Gönderen Konu: SORU 18: Plastikten yapılmış yüksükler mumdan yapılanların yerini alacak mı?  (Okunma sayısı 769 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Günaydın Dikmen

  • Admin
  • *****
  • İleti: 50
  • Katkı 7
  • Yer: Giresun
Karl Weiss - Zuchtpraxis kitabından çeviridir.

SORU 18: Plastikten yapılmış yüksükler mumdan yapılanların yerini alacak mı?

Yıllardır plastik İnsanların teknik ve biyolojik tüm yaşam alanlarına durmaksızın nüfuz ediyor – arılığımızdan içeri girmemesini nasıl bekleyebilirdik ki?
Kovan, Çerçeve ve değişik arıcılık aletleri plastikten üretildikten sonra, Yumurta fincanı için de deneme yapıldı, Amerika’da ve Fransa’da çok rağbet gören bir ürün ortaya çıktı.
Bizde, Almanya’da bu süreç daha yavaş gelişti.
Biz sadece bir yumurta fincanı istemedik, Ana Memelerinin kargolama işleminin ilerde daha kolay olması için “ayaklı bir fincan”ın mümkün olmasını istedik (Bakınız Soru 68).
Fakat görüldü ki bu istek beraberinde zorluk da getirdi.
Amerikan ve Fransız plastik yüksükler bütün kabul edilme testlerinden basit ve ayaksız formlarıyla mumdan yüksüklere eşdeğer bir başarıyla çıkarken, “Alman” plastik yüksükler arılar tarafından çok daha zor kabul ediliyordu.
Burada kabahatli kullanılan malzemenin farklılığı değil, doğrudan ayak idi.
Arılar düz zeminde yeterli tutunma alanı bulamadılar, bu da Larva bakımlarına engel oldu.
Yetiştirme çıtasına yerleştirmeden önce yüksükleri sıvı balmumuna o kadar derin daldırıyorduk ki taban levhası üstten bile mumla kaplanıyordu ve kabullenme hüsranla sonuçlanıyordu.
Yine de ilk plastik yüksükleri üretecek Alman firmasına ayaklardan vazgeçmeleri için yalvardım.
Plastik yüksüklerin kullanımı özel bir kullanım talimatı ile sınırlandırılmamalıydı.

Çok çeşitli türlerden plastik yüksüklerle yaptığımız kapsamlı deneylerimizin sonucunda gördük ki, yüksüklerin imal edildiği maddelerin de kabullenme üzerinde etkileri bulunmaktadır.
Polistiren ve Pleksiglas’tan yapılmış yüksükler çok iyi kabul edildi, polietilen yüksükler tereddütlü ile uygunsuz arasında değişen derecelerde kabullenildi, selülöz asetat’tan ve Akrilonitril-stiren’den üretilmiş yüksükler ise tamamen reddedildi.

Bu arada, özel arıcılık dükkanlarında zaten satın alınabilecek çok çeşitli plastik yüksükler bulunmaktadır.
Kısmen Almanya’da üretilmektedirler, kısmen de Fransa’dan gelirler.
İçi oyuk dökümlü tıpalı yüksükler bile mevcuttur.
Açıktır ki Bakıcı arılar, taban levhalı yüksüklerle yaşadıkları sorunları bunlarla yaşamıyorlar.
Şekil-1’de günümüzde ticareti yapılan çeşitli plastik yüksüklerle, yetiştirme çıtalarına olası yerleştirilme şekillerini görebilirsiniz.


(Şekil-1: Almanya’da bulunan bazı plastik yüksükler ve Yetiştirme çerçevesine yerleştirilme şekilleri. Kaynak: Karl Weiss - Zuchtpraxis s.43 )

Yüksükleri kuvvetlice bir parça temel peteğe bastırırsanız, tabanlarıyla sıkıca yapışıp kalırlar.
Tüm plastik yüksüklerin çapları olması gerektiği gibi 9 mm’dir.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Arıların plastik yüksükleri kabullenmeleri ile mumdan yüksükleri kabullenmeleri arasında bir fark bulunmamaktadır.

Plastik yüksüklerdeki Arı sütü beslemesi, mumdan yüksüklerden daha da iyi olduğu için (Bakınız Soru 59), plastik yüksüklerde yetişen anaların kalite olarak mumdan yüksüklerde yetişenlerden aşağı olduğunu varsaymamız için bir neden bulunmamaktadır.
« Son Düzenleme: 08 Mar 2018 00:16:01 Gönderen: Günaydın Dikmen »




Duyarım ve unuturum. Görürüm ve hatırlarım. Yaparım ve anlarım. (Konfüçyus)

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 634
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Malzeme üreticilerinin dikkatine.

Tutunma problemi derken sanırım yüksüklerin dış yüzeyinin kayganlığından bahsediyor. Enteresan enteresan gözlemler. Tabi kitabın 50 60 sene önce yazıldığını da hesaba katmak gerek.
Saygı eken sevgi biçer...