Gönderen Konu: SORU 39: Bakıcı kovanın Kalıtım üzerinde bir etkisi var mıdır?  (Okunma sayısı 1230 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Günaydın Dikmen

  • Admin
  • *****
  • İleti: 50
  • Katkı 7
  • Yer: Giresun
Karl Weiss - Zuchtpraxis kitabından çeviridir.

SORU 39: Bakıcı kovanın Kalıtım üzerinde bir etkisi var mıdır?

Ya da daha doğru bir şekilde soralım: Bakıcı koloninin mensubu olduğu ırkın özellikleri, yetiştirdiği Anaların ve bu anaların soyundan gelenlerin karakteristik özellikleri ve davranışları üzerinde etkili midir?
Örnek: İtalyan ırkı sahip olduğu arsız yavru üretimi karakteristiğini (Bakınız Soru 107) yetiştirdiği Carnica Analarına geçirir mi?
Veya: Funda Arılarının yetiştirdiği Anaların oğul verme isteği daha kuvvetli midir?

Cevap: Hayır!
Eğer yetiştirilen Anaların dış karakteristiklerinde bakıcı ırka hafif yakınlaşmalar tespit edilirse, açıklamayı arı sütünün ırka has bileşiminde bulabiliriz, bu tarz değişimler bakıcıdan analara hiçbir şekilde kalıtsal olarak geçmez.
Bu nedenle, Anaları başka ırka mensup bir bakıcıda yetiştirmenin zararı yoktur.
Bakıcı popülasyonun seçiminde sadece bakıcılık performansı belirleyici olabilir.




Duyarım ve unuturum. Görürüm ve hatırlarım. Yaparım ve anlarım. (Konfüçyus)

Çevrimdışı Mehmet GÜNGÖR

  • Moderator
  • *****
  • İleti: 44
  • Katkı 2
  • Koloni sayısı: 300
  • Yer: Kayseri
RNA aktarımı ne derece de etkiliyor acaba ?
Arı sütü ile Rna aktarımı olduğu biliniyor ve bazı RNA larında bazı genleri aktif ettiği başka canlılarda da araştırılıyor.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 633
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Kaynakta arı sütünde RNA bulunma amacını ne olarak belirtiyor?
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
   Karakter aktarımı olarak belirtiliyor.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 633
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Link alma şansım var mı Mustafa abi?
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı Mehmet GÜNGÖR

  • Moderator
  • *****
  • İleti: 44
  • Katkı 2
  • Koloni sayısı: 300
  • Yer: Kayseri
Benim faydalandığım linkler de yapılan bir araştırmadan kabaca anladığım RNA proteinlerle taşınırken ,arı sütünün de ana kaynağı olan polen içerisinde
RNA ları aktarıyor , ayrıca arıda kendisi bir bitkisel olmayan RNA aktarımı yapıyor.
Yapılan araştırma da  Polen deki gibi bitkisel micro Rna ları sentetik olarak artırdıklarında gelişim süresi uzuyor.

Bir işçinin ortalama 21 günde doğmasını buna yorumluyorum , eğer arı sağlıklı ve kendisinden RNA aktarımını daha sağlıklı yapabiliyorsa , 21 günden erken doğabiliyor.sadece polenden gelen RNA lardan yetiniyorsa gelişim yavaşlıyor.

MessengerRNA lar ile de  DNA ları etkileyebiliyor. Buda ölçülemese de alınan proteinler sayesinde amino asitlerin onun sayesinde arı sütünün gen havuzunda bir katkısı olduğunu gösteriyor.


http://journals.plos.org/plosgenetics/article?id=10.1371/journal.pgen.1006946

https://books.google.com.tr/books?id=MyTgBAAAQBAJ&lpg=PA229&ots=agmIhWUfqb&dq=messenger%20rna%20honeybee&hl=tr&pg=PP1#v=onepage&q&f=false

https://books.google.com.tr/books?id=CQjSBQAAQBAJ&lpg=PA73&ots=LC253G7_3w&dq=messenger%20rna%20honeybee&hl=tr&pg=PP1#v=onepage&q&f=false


Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 633
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Gönderdiğiniz linkte yazının özet kısmı var sadece. Çİnliler tarafından Amerikada bir üniversite araştırması yaptırılmış. Yazının tamamına ulaşamamakla birlikte özet kısmında sadece bu işlemin bazı canlılarda (Genelde tek hücreliler) olduğu ve arılarda da olabileceği savının incelenmesi gerektiği söylenmiş.

Yani RNA ile gen naklinin olduğu/gerçekleştiği söylenmemiş.

