elimden gelen her türlü yardımı yaparım Mustafa abi.

İzzet Bey Merhaba Nasılsınız?
Mustafa abimizin arıları ile ilgili değerlendirme yazınızı merakla bekliyoruz...

selamlar güzel bir sezon diliyorum hepimize...