Gönderen Konu: SORU 7: Yapay çoğalma'nın temeli neye dayanır?  (Okunma sayısı 491 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Günaydın Dikmen

  • Admin
  • *****
  • İleti: 50
  • Katkı 7
  • Yer: Giresun
Karl Weiss - Zuchtpraxis kitabından çeviridir.

“Yapay” kelimesini “Ticari” ile değiştirmek daha yerinde olur, ne kadar az yapay Arı varsa, o kadar az da yapay Arı neslinden bahsedebiliriz. Bununla birlikte, yetiştirme için kullanılmak istenen bir Arı kolonisinin, her zaman buna başından hazır olmadığı doğrudur. Koloniyi önce bunun için yönlendirmeli veya gerçekten buna zorlamalısınız. Koloni buna doğalarında bulunan uygun ölçülere göre bir tepki verir.

Koloninin anasız kalması, kraliyet bakımına karşı konulamaz bir zorunluluk doğurur. Dünya çapında en fazla Ana bu yolla yetiştirilir. Yetiştirilen Analar, sonradan çıkan analardır. Yetiştiricinin marifetleriyle Arı popülasyonu, belli geçmişi olan, belirli yaştan ve belli performansa sahip kurtçukları bakıma almaya zorlanır. Böylece Arı popülasyonunun gerçekten ideal Ana yetiştirmesi sağlanır.

Bunun yanında bir de Analı kovanda Ana bakımı var. Oğula gitme niyeti olmayan Analı bir kovan Ana memeleri dikmeye başladıysa, Anasından memnun değildir ve çoğunlukla Anasını sessizce değiştirecektir. Ama zaman zaman böyle kovanlarda sonradan Ana çıkarma memeleri de bulunur. Bu durum istenerek meydana getirilebilir. Bunun için sadece Arıların Anaya ulaşmasını engellemek yeterlidir, bu da en kolay kafesle olur. Kafesin dışında kalan arılar zayıflatılmış bir sonradan ana çıkarma sürecine başlar ve mevcut açık yavru alanına ana memeleri diker. Kural olarak az sayıda meme dikerler, ama dürtüyü teşvik etmek isterseniz içinde gömülü larvalar olan hazır memeler verebilirsiniz. Tecrübeye göre sadece sınırlı bir meme kabulü hesaplanması gerekir, fakat bu kadarı da bir bakım metodunun oluşturulması için yeterlidir.

Oğul popülasyonlarının Ana arı yetiştirilmesi için kullanılması, günümüzde artık arıcılığın bir gereği değildir. Teorik olarak çoğaltılmaya değer bir arı popülasyonunu sıkıştırarak oğul verme sürecine sokabilir ve oluşan Ana memelerini kullanabiliriz, fakat bunun çok fazla dezavantajları vardır. . İyi bir popülasyonun yetiştiricilikte yıpratılmak yerine bal üretiminde kullanılması gerektiği gerçeği ve bunun yanı sıra Soru 81’de özellikle açıklanan gerçekler de böyle bir sürecin karşısındadır. Durum gereği oğul verme isteklisi olmuş bir popülasyondan Ana memesi kullanmaktan kaçınılır, çünkü “oğul verme isteği” eğilimini de çoğaltmak istemeyiz.

Oğul verme isteği sonradan Ana çıkarma yetiştiriciliği ile ilgili olmamasına rağmen, biliyoruz ki, özellikle oğul isteklisi atalardan gelenler, genellikle verilen yetiştiricilik malzemelerini kolaylıkla kabul eder. Funda Arısı (Apis mellifera mellifera lehzeni) buna bir örnektir. Eskiden bazı yetiştiriciler, Ana yetiştiriciliğinde kullanmak amacıyla Lüneburg Fundalığı’ndan(*) Funda Arısı popülasyonları getirtirlerdi. Fakat kendi yetiştirdiklerimize bu genetik materyalin katılmaması için dikkatli olmalıydık. Oğul verme eylemsizliği, hiçbir zaman yeterince yüksek öngöremediğimiz bir yetiştiricilik hedefidir.

(*) Lüneburg Fundalığı (Lüneburger Heide) - Almanya'nın kuzeyinde bulunan Fundalık alan, oğul vermeye aşırı istekli Funda Arısı'nın anavatanı.





Duyarım ve unuturum. Görürüm ve hatırlarım. Yaparım ve anlarım. (Konfüçyus)