Para karşılığı yazılan yazılara pek güvenmemekle birlikte protein sentezinin mantığını bilen birisi olarak bu olayın arı gibi çok hücreli bir canlıda gerçekleşmesi çok düşük bir ihtimal.

Kaldı ki atıfta bulunulan canlılar RNA ile değil DNA ile gen değişimi gerçekleştirirler. RNA dan DNA sentezleme beceresine sahip tek canlı grubu retrovirüslerdir ve bunlar da tek hücreli canlılardır.

Genler kendilerini protein olarak dışa vururlar ve olayın işleyişi en kısa şekli ile şu şekildedir.
1-DNA mesajcı RNA ya bilgisiyi aktarır
2-Mesajcı RNA ribozoma gider
3-Ribozomda bilgi okunur
4-Taşıyıcı RNA lar bilginin talep ettiği aminoasitleri getirirler
5-Protein sentezlenmiş olur.

RNA da 64 çeşit kodon olmasına rağmen 21 çeşit aminoasit vardır. RNA tek zincir formunda olduğu içinde mutasyonlara ve bilgi kayıplarına çok açıktır. Bu sebepten genetik materyal olarak canlılar tarafından kullanılmazlar. Kaldı ki arılarda her hangi bir reverse trankriptaz enzimi varlığına rastlanmamıştır.

Tek hücreli bir canlı sadece bir hücre çekirdeğine sahip olduğundan bu işlemi gerçekleştirme yetisine sahiptir ancak arı gibi binlerce hücreden oluşan bir canlı arı sütündeki Mikro RNA ları hangi hücresinde kullanacaktır?

Diğer bir engel ise canlıların sindirim sistemi polimerlerin sindirim sistemi zarından geçmesine izin vermez. Yani mikro da olsa RNA lar sindirim sistemi içerisinde nükleik asitlere parçalanarak ancak canlı vücuduna dahil olabilir.

Benim klasik biyoloji bilgim arı sütündeki RNA varlığını "yavruları nükleik asit yönünden beslemek" şeklinde açıklar. Bunun da kalıtım üzerinde bir etkisi yoktur.

Ana arı üreten birisi olarak ve sarı arılara karniyol yaptıran bir üretici olarak memelerden çıkan anaları suni tohumladığımda besleyici kovana ait en ufak karakter aktarımı gözlemlememekteyim.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı Mehmet GÜNGÖR

  • Moderator
  • *****
  • İleti: 44
  • Katkı 2
  • Koloni sayısı: 300
  • Yer: Kayseri
Teşekkürler hocam, anlaşıldı.

Çevrimdışı Neo24

  • *
  • İleti: 57
  • Katkı 1
  • Koloni sayısı: 20-30 arası
Teşekkürler izzet bey...

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç
  Besleyicilerin karakteristik özelliklerini aktardıkları ile ilgili konu ilk defa Forumumuzda konuşuldu. benim kaynak olarak gösterdiğim kitaptaki bilgiler ve bu kitap 2010 yılı basımı. Bu konu Azerbaycan arıları sayfasındada gündeme geldiğinde Azerbaycanlı bir Arkadaşımızda Vladimir Maluhin'in kitabındada bu konu ile ilgili bölümün fotoğrafını çekip paylaşmıştı. Bendeki kitabın yazarı hala hayattamıdır ve arıcılık dünyasındaki vizyonu nedir bilemiyorum,ancak Vladimir Maluhin yabana atılacak bir kişi değil,asparagas bir bilgi kullanmaz. Azerbaycan arıcılarından Maluhin in kitabında yazanlar hakkında bilgi istenebilir, Maluhinle görüşenleride vardır kesinlikle. Bu araştırmanın resmi sonuçları olmasa bu kişi bunu kitabında yazmaz  diye inanıyorum. Azerbaycanlı Arkadaşlarımızla görüşen birileri Maluhinden bu araştırma hakkında kesin bilgileri edinebilir,zira araştırma resmi biir devlet kurumu tarafından yapılmış bir araştırma. Bizler okuduklarımızı dile getiriyoruz.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.

Çevrimdışı İzzet Akçay

  • Admin
  • *****
  • İleti: 633
  • Katkı 39
  • Koloni sayısı: 5
Araştıralım abi. Bilmediğimiz bir mekanizma vardır belki. Arı standart dışı bir canlı.
Saygı eken sevgi biçer...

Çevrimdışı M.Peker İskar

  • Admin
  • *****
  • İleti: 586
  • Katkı 23
  • Yer: Bulgaristan/ Dobriç

 
 

 
    Vladimir Mlıhin in kitabından ilgili kısmın fotoğrafı,Rusça bilen bir Arkadaşımız tercüme yapabilirse iyi olur.
En kötüden iyiyi öğren,ama en iyiden kötüyü öğrenme.